Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7783 tanesi Türkçe, toplam 9181 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
ÇAY TV: Hepinize mutlu akşamlar diliyorum sayın seyirciler çay televizyonundan, perspektiften sevgiler, saygılar sunuyoruz. Bu akşamda karşınızdayız, İstanbul stüdyomuzdan sesleniyoruz. Ve çok değerli bir konuğumuz var. Hepimizin yakından tanıdığı değerli bir ilim adamımız, önemli çalışmaları olan ve toplumun özellikle manevi açıdan ciddi anlamda kazanımlar sağlaması, elde etmesine katkı sağlayan değerli bir büyüğümüz, Adnan Oktar Beyefendi bizimle birlikte olacak bu akşam. Efendim hoş geldiniz programımıza.
ÇAY TV: EstağfurAllah. Sonuçta toplumsal açıdan baktığımız zaman her katkı telaşında olan, her katkı çabasında olan insanlara saygı duymak gerektiği görüşündeyiz. Bu görevini gerçekten iyi yapmaya çalışan bütün insanlar için geçerli o açıdan sizin içinde böyle bir düşüncemizin olduğunu izleyicilerimizle rahatlıkla paylaşabiliyoruz. Sonuçta hepimizin yakından bildiği, hepimizin emin bir duygu ile ifade etmiş olduğu gibi samimiyetle hizmet vermenin peşinde olmak en büyük ihtiyacımız efendim. Adnan Bey’i herkes tanıyor. Zaman zaman Harun Yahya ismiyle şaşırıyor insanlar acaba farklı bir kişi, kişilik mi diye. Neden Harun Yahya ismi gereksinim olarak ortaya çıktı? Bu konuyu biraz söyleşmek isterim sizinle uygun görürseniz şayet.
ADNAN OKTAR: Evet, orada yardımcılık, Peygamber Efendimizin de yardımcıları vardı, Musa’nın yardımcısı vardı, İsa’nın yardımcısı vardı. Her peygamberin bir yardımcısı olur. Peygambere yardım eden onun dinine yardım eden her kişiyi temsil eden bir ruhtur o. Mesela Hz. Musa’nın yardımcısı Harun’du, Hz. İsa’nın yardımcısı Yahya’ydı. Peygamber Efendimizin yine Hz. Ali’ydi ve diğer sahabelerde hatta geçenlerde öyle bir rivayet gördüm. Şu an tam ezberimde değil de yaklaşık söyleyeceğim, Hz. Ali için sen benim diyor vezirimsin yani Peygamberimizin veziri olduğu söyleniyor. Musa’ya nispetle Harun gibisin diyor. Musa’ya nispetle Harun gibisin. Mesela bak burada da bir yardımcılık söz konusu, buna işaret eden bir izah bu.
ÇAY TV: Evet.
ADNAN OKTAR: Yeni buldum bu hadisi de.
ÇAY TV: Sanırım bu anlamda da izleyicilerimizin bir fikri oluştu. Merak edenler için özellikle bu fikir önemliydi. Efendim uzun yıllardır Türkiye’nin gündeminde olan bir isimsiniz. Hemen her dönem Adnan Oktar, Adnan Hoca ismi çok ciddi anlamda toplumda biliniyor. Peki, sizin beyninizdeki, sizin bakışınızdaki Türkiye ne durumda nasıl bir Türkiye görüyorsunuz bulunduğunuz mekandan, işte oturduğunuz mekandan takip ettiğiniz ortamdan nedir efendim Türkiye’nin şu anki kısaca özetlemek gerekirse?
ADNAN OKTAR: Herkes samimi olarak inansın gerçekten Türkiye iyiye gidiyor ve gerçekten süper devlet olacağız. Türkiye hiç tarihte olmadığı derecede büyük bir devlet olacak. Türk İslam Aleminin lideri olacak inşaAllah. Bu tarihi misyonun başlangıç aşamalarındayız. Ve bütün dünyayı, anarşiden, terörden sıkıntıdan azaptan, her türlü acıdan kurtaracak bir milletir Türk milleti. Gerçekten çok asil efendi, böyle çileyle, acıyla yoğrulmuş bir millettir ve dünyayı yönetmeye dünyaya faydalı olmaya yönelik bir ruhu vardır. Allah o görevi bu millete vermiş görünüyor inşaAllah. Çok yakın zamanda bunu göreceğiz inşaAllah.
ÇAY TV: Bu kadar olumsuz tablo, bu kadar kriz söylemleri içinde bu kadar umutsuzca yorumlar içinde elbette bu tip açıklamaları duymak hakikaten çok hoş. Çok umutların tazelenmesine vesile oluyor. Az önce ifade etmiş olduğum gibi her dönem önde olmayı başarmak hakikaten çok zor bir şey. Çünkü Türkiye’de vitrin olanların kısa zaman içerisinde harcanıp nasıl eriyip gittiklerine, herkes tanık özellikle 50–60 yaşlarındaki insanlar çok ciddi anlamda bu konuda bilgi sahibiler, 30 yaşındaki insanlar içinde bu böyle geçerli çünkü çok çabuk vitrindekini eskitebilen bir sistem bir yaşantı mevcut Türkiye’de ama siz bunu tersine çevirenlerden birisiniz. Uzun yıllar önde olmanıza rağmen bu anlamda hala Adnan Oktar ismi ciddi anlamda toplumsal açıdan belli bir yere sahip. Elbette eleştirenler vs bunu mutlaka doğaldır herkes için geçerli ama bunca uzun zaman bunca badireler atlatan bir ülkenin vitrininde olmayı başarmak nasıl bir şey efendim? Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
ADNAN OKTAR: Tabi her şeyi yaratan Allah. Benim karşılaştığım zorlukları yaratan da Allah onları çözende Allah. Mesela beni akıl hastanesine koymuşlardı akıl hastası diye. Sonrada Allah askeri hastanede o raporu bozdurdu. Tam sağlam sıhhatli diye Allah rapor verdirdi ve oradan çıkmamı sağladı mesela 10 ay orada tutmuşlardı oradan çıkarttırdı. Bu bir çiledir zorluktur. Mesela 300’e yakın akıl hastasının içinde tutulmuştum. Orada olgunlaşmak, orada derinleşmek amacı var. Cenab-ı Allah o kasıtla oraya kor ve o çileyle insan yoğrulur derinleşir. Ruhi melekeler kazanır. Sabreden kazanır. Bende sabrettiğim için inşaAllah. Allah vesile ediyor. Bu badireleri rahatça atlatıyorum, atlatırım da Allah’ın izniyle.
ÇAY TV: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
ÇAY TV: Akıl hastanesi dediniz bir başka açıdan bugünlerde çok sık konuşulan bir konuya değinmek istiyorum hapis cezasıyla ilgili.
ADNAN OKTAR: Evet.
ÇAY TV: Bu konuda üç yıllık bir ceza durumu söz konusu.
ADNAN OKTAR: Evet.
ÇAY TV: Merak ediliyor neden ve hangi şartlarda böyle bir sonuç ortaya çıktı diye? Bu konuda sizin söyleyecekleriniz nelerdir Sayın Oktar?
