Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15868 tanesi Türkçe, toplam 19166 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Gözün İndirgenemez Komplekslikte Bir Yapı Olmadığına ve Gözün Evrimleştiğine Dair İddiaların Geçersizliği
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (279)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (14)
Dergiler (261)
Belgeseller (323)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (12)
Web Siteleri (432)
Makaleler (9549)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (3940)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Duyurular (1)
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (486)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
Online Kuran-ı Kerim
divxvar.com
netcevap.org
online-arama.com
Makale : Gözün İndirgenemez Komplekslikte Bir Yapı Olmadığına ve Gözün Evrimleştiğine Dair İddiaların Geçersizliği - TÜRKÇE
Mart 2009
Göz, mükemmel indirgenemez komplekslikteki yapısıyla Darwin’in de, ondan sonra gelen Darwinistlerin de açıklayamadıkları konuların en önemlilerinden biridir. Darwin, 19. yüzyılın son derece ilkel bilgisi ile “gözü düşünmek beni bu teoriden soğuttu” diyecek kadar büyük bir paniğe kapılmıştır. Günümüz Darwinistleri ise gitgide artan bu paniğin etkisiyle gözün indirgenemez bir kompleksliğinin olmadığını iddia etmekte çözümü bulmuşlardır. Celal Şengör’ün de iddiası budur. Celal Şengör, terliksi hayvanlarda bile ışığa duyarlı yapılar bulunduğunu iddia ederek, bunun ilkel göz olduğunu ve kompleks gözlerin bu sözde ilkel yapıdan evrimleştiğini iddia etmektedir. Bu geçersiz bir iddiadır çünkü:

  • Şengör’ün ve diğer Darwinistlerin iddia ettikleri şekilde ışığa duyarlı hücre, ilkel göz değildir. Darwinistler, tıpkı terliksi hayvanın oluşumunu açıklayamadıkları gibi, bu canlıdaki ışığa duyarlı yapıyı da kesin olarak açıklayamazlar.

    Nitekim döneminde söz konusu yapıların kompleksliğinin tam olarak farkında olmayan Darwin bile, bu konuda şu itirafı yapmaktadır.

    “Sinirlerin ışığa nasıl hassas olduğu bizleri yaşamın nasıl meydana geldiği sorusundan daha çok endişelendirmektedir.”[Charles Darwin, Origin of Species, 6. Baskı, 1988, New York University Press, New York, s.151]

  • En basit şekliyle dahi olsa, "görme"nin oluşabilmesi için, bir canlının bazı hücrelerinin ışığa duyarlı hale gelmesi, bu duyarlılığı elektriksel sinyallere aktaracak bir yeteneğe sahip olması, bu hücrelerden beyne gidecek olan özel sinir ağının oluşması ve beyinde de bu bilgiyi değerlendirecek bir "görme merkezi"nin meydana gelmesi gerekir.

  • Işığa duyarlı hücre, ilk veya ilkel göz değildir. Bu hücreden kompleks gözün aşama aşama evrimleştiği iddiası da aldatmacadır. Günümüzden 530 milyon yıl önce bütün canlı özelliklerinin ve kompleks canlıların ortaya çıktığı Kambriyen döneminde yaşamış olan trilobitin gözü, günümüz sinek ve yusufçuklarında bulunan mükemmel petek gözün AYNISIDIR. Bu dönemden önce yeryüzünde sadece bakterİler vardIr. Işığa hassas bir hücre veya ondan bir geçiş söz konusu değildir.

  • İnsana ait mükemmel göz, parçalarının ayrı ayrı evrimleşmesini imkansız hale getirecek kadar kompleks bir yapıda sahiptir. Gözü oluşturan 40 ayrı parçanın, gözün işlevini gerçekleştirebilmesi için mutlaka bir arada olması şarttır.

  • Retina vücuttaki en kompleks doku olarak tanımlanmaktadır. Milyonlarca sinir hücresi retina üzerinde olağanüstü bağlantılar oluşturup minyatür beyin oluşturmaktadırlar. Gözdeki yalnızca retina tabakasının bile tesadüfen kendi kendine meydana gelmesi imkansızdır.

