Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Adnan Oktar'ın Hülya Avşar Röportajı ve Kapsamlı Cevapları - 3. Bölüm (11 Mart 2009)
Mart 2009
“Toplumda çok yanlış oturmuş bir gelenek var, bir düşünce var: “Anneler babalar hata yapmaz.” “Anne baba ne derse çocuk onu dinlemesi gerekir.” “Annendir, babandır ne yaparsa yapsın ona itaat et, saygılı ol.” Anne baba olmak her şey değildir. İnsan anneye babaya gerektiğinde itaat etmeyecek. Anneye babaya ne zaman itaat edilir: Şefkatli, merhametlidir, nezih, kibar bir insandır, Allah’tan korkuyordur, güzel huyludur, demokrattır o zaman olur. Mafya mensubu bir anne baba; çocuğu da kendi kafalarına sokmak istiyorlar, çocuk direniyor, evden kaçıyor. Niye evden kaçtın diyor. Tabi ki evden kaçacak, tabi ki gizlenecek, başka bir çözümü yoktur bunun. Töre cinayetinde de çocuk tabi ki evden kaçacak. Ama bu çocukları şefkatle koruyup kollayacak hem resmi kurumlar olması gerekir hem de halkın sahip çıkması gerekir...” Sayın Adnan Oktar’ın aile kavramıyla ilgili yaptığı çarpıcı açıklamaları bu bölümde izleyebilirsiniz.
--------------------
HÜLYA AVŞAR: Neden ailelerinden kopuyor bu evlatlar? Niçin bu insanların evlatlarına el koyuyorsunuz? Bu çok üzücü birşey. Benim dostlarımdan, ahbaplarımdan da birkaç kişinin başına geldi. Kızları tamamen kendini size emanet etmiş durumda. Bir daha annesinin babasının yüzünü görmüyor. Artı onlara düşman. Düşmanlar yani.
ADNAN OKTAR: Masonluk çok gözü kara bir örgüttür. Silahla öldüremeyince psikolojik olarak öldürmeye çalışır. Toplum mühendisliği uygulanır. Aileler en hassas olaydır ve anne en hassas olaydır. O yüzden belirli aileleri seçip bunların üzerinde çalışma yapılıyor. Mesela fakir ailelere para veriyorlar. Öbürlerini başka yönden yönlendiriyorlar. Böylece toplumda belirli bir imaj elde etmeye çalışıyorlar. Mesela bir babayı çıkarttılar adam hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Mesela bunlar hep mizansendir, özel hazırlanmış şeylerdir. Bir insan çocuğu ile niye görüşmesin? Ben anne ve babaları canım gibi çok severim. Çok tatlıdır anneler, babalar. Girin internet siteme, yüzlerce annenin, babanın benimle ilgili sevgi dolu, muhabbet dolu ifadelerini görürsünüz.
ADNAN OKTAR'IN 8 MART 2009 TARİHLİ DESTAN TV RÖPORTAJINDAN
ADNAN OKTAR: Mesela birçok aileyle de samimiydik, gelip gidiyorlardı, görüşüyorduk. Bir kısmını ben bilgilendirmeye çalışıyordum elimden geldiği kadar. Birden böyle küçük üç beş kişilik bir aile grubu oluştu. Bir anda. İddia edilen Ergenekon örgütünün psikolojik savaş biriminin elemanları bu kişilerle bağlantı kurdular, hatta biri de eski milletvekilidir ismini vermeyeyim. O da iddia edilen Ergenekon’un Lobisinden yakalandı, göz altına alındı, bu konuda bir şeyler oldu geçenlerde. Bu kişiyle bağlantıdaydılar. Bu bağlantının sonucunda bambaşka bir çizgiye girdi bunlar. Birden bire var güçleriyle saldıran, iftira atan, çocuklarına saldıran, çocukları böyle tecrit etmeye kalkan, inançlarını ortadan kaldıran mesela farz edelim benim kitaplarımı yırtıyorlar, Kur’an okutturmuyorlar, hiçbir şekilde görüşmeyeceksin şeklinde mesela, arkadaşlarınla da görüşmeyeceksin, şunla da görüşmeyeceksin şeklinde bir uygulama ama bunda asıl amaç yani çocuğu dirençli hale getirip onun ayrılmasını sağlamak. Ayrılınca da ayrıldı diye şamata yapmak. Yani yaygara yapmak. Ki malzeme çıksın, yani psikolojik savaşa malzeme çıksın, yani tembihli. Bunun sonucunda da, tabi çocuk kız çocuğu, sürekli gece gündüz dövülürse, ağzı burnu koli bantlarıyla bağlanırsa, şiddet