ADNAN OKTAR: Her şeyin başında mahkemenin kararına tabi ki saygılıyım ama Türkiye’de tek bir kişi benim çete lideri olduğuma inanmaz ben bir yazarım ve 300’ün üzerinde kitabım var. İnsanlara faydalı olmaya, onlara imani, Kurani milli ve manevi değerlerimizi anlatmaya kendini adamış bir insanım ve çete lideri değilim. Çünkü çete lideri benim bildiğim gasp yapar, adam öldürür, yol keser. Ben böyle biliyorum çete liderini, yani ben kitap yazan kişinin çete lideri olacağına inanmıyorum. Ama saygım var. Bir hayır vardır. Bunda da bir hayır vardır. Fakat gönüllerde beraat çok önemlidir. Ben gönüllerde beraat ettim bu benim için yeterli.
ÇAY TV: Peki ceza süreci içerisinde yine zaman zaman basında konuşuldu. Ceza almanızı sağlayan ve herkesin her dönem vitrini olan bir isimden bahsettiniz. Kamuoyunda muhafazakar ve dindar olarak tanındığından bahsedildi. Bu anlamda böyle bir söylemin gerçek ağızdan, sizin ağzınızdan yapılıp yapılmadığını merak ediyoruz ki varsa bunu biraz daha açarsak sanırım izleyicilerimizde daha net bilgi sahibi olurlar.
ADNAN OKTAR: Sorunuzu biraz genişletir misiniz?
ÇAY TV: Yani örneğin ceza almanızda kamuoyunda oldukça önemli bir kişi durumunda olan bir isimden bahsediliyor. O kişinin rol almasından bahsediliyor. Hatta zaman zaman işte bu konuda farklı yorumlar yapılır. Tempo’da bir haberde her devrin adamı başlığı içerisinde Sayın Cemil Çiçek’ten sanki bir bağlantı kurulur gibi oldu. Sizin ceza almanızda etken olan bir isimle ilgili sizin kuşkunuz veya böyle bir savunuşunuz var mı acaba?
ADNAN OKTAR: Ben şöyle söyleyeyim bizim milletimiz son derece uyanık, zeki ve akıllı bir millettir. Neler olup bittiğini çok açık görüyorlar. Benim ilave bir şey yapmama hiç gerek yok. Mesela Ebru Şimşek isimli bir bayanı ortaya çıkarttılar onun beyanlarının doğru olmadığını ağır ceza mahkemesi ispat etti. Bizde götürdük film gösterttik. Benim bulunduğum evin tavanı asmolen yani düz tavan. O bayanın bulunduğu evde kirişler aşağı doğru sarkıyor. Kirişli bir ev ve pencereleri küçük yani pimapen pencere. Benim bulunduğum evde pencereler tavandan tabana kadar büyük pencere. Biz bunu mahkeme heyetine seyrettirdik bu filmi bu evle bu evin hiçbir alakası yok şeklinde orada hem bilirkişi hem hakimler karar verdiler ve ben bu iftiradan bu şekilde aklanmış oldum. Yani buna benzer bütün mahkeme dosyasında aleyhimde olan her şeyi tek tek belgelendirerek ispat ettim doğru olmadığını. Yani şu an mahkeme dosyası tamamen boş. Bütün iddiaların hepsine ilmi, bilimsel şahitlerle, net açıklamalarla cevap getirdim ama buna rağmen mahkeme cezayı uygun gördü amenna kabul ediyorum, saygıyla karşılarım. Yani ben adalete her zaman saygılıyım. Fakat Türkiye’de neler olup bittiğini Türk halkı çok güzel bildiği için ben ilave hiçbir şey söylemeye gerek duymuyorum.
ÇAY TV: Evet. Herkes kendince yeni bir yorum katabilir tabi bu açıklamanıza. Şüphesiz kovuşturma devam edecek gibi. Türkiye’de belirli isimleri yıpratmak için farklı yöntemler denenir. Kimilerinin özel hayatı deşifre edilmeye çalışılır, kimilerinin işte farklı yerlerden kasetleri çıktı diye ortaya dökülür. Zaman zaman sizinle ilgili Adnan Bey ile ilgili işte akrabaları kimdir, akrabası var mıdır? Geçmişi nereden geliyordur şeklinde yorumlar yapıldı. İsteyen kişi, merak eden kişi bu konuda bilgi alabilecek durumda mıdır sizce?
ADNAN OKTAR: Ben şeceremi merak ettim. Bir profesöre rica ettim. Onunla anlaştık çok detaylı bir araştırma yaptı bizim için, Kafkasya’daki köklerimize indiler. Orada yapılan ilmi araştırmada, ilmi kaynaklarda konuya inildiğinde seyit olduğum, Peygamber Efendimizin neslinden geldiğim anlaşıldı o benim çok hoşuma gitti. Çok 30 kuşak ileriye kadarda indi adam yani çok detaylı bir şecere çıkartmış. Orada Arslanoğlu ailesi var. Kafkasya tarafında Arslanoğlu ailesi hani Hz. Ali’nin lakabı olan esedullah’tır biliyorsunuz “arslan,” o lakaba uygun olarak isim hep öyle gelmiş, arslanoğulları, arslan, arslanoğulları o şekilde gelmiş benimde babamın soyadı Arslanoğlu’ydu. Son soyadı kanununda Oktar olarak değiştirildi. Köken olarak seyyidim Peygamber Efendimizin neslinden geliyorum. Anne tarafımda Kafkasyalı onlarda. Baba tarafımda anne, baba tarafımda ikisi de Kafkasyalı fakat baba tarafımın kökeni Suudi Arabistan’dan geliyor. Yani Mekke Medine tarafından geliyor. Hz. Ali’nin soyundan, Hz. Hasan’a bağlanıyor en sonunda Hz. Hasan’dan itibaren geliyoruz. Şeceremle ilgili bilgi almak isteyenler. Harun Yahya net, Harun Yahya. org sitelerine girerlerse orada çok detaylı bilgi görecekler.
ÇAY TV: Peki özellikle eserlerinizde ciddi örneklemeler mevcut.
ADNAN OKTAR: Evet.
ÇAY TV: Çok daha net anlaşılır olması açısından da sanırım dine uzak dini bilgileri çok zayıf olan insanların bile çok net bir şekilde algılayabilecekleri bir tarz. Hem videolarınız da hem de yazılarınızda bunu özellikle mi benimsediniz yoksa bu sizin tarzınız mı?