  • Kornea ve retina neredeyse milimetrenin binde biri çapla daireler halinde sürekli hareket ederler. Yalnızca bu göz hareketleri dursaydı, retinada ışığa duyarlı hücreler hemen sabitlenir, beyne bilgi göndermeyi durdururdu. Bu da algılanan görüntünün birkaç saniye içinde silinmesine neden olurdu.

  • Yalnızca göz sıvısının olmaması bile gözün işlevini yitirmesi için yeterlidir.

  • Görüntülerin kaliteli olmasının sebebi bu görüntülerdeki hareketlerin ve renklerin, en ince detayına kadar sürekli güncellenmesi ve “bu harekette bir kesinti” olduğu neredeyse hiç fark edilmeden, inanılmaz hızla gerçekleşmesidir.

  • Gözümüzün ve beynimizin süratli verimliliği ve kusursuzluğu, şimdiye dek icat olunmuş herhangi bir aygıt ya da cihazla kıyaslanamayacak kadar benzersizdir.

  • Gözü oluşturan 40 ayrı parça, birlikte hareket ederek bir mili saniyede 1,5 milyon elektrik sinyali mesajını yakalar, yerine teslim eder ve yorumlarlar. Buna sadece benzer bir görevi yapabilmek için süper bilgisayarlardan düzinelercesinin kusursuzca programlanarak, hiç hata yapmadan birlikte çalışmaları gerekirdi.


19. yüzyılın bilgisi ve teknolojisiyle bile kendisini oldukça rahatsız eden göz hakkında Darwin şu itirafları yapmıştır:

“Gözün odağını farklı uzaklıklara uydurması, içeri bırakılacak ışık tutarını ayarlaması, küresel ve renksel sapmayı düzeltmesi gibi eşsiz düzenlenişlerinin tümünün doğal seçme ile oluşabildiğini düşünmenin en ileri derecede saçmalamak gibi göründüğünü açık yürekle itiraf ederim…”[Charles Darwin, Türlerin Kökeni, Onur Yayınları, 5. baskı, Ankara, 1996, s.198]

Gelişmiş bir göz bana soğuk bir titreme veriyor. Ama aşamalarla gelişen diğer örnekleri düşündükçe, sağduyum bana bu soğuk titremeyi yenmem gerektiğini söylüyor.[Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt.II, New York:D. Appleton and Company, 1888, s.67]

Gözün meydana gelişi... Böyle bir zorlukla yüz yüze gelmemenin gerçekten de sahtekarca olduğunu düşünüyorum.[Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt.II, s.84]

Çok sayıda, birbirini izleyen ve küçük değişikliklerle oluşamayacak bileşik bir organın varlığı gösterilebilseydi, teorim kesinlikle çökerdi.[Charles Darwin, Türlerin Kökeni, Onur Yayınları, Beşinci Baskı, Ankara 1996, s.202]

Göz gibi indirgenemez komplekslikteki olağanüstü organ karşısında panik içinde olan Richard Dawkins de, şu itirafta bulunmuştur.

“... göz gibi komplike, GÖRÜNÜR ŞEKİLDE TASARLANMIŞ objelerin meydana gelişinde aşamalı bir evrim süreci olmalıdır. Eğer bu durumlarda da aşamalı olarak gerçekleşmezse, o zaman EVRİMİN AÇIKLAYICI GÜCÜ KALMAZ. Eğer aşamalar yoksa mucize olması muhtemeldir...”[Richard Dawkins, River Out of Eden, Basic Books, New York, 1995, s.83]

Bu makale şu lisanlarda da mevcuttur; İngilizce.

Bu eser 1.060 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Gözdeki Mucize - Kitap
Gözün Mucizevi Yaratılışı - Makale
Evrim Teorisini Çıkmaza Sokan Gerçeklerden Biri: Beyin ve Gözün Mükemmel Uyumu - Makale
Gözdeki Kusursuz Tasarım - Makale
Celal Şengör'ün Demagojik İddialarına Bilimsel Cevaplar - Makale
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Balıklar Suda Nasıl Yaşar?
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3220 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2512 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 2063 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1737 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1494 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.