görürse ki bizim yani her şeyi de söylemiyoruz, yani birçok aile içinde de ahlaksızlık yapanlar var, ahlaksızca tavırlar gösterten de var. Tabi ki haysiyetine, namusuna, onuruna düşkün insanlar haysiyetini, namusunu korurlar ve koruyacaklardır. Ve görüşmediler aileleriyle. Bunun sonucunda da bir propaganda başlattılar. Bazı şahısları televizyona çıkarttılar, ağlattılar. Ama böyle yani böyle adeta bir aktör gibi muazzam bir görüntüde. Halbuki aynı insanın hem iddia edilen Ergenekon örgütüyle bağlantısı var, hem mafya bağlantısı var. Biz bunları Ergenekon savcılığına ilettik. Ailelerin iddia edilen Ergenekon’la bağlantılarını ilettik, Ergenekon savcılığındaki bilgilerde çok kapsamlı açıklamalar var. Ve bu konunun hakkında da soruşturma devam ediyor şu an. Mesela bir emniyet müdürü var bu ailelerle de bağlantıdaydı bu kişi. Yani bağlantı halinde, direk akıl veren aynı şekilde bağlantı halinde kişiydi, herkesin bildiği. Toplu ve organize hareket ettiler. Yani nerede ne yapılacak, nasıl provokasyon yapılacak, nasıl oyun oynanacak.
ADNAN OKTAR: Bunun sonucunda da adam muazzam internet siteleri oluşturmuş, internet saldırısı başlatmış. Bakın milletvekili devlet kademelerinde gerekli bağlantıları kuruyor. Emniyet ayağı ayrı bir adam tarafından görevli, basın ayağı ayrı, internet ayağı ayrı. Ve diğer kurumlarda mesela diğer psikolojik propaganda yapacak yerler de onlar da ayrı. Yani bütün konu, ne yapalım diyorlar. Mesela en hassas olan konular. İşte bu aile bağının üzerinde duralım. Mesela bir babayı ağlatalım. Mesela tam Yargıtay kararının çıkması arifesinde, yani dört gün kalmış Yargıtay kararının çıkmasına, üç gün kalmış, adamı çıkarıp ağlattılar. Yani feryat figan böyle. Yani çok ince düşünülmüş. Yani nerede ne zaman haber çıkacak, nerede ne zaman yaygara yapılacak hepsi planlanmış. Ama şu an hepsi teker teker hesap veriyorlar. Allah ayaklarına doladı. Allah binbir türlü bela verdi. Allah yani her uğraşana, bir dikkatlice bir bakın hepsinin başına bir bela gelmiştir. Yani bela gelmeyen yok.
ADNAN OKTAR'IN 11 MART 2009 TARİHLİ ÇAY TV RÖPORTAJINDAN
ADNAN OKTAR: Tabi ki gençler ailesi içerisinde sevgi, muhabbet, dostluk, güzel ahlak görüyorsa, o aileyi aşkla sever. Ama ailenin içerisinde ahlaksızlık varsa, rahatsızlık varsa, müptezel insanlar varsa, iddia edilen Ergenekon’un mensupları varsa, PKK’lı aileler varsa veyahut buna benzer şeyler varsa tabi ki gençler tepki koymalı ve koyacaklardır. Nitekim Güneydoğu’da da bu böyledir. Başka yerlerde de öyledir. Sırf bizim çevremiz için demiyorum. Bu genel bir sorundur. Buna karşı güzel aileler, temiz aileler her zaman baş tacı edilmesi lazım. Ama baskıcı, şiddet yanlısı, mafya bağlantılı olan, müptezel olan insanlara karşı da tabi ki dürüst ve efendi insanlar, en azından uzak durarak bir tavır koymak durumundadırlar. Ya onların dinini kabul edecek, inancını yani din derken ateist düşüncelerini, masonik düşüncelerini kabul edecek veyahut kendi dinini yaşayacak. Tabi ki kendi dinini yaşamak durumundadır Müslüman çünkü Allah, Allah’a itaatsizlik konusunda “aileye itaat olmaz” diye Kuran’da hüküm var. Tabii ki o hükmün gereğini yerine getirecektir. Ama bizim ailelerimiz, Türkiye’de aileler genellikle çok büyük bir bölümü çok güzel insanlardır. Sıcak, sevecen bir ortam vardır, dedeler vardır, anneanneler vardır değil mi? Sevecendir, böyle aileler baş tacıdır. Böyle annelere var gücüyle insan destek olur, sevgi gösterir, böyle babaların eli öpülür, hürmet edilir ama ahlaksız ve zalimse mecburen uzak durmaları lazım.