ADNAN OKTAR: Ben her şeyde samimi olmanın üstünde çok duruyorum. Samimiyet çok önemli beni samimiyet hem rahatlatıyor. Hem ruhumu açıyor. Hem en önemlisi dinin bir gereğidir. Şeytan’dan Allah’a sığınırım Allah “ancak samimi olan kullarım kurtulur” diyor. Ben yazı yazarken karşımdaki insanı edebi yönden etkilemeyi hedeflersem bu bana çok anormal gelir. Ben doğrudan samimi olarak tam anlatmak istediğimi anlatmak istedim kitaplarımda ve insanların en iyi kavrayacağı şekilde olmasına çok özen gösterdim. Yani bilimsel kaynaklara dayalı son derece mantıklı tutarlı, mutlaka bir delil üzerinde durdum. O yüzden benim kitaplarımı okuyanların içi çok rahat olur yani çok kanaatleri gelir. Çünkü kesin ispatlıdır, kesin delillidir ve fazla sözde yoktur. Yani samimi bir anlatım vardır. Gerçekten de tam neticeye gidecek gibidir. O yüzden dünyada en çok okunan kitaplar benim kitaplarım diyebilirim yani dini eserler olarak. Çünkü bir yılda 35 milyon kitabım internetten indiriliyor. Bir yılın içerisinde geçen sene 35 milyondu. Bu sene yıl daha yıl bitmeden daha 35 milyona yaklaştı, internetten ücretsiz olarak indirildiği için. Yani bu çok yüksek bir miktar. Birde satılanları düşünürsek birde gençler birbirlerine internetin dışında bilgisayarlarında da aktarım yapıyorlar. CD ile de aktarım yapıyorlar bunları düşünürsek yani.
ÇAY TV: Oldukça yüksek bir sayı var.
ADNAN OKTAR: Yüz milyonu falan bulduğunu anlıyoruz inşaAllah. En az.
ÇAY TV: Peki zaman zaman tartışılır son iki-üç asırdır özellikle dini anlamda yapılan eğitimin sadece ezberciliğe dayandırıldığını ilimden yoksun bırakıldığını böyle bir savunuş var siz buna katılıyor musunuz? Böyle bir...
ADNAN OKTAR: Benim çocukluğum öyleydi hakikaten yani kara tahtalar vardı. Kara önlükler giyerdik. Yani pek iç açıcı değildi hakikaten. Mesela şimdi düşünüyorum bir film seyrettirilebilir çocuklara, olay yerine götürülebilir. Çok neşeli rahat bir ortamda bunları anlatılabilir. Ve bunun amacının genel kültür olduğu, eğitmek olduğu, onların bilgisini arttırmak olduğu, onlara açık açık söylenebilir. Yani ben bunları o zaman göremiyordum. Hakikaten ezbere dayalıydı ama Şu son zamanlarda tabi daha sistem değişti daha olumlu. Yani yeni gelişmeleri ben mükemmel buluyorum. Özellikle bilgisayar çağına girmemiz açısından da çok güzel.
ÇAY TV: Birazda Yaratılış Atlası’ndan bahsedelim. Yurt dışında da çok ciddi ilgi gördü. Size gelen yankılar nasıl? Mutlu olmanızı sağladı mı gelen tepkiler?
ADNAN OKTAR: O beni çok heyecanlandırdı Yaratılış Atlas’ının dünyayı bu kadar sarsacağı, Fransa gibi İtalya gibi Almanya gibi Avrupa ülkelerini bu kadar yerinden oynatacağını gerçekten tahmin etmiyordum. Mükemmel bir etkisi oldu ve devlet liderlerine varıncaya kadar çok çok etkilendiler. Yani mesela şu an Avrupa’da Darwinizm etkisine bakıyoruz. Müthiş düştü. %20’lere düştü. Eskiden yaratılaşa inananların sayısı %20’ydi, şimdi Darwinizm’e inananların sayısı %20. %80’i yaratılışa inanıyorlar. Bütün Avrupa’yı çok derinden etkiledi kitap. O yüzden Allah’a şükrediyorum, muazzam netice aldık. Yani Tony Blair’den tutun Jacques Chirac’a kadar birçok liderde çok çok derin etki yaptı.
ÇAY TV: Yani o zaman amacınıza ulaştınız mı bu kitapta.
ADNAN OKTAR: Pek tabi ki ve ulaşmaya da devam ediyoruz.
ÇAY TV: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
ÇAY TV: Peki şunu soralım hemen. Darwinizm üzerinde bu derece durulması gereken bir konumudur? Bu da tartışılıyor. Zaman zaman gündeme geliyor. Sohbetlerde konu oluyor. Sizinde konuya ilişkin çok ciddi çalışmalarınız ciddi örnekleriniz var. Nedir sizce bu kadar üstünde durulması gereken bir konu mu yoksa bizzat üzerine durulmasıyla reklamı olan bir konuma mı geldi? Nasıl bakıyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Dünyayı cendereye alan bir terör yapılanması var. Buna baktığımızda kökeninde faşizm, komünizm ve vahşi kapitalizm olduğunu görüyoruz. Bunların köküne indiğimizde yani bunu doğuran sistem bunun anasına baktığımızda net olarak Darwinizm olduğunu görüyoruz. Darwinizm dünyadaki bütün teröre dayalı sistemlerin felsefi temelidir. Çok hayatidir bu. Darwinizm gittiğinde ne komünizm kalır. Ne faşizm kalır. Mesela Bugün PKK terörü Darwinizm ile besleniyor. Ve bütün PKK’lı teröristler Darwinist eğitimden geçtikten sonra bu komünist eğitime geçiyorlar. Yani Darwinist eğitim almadan Komünist eğitim olmuyor. Komünist eğitim aldıktan sonra da terör eğitimi alıyorlar, üç safhalı eğitimden geçiyorlar. Önce Darwinizm, sonra komünist eğitim yani ideolojik eğitim, sonra da terör eğitimi. Başından felsefesi alındığında, dini alındığında yani Darwinizm dini alındığında sistem kendiliğinden çöker. Onun için çok hayatidir terörle mücadelede, Darwinizm’in ortadan kaldırılması hayati unsurdur.
ÇAY TV: Evet, peki şimdi birazda sizin çok ısrarla savunduğunuz Türk İslam Birliğinden bahsedelim. Bu anlamda böyle bir birlikteliğin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair hep hayaller konuşulur, olursa işte bu denli güç kazanırız diye örneklemeler verilir. Bugüne kadar ne tür çalışmalar yapıldığına dairde farklı fikirler var. Size göre bu bir hayal mi yoksa buna ait yapılan önemli girişimler söz konusu mu? Yoksa yakin tarihe kadar hayal olan bu yavaş yavaş gerçeğe yaklaşan bir tabloyu mu gösteriyor? Nedir bu konudaki görüşünüz?
ADNAN OKTAR: Herkes Avrupa Birliğini son derece makul görüyor. , Akdeniz Birliğini çok makul görüyor. Fakat öz be öz kardeşimiz olan Türklerin bir araya gelmesini yani şöyle düşünelim Konya, Erzurum, İzmir haşa Allah esirgesin bizden ayrı olsa biz bir gün desek ki bizim birleşmemiz gerekiyor biz kardeşiz nasıl oluyor bu desek bu son derece makul bir şey.
ÇAY TV: Bu kadar doğal diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan’da öyle Kırgızistan’da öyle Türkmenistan’da öyle, Doğu Türkistan’da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, Suriye can atıyorlar Türkiye ile birleşmek için. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterli buna ait.
