Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 10633 tanesi Türkçe, toplam 13214 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
İdealizm, Matrix Felsefesi ve Maddenin Gerçeği - TÜRKÇE - 1. Baskı
Temmuz 2003
Son birkaç senedir gösterimde olan pek çok filme baktığımızda, senaryolarında işlenen ortak konulardan biri dikkatimizi çekmektedir. Bu filmlerde gerçek olarak kabul edilen, varlığına mutlak olarak inanılan dünya hayatı sorgulanmakta; rüyalarda oluşan ya da simülasyon gibi yapay sinyallerle oluşturulan ortamların ne kadar gerçekçi olabileceği vurgulanmaktadır. Ayrıca bu filmlerde şimdiye kadar sadece bilimsel olarak ortaya konmuş birtakım yorumların, hayatımızı nasıl etkileyebileceği canlandırılmakta ve insanların bu konuda daha derin düşünmeleri sağlanmaktadır. Örneğin Matrix filminde şu ifadeler yer almaktadır: Gerçek nedir? Gerçeği nasıl tanımlarsın? Eğer hissedebildiğin, koklayıp, tadıp, görebildiğin şeylerden söz ediyorsan, "gerçek", beyne iletilen elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır.
Bu kitapta, insanları etkileyen ve birtakım gerçekler üzerinde düşünmeye sevk eden filmlerden bazı bölümlere, ayrıca daha evvel kitaplarımızda yer alan ve söz konusu filmlerdeki anlatımlar ile büyük bir benzerlik gösteren izahlara yer verilecektir. Böylece bir kez daha gözler önüne serilecektir ki; bu kitaba konu olan açıklamalar tüm dünyaca kabul gören kesin bir bilimsel gerçeği tarif etmektedir ve kişilerin itiraz etmesi, kabul edip etmemesi maddenin aslı konusundaki gerçekleri değiştirmeyecektir.
MADDENIN ARDINDAKi SIR KONUSU, VAHDET-i VÜCUT DEGiLDiR
Öncelikle sunu belirtelim ki, bu eserlerin yazari ehl-i sünnet inancina siki sikiya baglidir ve vahdet-i vücud ögretisini savunmamaktadir. Ayrica unutmamak gerekir ki, vahdet-i vücut ögretisi Muhyiddin Ibn Arabî gibi çok büyük Islam alimleri tarafindan savunulmustur.
Vahdet-i Vücud düsüncesini anlatan birçok önemli Islam aliminin, geçmiste, bu kitaplarda yer alan bazi konulari tefekkür ederek anlattiklari dogrudur. Ancak bu eserlerde anlatilanlar Vahdet-i Vücud düsüncesi ile ayni degildir.
Örnegin vahdet-i vücud düsüncesini savunanlarin bir kismi yanlis fikirlere kapilarak, Kuran'a ve ehl-i sünnet inancina aykiri bazi iddialarda bulunmuslar, örnegin Allah'in yarattigi varliklari tamamen yok saymislardir. Oysa, maddenin ardindaki sir konusu anlatilirken kesinlikle böyle bir iddiada bulunulmamaktadir. Bu konu, Allah'in tüm varliklari yarattigini, ancak yarattigi varliklarin aslini Allah'in gördügünü, insanlarin ise bu varliklarin beyinlerinde olusan görüntülerini görebildiklerini açiklamaktadir.
Gördügümüz tüm varliklar, daglar, ovalar, çiçekler, insanlar, denizler, kisacasi gördügümüz hersey, Allah'in Kuran'da var oldugunu, yoktan var ettigini belirttigi her varlik, yaratilmistir ve vardir. Ancak, insanlar bu varliklarin asillarini duyu organlari yoluyla göremez veya hissedemez veya duyamazlar. Gördükleri ve hissettikleri, bu varliklarin beyinlerindeki kopyalaridir. Bu ilmi bir gerçektir ve bugün basta tip fakülteleri olmak üzere tüm okullarda ögretilen bilimsel bir konudur. Örnegin su anda bu yaziyi okuyan bir insan, bu yazinin aslini göremez, bu yazinin aslina dokunamaz. Bu yazinin aslindan gelen isik, insanin gözündeki bazi hücreler tarafindan elektrik sinyaline dönüstürülür. Bu elektrik sinyali, beynin arkasindaki görme merkezine giderek, bu merkezi uyarir. Ve insanin beyninin arkasinda bu yazinin görüntüsü olusur. Yani siz su anda gözünüzle, gözünüzün önündeki bir yaziyi okumuyorsunuz. Bu yazi sizin beyninizin arkasindaki görme merkezinde olusuyor. Sizin okudugunuz yazi, beyninizin arkasindaki "kopya yazi"dir. Bu yazinin aslini ise Allah görür.
Sonuç olarak, maddenin beynimizde olusan bir hayal olmasi onu "yok" hale getirmez. Ancak bize, insanin muhatap oldugu maddenin mahiyeti hakkinda bilgi verir, ki bu da maddenin asli ile hiçbir insanin muhatap olamadigi gerçegidir.
Bu gerçek Idealizm, Matrix Felsefesi ve Maddenin Gerçegi isimli kitapta su sekilde dile getirilmistir:
DISARIDA MADDE VARDIR, ANCAK BIZ MADDENIN ASLINA ULASAMAYIZ!
Madde hayaldir demek, madde yoktur demek degildir. Aksine biz görsek de görmesek de maddesel bir dünya vardir. Ancak biz bu dünyayi beynimizin içinde bir kopya -diger bir deyisle algilarimizin yorumu olarak- görürüz. Dolayisiyla madde, bizim için hayaldir.
Kaldi ki disarida maddenin varligini, bizden baska gören varliklar da vardir. Allah'in melekleri, yazici olarak tayin ettigi elçileri de bu dünyaya sahitlik etmektedirler:
Onun saginda ve solunda oturan iki yazici kaydederlerken O, söz olarak (herhangi bir sey) söylemeyiversin, mutlaka yaninda hazir bir gözetleyici vardir. (Kaf Suresi, 17-18)
Herseyden önemlisi, en basta Allah herseyi görmektedir. Bu dünyayi her türlü detayiyla Allah yaratmistir ve Allah her haliyle görmektedir. Kuran ayetlerinde söyle haber verilmektedir:
... Allah'tan korkup-sakinin ve bilin ki, Allah yaptiklarinizi görendir. (Bakara Suresi, 233)
De ki: "Benimle aranizda sahid olarak Allah yeter; kuskusuz O, kullarindan gerçegiyle haberdardir, görendir." (Isra Suresi, 96)
Ayrica unutmamak gerekir ki, Allah tüm olaylari "Levh-i Mahfuz" isimli kitapta kayitli tutmaktadir. Biz görmesek de bunlarin tamami Levh-i Mahfuz'da vardir. Herseyin, Allah'in katinda, Levh-i Mahfuz olarak isimlendirilen "Ana Kitap"ta saklandigi söyle bildirilmektedir:
Süphesiz o, Bizim katimizda olan Ana Kitap'tadir; çok yücedir, hüküm ve hikmet doludur. (Zuhruf Suresi, 4)
... Katimizda (bütün bunlari) saklayip-koruyan bir kitap vardir. (Kaf Suresi, 4)
Gökte ve yerde gizli olan hiçbir sey yoktur ki, apaçik olan bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) olmasin. (Neml Suresi, 75 )