ADNAN OKTAR: Bu ahir zamanın klasik özellikleri. Zaten Kehf Suresi bir avuç gencin ailelerini terk edip bir mağaraya sığınmaları ve ordaki mücadelelerini anlatır. Ki bu mehdi cemaatine işaret eden bir konudur. Yani Cenab-ı Allah’ın işareti şu ahirzamanda böyle olaylar olacak. Ahlaksız, putperest, sapık aileler olacak. Bunların çocukları bunlardan kopup ayrılacaklar. Ve bir mücadele olacak bir çalışma olacak çünkü Hz. Meryem ki bütün kadınların en üstünüdür ayette. Alemlerin bütün kadınlarına üstün kıldık diyor Cenab-ı Allah. Onun bir vasfı vardır. Ailesinden ayrılmıştır. Ailesi ile arasına bir perde çekti diyor Allah. Kendini Allah’a taata veriyor. Çünkü kim bilir nasıl bir ailesi vardı? Kim bilir neden o perdeyi çekti? Allah bilir. Bu bir tek onda değil. Mesela Hz. İbrahim’de de olmuştur. Babasının anormal olduğunu anlayınca kopup ayrılmıştır ondan. Uğraşmıştır düzeltmek için ama düzelmediğini görünce kopup ayrılmıştır. Anne baba zamk gibi insana yapışmış olarak insan doğmaz. Çocuk da ahlaksızsa baba ondan ayrılabilir. Baba ahlaksızsa, anne ahlaksızsa çocuk da ondan ayrılabilir. Blok halinde ahirete gidilmiyor. İnsanlar tek tek Allah’ın karşısına çıkarlar. Ve hepimiz Allah’ın karşısında hesap vereceğiz. Ve her insan müstakil bir insandır. Her insanın fikrine saygı gerekir, hürmet gerekir. Ahirzamandaki bu fitne mehdi devrinde gittikçe böyle sönmeye başlayacak. Bir suyun dinmesi gibi böyle. Ondan sonra ortalık dümdüz arazi görülecek. Sular çekilecek bu tufan kalkacak. Nuh tufanı gibidir şu an. Ekonomik kriz sakinleşecek, fitneler, fucurlar sakinleşecek araziyi dümdüz göreceğiz inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Aileyi put haline getirdiler. Aile Kuran ahlakına uygunsa ailedir, güzel ahlaklıysa, demokratsa, sevecense, insancılsa ailedir yoksa adam PKK’lı oluyor, çocuğuna diyor ki dağa çıkacaksın yoksa seni evlatlıktan reddederim. Lanet olsun öyle babaya, lanet olsun öyle anneye, O’nu teşvik eden anneye. Öyle anne baba olmaz. Dağa çıkacaksın orada eğitim alacaksın, geleceksin burada Mehmetçiği vuracaksın, kahpelik yapacaksın, onları şehit edeceksin diye telkin veriyorlar. Böyle aile olmaz. Veyahut kızına sarkıntılık ediyor, ensest ilişki içerisine girmek istiyor. Kızcağız da ispat edemiyor bunu. Yıllarca diyor ki, dört yıldır, beş yıldan beri böyle diyor çocuk, kimseye derdini anlatamıyor. Annesine söylüyor, annesi diyor ki babandır, boşanırsa kadın düşünüyor ortada kalacağını, kimsenin bakmayacağını düşünüyor. Şikayetçi de olamıyorlar, karakola şikayet etse tutuklanacak. Tutuklanınca da kadına para gelmeyecek. O’da yine bu pis ilişkiye, bu pis tavra, bu zulme göz yummuş oluyor. Gencecik, o zavallı genç kızlarda bu pisliğin içinde kalıyorlar. Devlet raporlarında bu belirtiliyor. En az müracaat edilen şikayetler bunlar diyor, şikayet edemiyorlar, çünkü babası, adam sapık konumuna gelecek. Kızda kirletilmiş konumuna girecek. Aile dağılacak diye korkuyorlar. O ahlaksızın ahlaksızlığına göz yumuluyor. Halbuki bu aile yapısında, örfte bir değişiklik olsa, insanlar Osmanlı ahlakını alsa, o kızacağız böyle bir durum var der, bir yakınına söyler, kulağına söyler, ben bu evde duramayacağım der. Şamata yapmaya da gerek yok. Gider dindar, mukaddesatçı, güzel ahlaklı bir ailenin yanına yerleşir. Devlete de iki satır yazı yazar: ben söyleyemeyeceğim bir sebepten dolayı der, evde duramıyorum, duramam. Benim bu ailenin yanında durmam için bana devletim destekçi olsun. Buna devlet inanmalı, o ailelerde inanmalı çünkü bir genç kız durduk yere ailesinin yanından gitmez. Annesini babasını bırakmaz yani yapamaz, acayip sever aileyi. Demek ki bunların çok çok üstünde bir şiddet var. Bunların çok çok üzerinde bir ahlaksızlık var, zulüm var demektir. Çocuk bunu diyorsa bu çocuğa inanmak lazım. Vay sen nasıl böyle ailene, annene, babana dersin, nasıl ailenden ayrılırsın dememek lazım ve kurcalamamak da lazım. Neden oldu? Çocuk nasıl söylesin bunu?