ÇAY TV: Yani Türkler gibi Araplarda bu anlamda bu birlikteliğe yakın diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Çok çok istiyorlar. Yani tek kurtuluş yolu olarak görüyorlar. Bu Amerika’nın da kurtuluşu demektir. Çin’in de, Rusya’nın da kurtuluşu demektir. Hem ekonomik yönden çok rahatlarlar. Hem terör tamamıyla ortadan kalkar. Özellikle İsrail tam anlamıyla rahatlar hiçbir sıkıntısı kalmaz. Ermenistan’da rahatlar ve çok güzel bir medeniyet meydana gelir. Hiçbir engel yok. Çünkü bu bir barış birliği, bir kardeşlik birliği, bir sevgi birliği bu bir ırk üstünlüğü, başkalarını ezelim anlayışı değil. Bu bir hizmet talebi. Bütün insanları kurtarma talebi, bütün insanlığa hizmet etme talebi bu.
ÇAY TV: Peki Böyle hem Arap dünyasına baktığımız zaman dünya petrollerinin önemli bir bölümünün bulunduğu bir bölge, Türki Cumhuriyetlere baktığımız zaman yine yeraltı kaynaklarının, çok zengin olduğu bir bölge bütün, bu uğruna bu kadar savaş yapılan yeraltı kaynaklarının, bir nevi Türkiye liderliğinde bir koordinasyon içine alınmasına dünyanın ileri gelmiş güçleri izin verir mi size göre?
ADNAN OKTAR: Ama bu petrolü Türk İslam Birliği’nin hakim olduğu devletler daha sıhhatli olarak satacaktır. Yani terör olmadan, baskı olmadan, acı ve şiddet olmadan satacaktır. Daha bol petrole ve daha kaliteli petrole sahip olacaklardır. Madenler daha iyi işlenecek yine Avrupa’ya satılacak, yine Amerika’ya satılacak, yine Çin’e satılacak. Yani tabi kendi içinde de kullanacaktır ama onları da zengin edecek bir sistem bu hem de çok çok fazla zengin edecek bir sistem. Yani bunun sonucunda petrole el konup petrolü size vermiyoruz demeyeceğiz ki. Denmez ki. Yani Bunun sonucunda petrol daha çok üretilecektir. Hem Türk-İslam Birliği ülkelerine bu dağıtılacaktır. Hem de dünyanın ilgili ülkelerine dağıtılacaktır ve oradan elde edilen gelir ile de yine hizmet yapılacaktır.
ÇAY TV: Türkiye için çok ciddi anlamda bir, potansiyel düşünmesi bile böyle bir anlamda böyle görüş ortaya çıkartıyor, böyle bir sonuç ortaya çıkartıyor. Ama size göre Türkiye’nin istemesi, bu açıdan yeterli mi yani bu anlamda yeterli mi?
ADNAN OKTAR: İnanın talep etsinler, yani, bir hafta 10 gün bir ay içerisinde en fazla cevap verir. Azerbaycan’a söyleyin hemen kabul eder. Suriye’ye söyleyin hemen kabul eder. Hiçbir sorun çıkmaz. Yeter ki açık resmi talep olsun. Gelin birleşelim densin.
ÇAY TV: Bu kadar emin bir duyguyla ifade etmiştiniz.
ADNAN OKTAR: Çok açık tabi.
ÇAY TV: Aslında bu Türkiye’de yaşayan vatandaşların aşağı yukarı herkesin hayali. Türki Cumhuriyetlerdeki insanlarında hayali. Zaman zaman aslında bu konuda Arap dünyası Müslüman coğrafyanın Afrika kıtasındaki yada Arap coğrafyasındaki temsilcilerinin de böyle bir isteği olduğunu bazı yazarlarımız da sizler gibi dile getiriyor. En azından birleşme anlamında söylemese bile Türkiye’ye karşı ciddi bir bakış olduğundan bahsediyorlar. Sizce bu kadar sorunlu bu kadar krizi yaşayan, Osmanlı’dan sonra, ciddi anlamda ayağa kalkma sürecini değişik zamanları sekteye uğrasa dahi hep savunan Türkiye bu denli gücü, lider vasfını nereden kazanıyor peki? Neden bu kadar etkin rolde hala?
ÇAY TV: Allah Türk milletinin kaderini böyle yapmış. Osmanlı döneminde de bunu görüyoruz. Allah seçmiş bu milleti. İslam’a hizmet ile görevlendirmiş. İnsanlığa dünyaya adalet dağıtmakla görevlendirmiş. Mesela Anadolu insanı çok çok efendidir. Mesela Karadeniz’e gidin hayran olursunuz insanların ahlakına, Anadolu’ya gidin hayran olursunuz. Güneydoğu’ya gidin hayran olursunuz. Misafirperverlikleri, şefkatleri, saygıları, hürmetleri, nezaketleri, haysiyet şerefine düşkünlükleri, yani tarif edilmez. Dünyanın hiç bir yerinde bunu bulamazsınız. Yani ben ırkçılık anlamında demiyorum. Gerçekten yok. Gidin Almanya’ya bulamazsınız. Hollanda’ya gidin bulamazsınız yani buradaki mükemmel insanlık anlayışı dünya için süper modeldir. En güzel insanlık modelidir. Ve İslam’ı en güzel yorumlayan millettir Türk milleti ve en güzel yaşayan milletir.
ÇAY TV: Evet umarız bu anlamda daha yakın tarihte en azından umutlarımızın daha güçlü olduğu görebiliriz bu beklentimiz. Türkiye’den bahsettik. Türkiye’nin sürekli krizler yaşamasından bahsettik. Adeta alışkanlık haline geldi. 5–10 yıl geçince bir kriz olmasa nerede bu kriz diye arayışa başlar gibi olduk yani bu acı bir trajedi, garip bir şey bu. Ağlanacak halimize gülüyoruz tabiri sanırım burada geçerli oldukça net bir şekilde. Türkiye’nin bu kadar çok müdahaleye maruz kalması Türk halkının bu kadar çok haklarına saldırıda bulunulmasını siz neye bağlıyorsunuz. Neden bu denli sorunlarla boğuşuyor Türk milleti?
ADNAN OKTAR: Çileden geçiyorlar olgunlaşıyorlar. Yani bir çilehanede Türk milleti. Gittikçe onu olgunlaştırdı ve mesela terör döneminden geçtiler 71’ler, 81’ler. Hep böyle acılar içerisinde ve zorluklar içerisinde yetişti gençlik ama bunun sonucunda milletimiz olgunlaştı, mesela bugün bu terörü yaşamış insanlar artık komünizme karşı kesin tavır içerisinde Türkiye’de. Bu o çilenin neticesi yoksa belki bir başka bir olumsuz gelişmede olabilirdi fakat bu olmadı. Şu an milletimizin olgunluğu hat safhada çok çok mükemmel ve gittikçede gelişiyor bu. Özellikle internetin, bilgisayarın olduğu bir çağda olmamız, gençlerin çok güçlü şekilde aydınlanmasına vesile oluyor. Bu gidişatla bu yapılanmayla çok güzel netice oluşacak gibi görüyor. İnşaAllah ayrı ayrı devletler olarak üniter devletler olarak ama Türk İslam Birliği içerisinde yer alarak çok güzel bir yapılanmaya doğru gidiyoruz inşaAllah. Bunu tabi birazda vakıfların derneklerin desteklemesi gerekiyor. Halkımızın da desteklemesi gerekiyor. Ki hükümetler bu konuda daha atak olsunlar. Daha coşkulu olsunlar, zeminden de bir destek gerekir tabi.
ÇAY TV: Peki size göre Türkiye’nin sürekli zayıf gösteriliyor olması, sürekli gardının düşmüş olduğunun savunulması bir planın parçası mı? Yani halk neden bu kadar kendi ülkesine karşı, kendi ülkesinin gücüne karşı, zaman zaman endişeye kapılıyor? Bu bir plan mı yoksa hakikaten artık günümüz çağında, herkes bu şekilde rakiplerini bu denli sindirmenin peşinde olduğu için mi ortaya çıkıyor?
ADNAN OKTAR: Bir kısım cahil aydınlarımız eskiden halkımızı cahil haşa böyle kültürsüz, bilgisiz görüyorlardı. Biz sizden daha iyi düşünürüz işte Darwinizm’in gerçeklerini biliyoruz, materyalizmin gerçeklerini biliyoruz ta ittihat terakkiden itibaren böyle bir yapılanma vardı. Bu Ergenekon’a kadar gitti bu biliyorsunuz. En son şeyinde yapılanmasında. Devletin içerisinde hep böyle bir gizli devleti rahatsız eden, hükümetleri rahatsız eden, bir habis odaklanma vardı. Biz buna komünist derin devlet diyoruz ve Türkiye’yi ikiye bölmeye kalktı bu yapılanma. Yani Komünist Doğu Türkiye ve Komünist Batı Türkiye olarak ikiye bölmeye kalktılar. Fakat Türk milletinin feraseti basireti ve aklı bunu ortadan kaldırdı. Ve buna karşı güzel bir gelişme oldu yani anladı ki bu akıl daneler Türk milleti çok güzel düşünüyor. Derin kültüre sahip asıl cahil kendileri, bu çok önemli. Yani eskiden halkı cahil görenler, kendilerinin cahil olduğunu gördüler. Eskiden Türk milletini düşünemez, bilemez yönetilmesi gerekiyor diye düşünen bir kısım cahil aydınlar Türk milletinin arif insanlar olduklarını, basiretli insanlar olduklarını görüp kendi güçlerini de kaybettiler. O yönde güzel bir gelişme var ama tabi Ergenekon diyince de.
ÇAY TV: Gireceğiz birazdan notlarım arasında var zaten.
ADNAN OKTAR: Evet
ÇAY TV: Sizin mesela örneğin Ergenekon’a bakışınızla başlayabiliriz. Sizde Hayal bir operasyon olarak mı bakıyorsunuz yoksa çok açıklamanız var bu konuda ama biz bir kez daha yokmuş gibi başlayalım nasıl bakıyorsunuz Ergenekon’a?
ADNAN OKTAR: Hayır olur mu bu şey ittihat terakkiden beri, Cumhuriyet Tarihindeki bütün felaketleri organize eden habis örgütlenme işte bu ve…
ÇAY TV: Pardon özür dilerim. Peki, o halde Türkiye’de ciddi anlamda siyasi kariyeri olan insanlar neden hayal diye bu kadar çok çalışmanın gerçekleştirildiği bir operasyonu, hayal olarak kamuoyuna lanse ediyorlar? Nedir buradaki hedefleri?
ADNAN OKTAR: Ama olaya bütün bakmaları gerekiyor işte burada. Yani 71’deki olaylara bakmaları lazım, 81 olaylarına bakması lazım. Bütün olaylara bakmaları gerekir. Ve bunu bir bütün içinde değerlendirmeleri gerekiyor. Ama tabi ki bazı operasyonlarda mesela Ergenekon operasyonunda da masum insanlar gözaltına alınmış olabilir. Alakasız insanlar gözaltına alınmış olabilir. Milliyetçi, samimi, Atatürkçü insanlar da gözaltına alınmış olabilir yani bazen böyle yaşın yanında kuruda yanar. Fakat Ergenekon örgütlenmesinin, komünist derin devlet örgütlenmesinin bir gerçek olduğu çok açık. Ama biz tabi demiyoruz ki ben veya bir başkası demez diye düşünüyorum yani bu insanların canı yakılsın, ezilsinler, yok edilsinler demiyoruz. Doğruyu görsünler bu habis yapılanmadan vazgeçsinler. Yani Türk milletinin ızdırabını teşvik eden bu yapıyı durdursunlar yani Türk milleti artık acı çekmesin bu sıkıntılar artık son bulsun. Bunu istiyoruz çünkü faili meçhul cinayetlerin haddi hesabı yoktu biliyorsunuz. Akıl almaz olaylar, akıl almaz kan dökme olayları, aydınların öldürülmesi, akıl almaz şiddet dalgaları, Türkiye’yi çok sarstı ve bunların organize olduğunu sonunda anladılar. Biz bunu aylardan beri, yıllardan beri söylüyorduk. Ben bunu kitaplarımda da yazdım. Ta 10 yıl öncesinden yazdım. Ergenekon örgütlenmesi 10 yıl önce kitabımda yazmıştım anlatmıştım. Bu ilk defa olan bir şey değil. Ta Mustafa Suphilerin döneminden kalma bir şey hatta Osmanlı’nın geri dönemlerine kadar gidiyor. Derin devlet yapılanması, fakat komünist derin devletin zalim yönünü, herkes anladı. Mesela Kahraman ordumuzda çok akıllı, basiretli ve ferasetli bir ordudur. Ve kahraman ordu tabirine tam uygundur. Devletimizde milletimizde öyle basiretli bir milletiz. Basiretli bir devletiz. Gereğini yapıyorlar ama dediğim gibi yaşın yanında bazen kuruda yanar. Fakat olay doğru. Yani Komünist derin devletin, vahşet anlayışı doğru, mezar evler şunlar bunlar bir düşünelim geçmişe bir gidelim akıl almaz bir vahşet vardı, Akıl almaz bir rezalet vardı. Bunu durdurmaya yönelik bir faaliyet var. Buna tabi milletimizin de yardımcı olması lazım. Herkesin yardımcı olması lazım. Ama sonuçta yani insanların canı yansın demiyoruz biz. Yani bütün insanları hapse dolduralım. Demiyoruz ama bu rezalet dursun diyoruz.
ÇAY TV: Peki size göre bu yapının şu anda bazı kesimlerce hayal olarak adlandırılan ama gerek hükümetin gerek toplumun ciddi bir kesiminin sonuna kadar gidilmesi gerektiğini savunduğu bu oluşumun ne kadarı deşifre edildi? Ne kadarı ortaya çıkartıldı?