ÇAY TV: O zaman ruh hali de belki alt üst olacak.
ADNAN OKTAR: Çok kötü olur. Babasının tecavüz ettiği bir genç kız. Toplumda bu kim denecek? Babası tecavüz etmişte buraya gelmiş.
ÇAY TV: Zaten bitti o zaman.
ADNAN OKTAR: O zaman nasıl evlensin o çocuk? Nasıl işe girsin. Bu rezilliğin oluşmaması için aslında girer, hiçbir şey olmaz. Toplumun bu terbiyeyi, bu ahlakı da alması lazım. Hepsini tenzih ederim de, bir kısmının bu yönde eğitilmesi gerekiyor. Ama bir çoğu da olgun. Bu çocuğu mağdur görecekler ve O’nu kollayacaklar. Ama kız çocuklarını bunu söyletmeye mecbur etmemek lazım. Bir sebepten dolayı durmak istemediğini belirtir, bu kadar. Bunu istiyorsa çocuk demek ki bu ciddi şekilde müstear demektir. Bunun üzerine gidilmez artık. Ve ailelerde bu çocuğa şefkat duyması lazım. Mesela diyebilir ki ben ailemin yanında sıkılıyorum, rahatsız oluyorum. Tamam o işaret alınmıştır. Orada birşey var demektir. Böyle olması lazım. Veyahut kızcağız, çocukcağız 13 yaşında mesela 65 yaşında bir amca. Adam alın size bir ev diyor, araba da veriyorum diyor. Alın size de 100 milyar diyor. Bu kızı bana verin diyor. 13 yaşında kız. Leş gibi adam, hayvan gibi adam. Ahmaklıksa ahmaklık. Pislikse pislik. O çocuk onun o pisliğini çekmeye başlıyor, bu sefer rezilliğini. Çocuk oradan kaçıyor. Vay sen nasıl kaçarsın. Hadi bakalım, amca, dayı falan aile meclisi kuruluyor. İdam kararı çıkıyor. Tarlaya götürüyorlar koyun boğazlar gibi o çocuğu orda kesiyorlar. Çocuk böyle bir tehlikeyi gördüğünde çok rahat sığınabilmeli. Çoğu zaman bazı vakalarda gördüm. Karakoldan yine evine gönderiliyor. Babası geliyor memur bey diyor. Ne alakası var kerata diyor. Ben onu severim evladım diyor. Korkmuş, gelmiş, kaçmış diyor. Alakası yok diyor. Buna da inanan memur oluyor. İnanılır mı. Oranın örfünü, geleneğini bilen insan o çocuğu ona teslim edebilir mi? Belli ki öldürecek. Nitekim de öldürüyorlar. Önce yedirip, içiriyorlar, gezdiriyorlar. Yavrum diyor ben sana yaparmıyım öyle babanım öyle birşey olur mu? Diyor. Gel şöyle bir şehrin dışına çıkalım hem sana yemek yedireyim, gezdireyim. Hem temiz hava alırsın diyor. Tarlalara götürüyor. Koyun boğazlar gibi boğazlıyorlar. Halbuki karar almışlar. Böyle bir tehlike gördüğünde genç kız rahatça sığınabilmeli. Efendi gördüğü, dindar gördüğü, Allah’tan korktuğuna inandığı bir aileye sığınabilmeli. Ve gerekçesiz. Ve devlette bu çocuğu koruması lazım. Onun için bu anne baba hata yapmaz lafını bırakacaklar. Cezaevleri ağzına kadar PKK’lı anne babalarla dolu. Ensest ilişkiden yatan babalarla dolu. Hırsız, soysuz bir sürü anne baba ile dolu cezaevleri. Ama güzel anneleri, güzel babaları tenzih ediyorum. Onlar bizim nurumuz. Başımızın taçı. Ben onların alnından öperim, ellerinden öperim. Ayağının tozu olurum ben öyle insanların. Onlara karşı derin bir sevgim var. Ama ahlaksız bir guruh var, belirli bir tabaka var bunları yok saymak olmaz. Ailedir mükemmeldir. Öyle birşey yok. Mükemmel diye birşey yok. Ahlaksızı var ahlaklı aile var. Ahlaksız ailenin yanından