ADNAN OKTAR: İşin doğrusu gerçekten büyük bir yapılanma. Hatta bir konuşmada bazı konuşmalarda söyleniyordu bu bir binadır, yapıdır. Bunun bir tuğlasını çekersek, bayağı bir tuğlada dökülür diyorlardı. Buna benzer sözler vardı. Mühim olan deşifre edilmesi ve sürekli üstlerine gidilmesi, Yani bundan sonra ben göz açtırılacağını zannetmiyorum. Yani eğer güçlü bir hükümet anlayışı, sürekli devam ederse, milletimizde bu uyanıklığını, bu basiretli tavrını sürdürürse ki sürdürecektir. Türk milletini bir özelliğidir bu. Bu mesele güzelce kökünden hallolacak diye düşünüyorum. Ama tabi daha bir kısmı bunun halloldu yani çok çok az bir kısmı diyebilirim. Daha devam edilmesi gerekiyor.
ÇAY TV: Peki toplumsal açıdan gerekli desteği buldu mu size göre?
ADNAN OKTAR: Bence buluyor tabi. Millet çok akıllı bir millettir bizim milletimiz. Çok zekidir ve olayı bütün açıklığıyla gördüler. Yani bir tarih var önümüzde yüzlerce insan öldürüldü. Yüzlerce olay var. Yüzlerce vahşet olayı var. Yani bu durduk yere olmadı ki. Şeytana bağlı olan şeytan ile bağlantılı olan masonik örgütlenmeler, masonik yapılar daima böyle terör örgütlerini kullanırlar. Bir tek komünist derin devleti kullanmıyor bu örgüt, masonluk. PKK’yı da kullanıyor. Diğer terör örgütlerini de kullanıyor. Yani tek başına bu değil. Mesela bakın incelediğimizde devletin incelemelerinde bu görülüyor. PKK ile komünist derin devlet iç içe Ergenekon örgütü iç içe bu doğru. Hakikaten Türkiye’yi bölmeye çalışıyorlardı. Ve ben bunu aylardan beri bağıra bağıra söylüyorum. Devletimizi bölmeye kalkıyorlar, acil tedbir alınsın diyordum. Allah’a şükür gereği yapıldı ve yapılacak gibi de görünüyor. Tabi bunun en başlangıcı masonluktur. Masonluk ilhamını doğrudan şeytandan alan bir örgütlenmedir. Trans haline geçer bir kişi. Şeytanla bağlantıya geçer. Onun ağzından ne dökülüyorsa kaleme alırlar ve onu uygularlar. Herhalde bafomet diyorlar onların bir liderleri var. Şeytana benzeyen sakallı boynuzlu falan bir garip bir varlık. Yani onların efsanelerinde de bu geçer zaten açık açık kitaplarda da yazıyorlar. Yani şeytana uyduklarını açık açık yazıyorlar.
ÇAY TV: Peki şimdi şu aklıma geldi mesela dikkat çekici bir başka gelişme iddianamenin açıklandığı daha doğrusu mahkemeye sunulduğu günden sonra daha önce Ergenekon operasyonuyla ilgili aleyhte görüş belirten birçok yazar sanki birden bire tavrını değiştirir oldu.
ADNAN OKTAR: Eee, tabi gerçeği gördükçe…
ÇAY TV: Yani burada gerçekten etki gerçeği görmek mi yoksa.
ADNAN OKTAR: Tabi tabi, tabi.
ÇAY TV: Peki neden acaba inanmamış olabilirler size göre Türkiye’de bu tip eylemlerin bu tip örgütlerin ortaya çıkartılması hayal mi görülüyordu neden böyle bir?
ADNAN OKTAR: Önce zannettiler ki AKP’nin bir reaksiyonu zannettiler. Yani herhangi bir reaksiyon göstertiyor öyle usulen yapılmış bir şey. Ee birde baktılar ki yani çok kanlı bir örgüt, her yerinden kan akıyor. Ucu bucağı yok. Gerçekten doğru yani devletin savcısı, devletin hakimi yalan söyler mi? Son derece açık, sarih net deliller var ve çok elle tutulur deliller bunlar. Ama diyorum yani bunun uygulaması yapılırken göz altılarda, tutuklamalarda masum insanlarda belki mağdur durumda kalıyor olabilirler ama bu geçicidir buna sabretmeleri gerekir. Yani iş mutlaka rayına oturacaktır. Mühim olan bu karanlık örgütün ortadan kaldırılması, yani başka bir tedirgin olunacak bir yön yok.
ÇAY TV: Peki şöyle bir şey oldu emekli askerlerin gözaltına alınması sürecinde bazı kalemler bazı yorumcular, Türkiye’de bir devrim yaşandığından bahsettiler, çok garipsendiğini yani bazı gazetecilerin gözaltına alınmış olması da bazı toplumsal açıdan önem taşıyan isimlerinde tepkiyle karşılandı. Bu çok doğal bir şey mi size göre.
ADNAN OKTAR: Benim şefkat anlayışım, merhamet anlayışımda bir insan mağdur olduğunda ben ona acıyorum çok çok rahatsız oluyorum mesela ben İlhan Selçuk’un geldiği durumdan rahatsız olmuştum yani yaşlı başlı bir insan o hale gelmesi beni gerçekten üzmüştü diyeyim yani rahatsız oldum. Alemdaroğlunu da öyle. Yani daha önce bir resmi var. Sonraki bir resmi var. O değil mi bir çöküş meydana gelmiş. Ben bundan keyif almam yani ben bundan çok rahatsız olurum. Ama örgütün dağıtılmasından çok mutluyum, çok sevinç duyuyorum. Ama bu tip şeylerde düzenlemelerde, düzeltmelerde bazen her şey tam istendiği gibi olmayabilir. Biraz sabırlı olmak lazım.
ÇAY TV: Peki size göre bu yapılanmanın arkasındaki gerçek güç, gerçek bu projenin sahipleri kimler olabilir?
ADNAN OKTAR: Masonluk, yani net olarak dünya masonluğu. Ateist Siyonizm yani Allah’sız Siyonizm ve masonluk. Bunlar da ilhamını doğrudan şeytandan alan bir örgütlenmedir. Şeytandan korkuyor bu insanlar çünkü şeytan bunlara zaman zaman doğrudan görünüyor. Müthiş korkuyorlar ve ne derse yapmaları gerektiğini inanıyorlar. Kan dökün diyor döküyorlar, olay çıkarın diyor, çıkarıyorlar. Yani şeytan ne derse ona uyuyorlar.
ADNAN OKTAR: Yani şeytan ne derse ona uyuyorlar.
ÇAY TV: Peki size göre Bu arada kitabınızdan bahsedelim biraz. Bir kitabınız var Ergenekon masonluğun kılıcı şeklinde.
ADNAN OKTAR: Evet.
ÇAY TV: Daha sonra bu kitapla ilgili aslında ilanlarda verilmişti, kamuoyuna çıkacağı, kitabın piyasaya sürüleceği bekleniyordu, sonrasında birdenbire kitap çıkmadı, dağıtılmadı. Bunun bir gerekçesi var mı yoksa acaba bu Ergenekon sürecinde bir kaygı taşıma durumu da olabilir mi acaba nedir bunun nedeni?