çocuğu ayrılacak, ayrılır. Diğer ailelerde buna saygı duymak durumundadır. Ama aile kendi halini düzeltirse, sevecendir. Islah nefs eder düzelir. Efendi dindar, güzel huylu olur. Zaten baş tacı. İlanihayi o ahlaksız ilan edilemez. Düzelmiştir, düzelmiştir. Tamam. Onun için burdaki mantığın, bu gizli acının mutlaka düzenlenmesi lazım. Düzeltilmesi lazım. O Güneydoğuda genç kızlar özellikle tir tir titriyor. Birçok yerde genç kızlar korkuyorlar böyle. Psikopak anne, psikopat baba korkusuyla adeta ruh hastası oluyorlar. Bunlar huzur içinde yaşasınlar, sevinç içinde yaşasınlar. Hayır illa dindar. Mesela bir çocuk olur, genç olur. Komünisttir çocuk olabilir yani. Allah ona onu takdir etmiştir. Onunda ailesi baskı yapamaz. Dövüp, sövemez. Sokağa çıkmayacaksın, şunla görüşmeyeceksin, bunu yapmayacaksın diyemez. Ama teröre bulaşıyorsa buna müdahale edebilir. Kan dökme. Ama fikren komünistse kitapta alır, okuyabilir. Dışarıya da çıkabilir. Arkadaşlarıyla da görüşür. Görüşmeyeceksin denemez. Ama nasihat edersin anlatırsın fakat son kararı ona verirsin. Gençlere fikirlerinde, inançlarında kesin bir saygı gerekir.
ADNAN OKTAR'IN 7 MART 2009 TARİHLİ KANAL 35 - İZMİR RÖPORTAJINDAN
ADNAN OKTAR: Toplumda çok yanlış oturmuş bir gelenek var, bir düşünce var. Anneler babalar hata yapmaz. Anne baba ne derse çocuk onu dinlemesi gerekir. Annendir babandır ne yaparsa yapsın, ona itaat et, saygılı ol, gel derse gel. Şimdi diyor ki kız çocuğuna, çocuğa “yavrum diyor, eve gel” diyor. Çocuk korkuyor, anlıyor bir bela çıkacağını, cinayet olabileceğini veya yaralama olacağını gitmek istemiyor. Yavrum diyor, biz senin anne babanız diyor, ne var birşey yok, gel. Çok da iyi davranıyorlar çocuğa, hoşgeldin. Gel yavrum diyor, şimdi ben seni bir yere götüreceğim gezmeye diyor, tarlaya götürüyor, ensesinin arkasına sıkıyor kurşunu, öldürüyor. Aile meclisi karar veriyor, annesi babası, dayısı, halası birlikte. Demek ki, anne baba olmak herşey değildir. Anneye babaya gerektiğinde insan itaat etmeyecek, gerektiğinde de saygı duymayacak. Anneye babaya ne zaman itaat edilir, şefkatli merhametlidir, nezih kibar bir insandır, Allah’tan korkuyordur, güzel huyludur, demokrattır, bu zaman olur. Mafya mensubu bir anne baba, çocuğu da kendi kafalarına sokmak istiyorlar. Çocuk direniyor evden kaçıyor, neden evden kaçtı diyorlar. Tabi ki evden kaçacak. Tabi ki gizlenecek, başka bir çözümü yoktur bunun. Töre cinayetinde de çocuk tabi ki evden kaçacak, ama bu çocukları bu insanları şefkatle koruyup kollayacak hem resmi kurumlar olması gerekir, hem de halkın sahip çıkması gerekir. Mesela halktan bir aile böyle bir genç kıza sahip çıkabilir. Mesela töre cinayetinden korktuğu için kaçıyor evinden. Yani resmi de destek olması lazım, gelsin tabi ki güvenilir bir ailenin içinde gizlensin ve muhafaza olsun. Sürükleye sürükleye gidiyor, hatta bazen öyle oluyor ki, karakoldan da alıp götürüyorlar çocuğu hiçbir şey olmayacak diye. Mesela polis de tabi annesi babasıdır diyor, normal götürsün diyor, olur mu