ÇAY TV: E tabi ben bir hukuki hata yapmaktan çekiniyorum işin doğrusu. Çünkü dava devam ederken, davayı etkileyecek bir konuşma veya beyanda bulunmak istemiyorum. Veyahut bir yazılı belge sunmak istemiyorum. Fakat bir tek o değil mesela Agartha Derin devleti adında da bir kitabım var şu onu da hazırlıyorum. Agartha Derin Devleti. Biliyorsunuz Agartha’dan bahsediyorlar. Agartha aslında şeytanın halüsinasyonlar göstertmesi sonucunda insanlarda oluşan hayali bir ülkedir. Masonların kullandığı bir sistemdir bu. Masonların kullandığı bir inançtır. Ve bunu bu örgüt almıştır biliyorsunuz Agarthaya dayandırıyorlar. Adeta uyuşturucu alanlar da duyarız bazen halüsinasyon görürler. Hayali vakalar görürler. Bunun gibi bir şey. Bu Agartha Derin Devleti yani komünist derin devlet tabi çok detaylı araştırılması gereken çok belgeye dayandırılması gereken bir çalışma onun için ben kitapta acele etmiyorum. Zaten bu soruşturmalarda kitabıma yeni yeni belgeler gelmesine vesile oluyor. O yüzden acele etmiyorum. Yani çünkü kitabım daha sıhhatli hale geliyor.
ÇAY TV: Anladım. Birazdan Ergenekon operasyonuyla Ak Parti kapatılma davası arasındaki bağ nedir size göre bunu konuşacağız ama müsaadenizle kısa bir reklam arası verelim.
ADNAN OKTAR: Tabi tabi, buyurun.
ÇAY TV: Konuyu malum herkes merak ediyor. Türkiye’de dünyanın birçok yerinde herkes bu anlamda neler yaşandığını neler ortaya çıkacağını merak ediyor. Bakalım Sayın Oktar ne düşünüyor. Ak Partinin kapatılması konusunda? Bu davayı nasıl değerlendiriyor? Efendim buyurun sizin görüşlerinizi alalım.
ADNAN OKTAR: Ben tabi genel olarak kapatmalara karşıyım. Yani her zaman her fikirde her düşüncede engellemeye karşıyım. Komünist Partisi kurulsun istediği gibi faaliyetlerini yapsın ama hakaret olmayacak bir. İkincisi terör olmayacak. Bu iki konu çok önemli. Terörü ve şiddeti teşvik etmeyecek. Her türlü fikir mesela masonlukta faaliyetini yapsın ama terörü teşvik etmeyecek ve ağzını bozmayacak tabir edeyim. Öyle söyleyeyim. Böyle olduktan sonra fikir hürriyeti ve demokrasi Türkiye için müthiş bir zenginliktir yani insanların beynini açar. Telif gücünü arttırır. Yani her şeyi Allah yaratırda fakat anlaşılması için yani insanların yaratıcı gücünü arttırır. Teşebbüs hürriyetini arttırır, insanlar daha atak olur öyle bir ortamda. Baskı olan ortamda insanların aklı dumura uğrar adeta, yani şevki kırılır gücü kırılır insan ruh taşıyan bir varlık. Fazla baskıya gelmez insan ama tabi devletimizin kanunları var, hukuku var bu hukuk içerisinde, kanunlar içerisinde bence en iyisi yapılacaktır diye düşünüyorum. Velev ki AKP kapatılsa bile tabi ki onun yerine bir parti kurulur ve parti devam eder.
Ama ben Türkiye’deki sağ partilerin hemen hemen hepsini desteklerim onu söyleyeyim. Yani MHP dahil hepsini desteklerim. Hatta Deniz Baykal’ı ben dindar bir insan olarak görüyorum ve milliyetçi samimi bir insan olarak görüyorum. Çünkü benim hiç kafamdan gitmez iki torunuyla camiye gidiyordu bayram namazına gidiyordu. Bu çok önemli bir mesaj yani ben Müslümanım dindarım, torunlarımda Müslüman dindar onlarında ilerde dindar olmasını istiyorum hatta camiye gitmelerini namaz kılmalarını istiyorum mesajı var onun içerisinde. Onun için insanları değerlendirirken yani sağcıdır, solcudur şöyle böyle değil de herkese şefkatle yaklaşmak lazım. Herkese sevgi ile bakmak lazım. Solcuda bizim kardeşimizdir sağcıda bizim kardeşimizdir. Hep beraberiz hep birlikteyiz. Aleviler, Sünniler, Şiiler hepsi bizim kardeşimiz. O birlik ruhu, o çok çok önemli, AKP’ye bakarken de.
ÇAY TV: İslam Birliğini savunan bir kişi olarak bu denli kardeşçe bir havayı ifade etmek çok önemli.
ADNAN OKTAR: Evet. Evet.
ÇAY TV: Davranışınızı…
ADNAN OKTAR: AKP’den mutlaka hayır çıkacaktır. Kapanırsa da hayırlı olur, kapanmazsa da hayırlı olur. Kapanırsa yerine başka bir parti kurulur devam eder. Kapanmazsa zaten devam edecektir. Ama illa kapanması gerekiyorsa onda da bir hayır vardır. Mutlaka bir güzellik vardır. Mühim olan hayır olması ve her şeyi Allah’ın yaratıyor olması. Çünkü kaderde olanlar olur. Yani mesela AKP kapatılması kaderde bu zaten belirli. Günü saati belirli. Kapanmışsa zaten kapanmış durumda. Kapanmadıysa devam ediyorsa zaten Allah katında o devam ediyor zaten şu anda. Yani AKP’nin kapatılmasına Allah karar verir. Kaderde karar vermiştir Allah. Karara da ihtiyacı yoktur Allah’ın. Ol der olur. Allah katında Kıyamette kopmuştur. Bütün insanlarda ölmüştür hatta dirilmişlerdir. Cennetlikler, Cehennemlikler yerlerini almışlardır. Kaderde her şey belirlenip bitmiştir tek bir an vardır. Tek bir an içerisinde Allah her şeyi yapıp bitirmiştir. Onun için Allah’a tevekkül edip hayır gözüyle bakıp, hayır beklemek en güzeli olur en doğrusu olur.
ÇAY TV: Yani sonuç ne olursa olsun öfkeye kapılmadan hayır gözüyle görmek lazım.
ADNAN OKTAR: Mutlaka hayır olur illaki hayır olur. Hiç ne tedirgin olmak, ne üzülmek, ne kızmak bunların hepsi çok yanlış olur. Çünkü Allah bir şey yaptığında en güzeliyle en iyisini yapar. Allah’a tevekkül edip hayır yönüne bakmak lazım.
ÇAY TV: Peki Ergenekon davasıyla bir bağlantısı var mı size göre Ak parti’ye kapatılma davası açılmasının?
ADNAN OKTAR: Şimdi Ergenekon’un nerelere uzandığı, bağlantılarının nerelerde olduğunu, adalet sistemi gittikçe çözüyor. Çözdükçe bu soruların cevabı da ortaya çıkar. Yani iyice çözülmesini beklemek lazım.
ÇAY TV: Öngörünüz var mı bu konuda?