öyle şey, yani mesela gayri meşru alemde oluyor kadın babası da gayri meşru alemde oluyor. Kız çocuğunu kötü yola götürmek istiyorlar. Kız çocuğu tabi kaçacaktır o evden. tabi ki annesi ve babası ile görüşmeyecektir. Ne yapsın? Yani niye illa ki onlarla bağlantıda olması gerekiyor? Güzel ahlaklı olsunlar, nezaketli olsunlar, sevecen olsunlar bu gerekir. Yani bu garip bir gelenek var yani böyle. Hindu geleneği gibi bazı kesimlerde. Hani varya kocası öldüğünde kadını da kesiyorlar, öldürüyorlar. Yani cezaevleri bir sürü suç işlemiş binlerce anne ve babayla doludur. Mesela iddia edilen Ergenekon’a mensup anne ve babalar var. Sebataycı anne ve babalar var. Mason anne ve babalar var. Komunist anne ve babalar var. PKK’lı anne ve babalar var. Yani PKK’da olunca annesi babası çocuk ona uymaya mecbur mu? Kaçar tabi ki o evden, tabi ki uymayacak. Tabi ki gizlenecek. Tabi ki arkadaşlarının yanına gidecek ve onu koruyan kollayan insanlar olması gerekir. Ailelerin onları bağrına basması gerekir. Kanuni destek de sağlanarak bu insanların ahlaksız insanlardan uzak durmasının sağlanması gerekir. Kan dökecek, zulüm yapacak adamların ellerine çocuk teslim edilir mi? Yahut mesela ağzını burnunu kıracaklar belli dövecekler. Bile bile götürüyorlar eve, ağzını burnunu kırıp darmakeşan ediyorlar ve gayet rahatlıyor adamlar. Onunla da durmuyorlar, bir daha dövüyorlar çocuğu bir daha dövüyorlar. O çocuk niye dursun o evde? Ama bunlara tabi aklı başında sevecen güzel ahlaklı dindar ailelerin sahip çıkması lazım ve toplumun da bu yönde bir gelenek geliştirip bu insanlara destek olması gerekir. İyi yaptın, doğru yapıyorsun demesi gerekir.
ADNAN OKTAR: Mesela birçok zengin aile var böyle. Allah rızası için evinin bir bölümünü bu çocuğa ayırabilirler ve çok büyük bir sevap, yani bir can kurtarmış oluyor. Can kurtaracak. Mesela onu okula götürüp, getirir. Devlet desteğinde olduğunda bilirse o karşı taraftaki aile, hiçbir şekilde ahlaksızlık yapamaz. Yani gözüdönmüş böyle kan dökücü, vampir gibi o çocuğun üstüne saldıramaz. Adam öldürmek ne demek? Şüphe üzerine. Mesela kızcağızı evlendiriyorlar çocuğu, kız çıkmadı diyorlar. Mesela adam ahlaksız iftira atıyor çocuğa. Delik deşik ediyorlar, babasına götürüyorlar, babası da tamam ben gereğini yaparım diyor alıp götürüyorlar tarlaya, kafasına kurşun sıkıyorlar delik deşik ediyorlar, bırakıyorlar. Yahut direk keserek, koyun boğazlar gibi kesiyorlar. Böyle anne baba olur mu? Annen babandır yavrum itaat et diyor, böyle anne baba olmaz. Böyle anne babaya da itaat de edilmez. Bu deliliktir, teşvik eden de ahlaksızdır ve zalimdir. Böyle vakalarda tek yapacağı şey bu insanların kaçıp bunlardan kurtulması en güzeli böyle makul, aklıbaşında sevecen ailelere sığınması onlara devlet desteği sağlanmasıdır. Yani bu yöndeki örf ve geleneğin mutlaka değişmesi gerekiyor. Bu çok tehlikeli bir örftür. Çok tehlikeli bir gelenektir ve böyle bir fikre de hiçbir şekilde saygı duyulmaması gerekir. O zaman bu töre cinayetleri, bu zulümler bu genç kızlara yapılan azaplar ortadan kalkar. Yani binlerce genç kız şu an inim inim inliyor Türkiye’de. Kimsenin haberi yok. Mesela adam babası alkolik, içip her akşam dövüyor çocuğu. Sarkıntılık ediyor, ahlaksızlık yapıyor, çocuk birşey de diyemiyor. Şimdi dese ki babasının sarkıntılık yaptığını söylese çok büyük bir olay olur. Bu yüzden babası öldürüyor, bana diyor sen iftira attın diye kızı öldürüyor. Ve bu indirim sebebi de oluyor. Yani çocuk bunu ispat etme imkanı da bulamıyor. Yani böyle bir rezalet. Kaçsın böyle olaylarda kız çocuğu, gitsin güvenilir, namusuna, haysiyetine, onuruna güvenilen bir aileye sığınsın, devlet de onlara destek olsun. Ömür boyu baksın o aile ona. Ama ailesi hakikaten ıslah-ı nefs olursa, güzel ahlakı görülürse hakikaten bin pişmandır yanına da birini vererek ama, çünkü kontrol edilmesi lazım ne yapacakları da belli olmaz, hakikaten böyle ise tamam, evladıdır, alnından öperiz devam etsinler. Ama böyle tehlikeli denemeler olmaz. Evine git bakalım ne olacak, öldürüyor işte, ne oluyor? Sayısı yüzlerce, binlerce bu olayların ve bu rezalete daha hala dur denemedi. Burada çözüm bu söylediğimdir ve bu konuda çok cesur kararlı adımlar atılması lazım. Yani mesela bir aile dinsiz aile, çocuğu dindar, zorla çocuğu dinsiz etmeye, zorla şarap içmeye çalışıyorlar, zorla namaz kıldırtmıyorlar, zorla oruç tutturmuyorlar. Ne yapsın? Tabi ki o evde durmak istemez. Tabi ki dindar bir arkadaşının yanına sığınacaktır. Başka çözüm nedir? Ama dinine, imanına, ahlakına, saygı göstertiyorsa baştacı eder. Ama zorla döverek, ağzını açarak şarap içirtmeye kalkmak. Mesela bazıları var ben biliyorum. Fahişe getirtiyorlar, zorla çocuğun üstüne gönderiyorlar illa ki bunla ilişkiye gireceksin diye, kepazelik çıkartmalar. Namaz kılıyor mesela kolundan tutup namazını bozdurtturuyor, Kuran’ı alıp yırtıyorlar, yakıyorlar. Mesela bu çok büyük ahlaksızlık bunlar. Çocuk da evinden ayrılınca niye ayrılıyorsun ya o annen, baban senin diyor, olur mu öyle şey diyor. Git evine diyor, böyle şey olmaz. Yani Kuran’da açıkça ayet var, Allah’a itaat konusunda, eğer bir baskı yapıyorlarsa anneye babaya itaat yok. Öldürmeye kalkıyorlarsa itaat olmaz. Dövmeye kalkıyorsa itaat olmaz. Kötü yola sürüklüyorsa itaat olmaz. Ahlaksız böyle ensest ilişkiye kalkıyorlarsa itaat olmaz, derhal o evden ayrılması gerekir. Derhal, hiç tartışması olmaz bunun. Mesela çocuk ifade ediyor, dört yıldan beri beş yıldan beri babası ona karşı böyle bir sarkıntılık içinde olduğunu söylüyor. Yavrum niye bekliyorsun? Kaçsana. Hiç mi dindar güvendiğin bir insan yok? Değil mi, hiç mi Allah’tan korktuğuna inandığın bir insan yok? Git yanına değil mi ver bir dilekçe de, can güvenliğim yok de, devlete de sığın, o aile de korusun, olsun bitsin. Ama burada tabi nüfuzlu ailelerin çok büyük önemi var ve toplum da bu aileleri desteklemesi gerekir. “iyi yaptınız Allah razı olsun” demesi gerekir.
Bu eser 1.165 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Haber ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;