ADNAN OKTAR: Şimdi ne desem sıhhatli olmaz ama iyice sonucunu beklemek lazım. Ben diyorum ki alakası yoktur. inşaAllah öyle umuyorum ama tabi bunu da söylüyorum sonucu beklemek daha iyi olur araştırmanın sonucunu beklemek.
ÇAY TV: Evet peki bu arada ilk bölümde bahsetmiştiniz. Ergenekon ve PKK bağlantısını ki Türkiye’de milyonlarca insan vatanın devamı olan milletin geleceğini korumak uğruna çocuğunu, kardeşini seve seve cepheye gönderiyor, şehit olmasında heyecanla Allah’a olan sevgi ve saygısıyla karşılayıp, acısını yüreğine gömüyor. Böyle bir tablo böyle bir duygu ortamı varken. Türkiye’de belirli kesimlerin ki özellikle bu anlamda çok ciddi iddialar ortaya atılıyor. İşte askeri kanaatte de bu iddiaların içine katılıyor. Böyle bir tablonun ortaya çıkması Ergenekon’la PKK bağlantısının ortaya çıkması Türk halkının size göre canını çok acıtır mı?
ADNAN OKTAR: Bizim milletimiz savaşlar geçirmiş, olaylar geçirmiş, ihtilaller geçirmiş, acıya tahammüllü bir millet, bunu da olgunlukla kavrayıp gereken tedbirleri alır diye düşünüyorum ama olay çok net PKK ile Ergenekon iç içe. Eğer Ergenekon örgütü dağıtılırsa PKK’ya mason desteği, Ergenekon desteği kesilirse, PKK en fazla bir ay devam edebilir ve derhal dağılır.
ÇAY TV: Peki Ergenekon olayında Tuncay Güney’in kilit adam olmasının sebebi nedir? Bu konuda bir görüşünüz vardır. Paylaşır mısınız bizimle nedir, bu anlamda neden belgeler kendisine geldi? Neden Tuncay Güney’e geldi? Neden kamuoyu bu anlamda bu ismi birden bire duydu? Hepsi planlı şeyler miydi bunların yoksa bu konuda nedir efendim ayrıca söylemek istediğiniz?
ADNAN OKTAR: Ben bu konuyla hiç ilgilenmedim. Çünkü Ergenekon’un yapılanmasının yüzyıldan daha fazla bir geçmişi var. Ve çok aleni ve açık yani küçük olaylarla anlatılacak bir olay değil. Yani lokal olaylarla anlatılacak bir şey değil. Dev bir yapılanma, dev bir felsefe ama hayret edilecek şekilde duvara çarpmıştır şu an Ergenekon örgütü yani hakikaten tepmez devrilmez olarak biliyordu Ergenekon. Yani hatta kıyamete kadar devam edecek gibi bir inançları vardı Ergenekoncuların. Hayret edilecek şekilde olay neticelenmiştir. Milletimizin basireti ve feraseti bence Allah onu vesile etti. Bu komitenin dağıtılması da rivayetlerde belirtilen bir husustur yani ahir zamanda böyle bir komite olacağı ve bunun da dağıtılacağı rivayetlerde hadislerde belirtilen bir husustur bu bir mucizedir Allah’ın bizlere verdiği bir mucizedir. Hayret edilecek bir şeydir. Hakikaten hemen hemen hiçbir hükümet buna cesaret edememişti. Ne Turgut Özal rahmetli gerekli tedbiri alabilmişti o dönemde cesaret edememişti benim kanaatim öyle tahmin ediyorum. Mesela rahmetli Ecevit’in zamanında da Ecevit’te bunun farkındaydı anladığım kadarıyla. Üslubundan bu anlaşılıyor. O da bu konunun üzerine gidememiş ama bu dönemde güzel bir netice meydana geldi. Bu çok büyük bir hayır inşaAllah.
ÇAY TV: Şu görüşe katılıyor musunuz? AK parti hükümeti bu anlamda, bu dönemde Ergenekon operasyonunun sonunu getiremezse bu konuda duruşunu tavrını koruyamazsa Ak parti hükümetinin sonu olur görüşüne katılıyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Ben size şunu söyleyeyim bu millet, bu devlet hep hayra ve güzelliğe doğru gidiyor. Ergenekon çok güzel neticelenecek ve bu komite kesinlikle dağıtılacak onu söyleyeyim. Bu hayırla neticelenecek ikinci bir ihtimal yok hele bu derece ortaya çıktıktan sonra bunun pek bir dönüşü olmaz. Bundan sonra Türk milletinin yolu açık inşaAllah. Hayır yolda dümdüz, güzel ilerleyecekler.
ÇAY TV: Evet peki Türkiye’de özellikle basın kuruluşları zaman zaman guruplara ayrılır bu anlamda hepsine farklı yakıştırmalar yapılır. İslamcı kesim işte basın, sosyal demokrat basın gibi laik basın gibi farklı isimler konulur. Ama son zamanlarda özellikle taraf gazetesini herkes konuşuyor. İşte açıkladığı belgeler, ortaya çıkardığı gizli kayıtlar, size göre Türk basını Türkiye’deki medya bu süreçte nasıl bir sınav veriyor?
ADNAN OKTAR: Bizim insanlarımız genelinde bizim solcumuz bile çok insancıldır. Yani gerçek anlamda ateist bir solcunun da olduğuna inanmıyorum ben Türkiye’de. Genelde samimiyete yatkın, hatta çok samimi birçok solcu insan olduğunu biliyorum görüyorum. Ama tabi her haberinde doğru olduğunu iddia edemeyiz fakat herkesin elbirliği ile bir şeylerin düzelmesi için güzel olması için hayra gitmesi için gayret ettiğini görüyorum çünkü medyanın gözü önünde bu kadar televizyon kanalları varken, basının gücü bu kadar yüksekken, internet ağı bu şekilde güçlüyken, eskisi gibi oyun ve dalavere yapılabileceğini pek tahmin etmiyorum artık. Bundan sonra çok güçtür. Çünkü her şey milletin gözü önünde oluyor. Anında duyuyor millet, milletin gözünün içine baka baka da kimse münasebetsizlik yapamaz tahmin ediyorum.
ÇAY TV: Bir haber anında milyonlara ulaşabiliyor bu sanırım. En güzel gelişmelerden birisi olsa gerek. Peki PKK terörünün bitirilmesindeki en etkin yol rol en etken yöntem nedir size göre?
ADNAN OKTAR: Şimdi masonluk desteğini çekse bile felsefi destek devam ettiği için ve bir gerilla savaşı yaptıkları için, yani çete savaşı yaptıkları için mücadele çok çok zor tabi. Yani gerilla yöntemi çok sinsi bir yöntemdir. Mesela askerimiz bizim aslan gibi merdane ortaya çıkıyor. Ama adam onu gidiyor kahpece uzakça onun hiç görmediği bir yerden yandan onun alnından şakağından vuruyor dürbünlü tüfekle yani kahpece yapıyor bunu yaparken. Onun için bu habis fikir ancak fikri mücadeleyle halledilir. Bunun tek çözümü Darwinizm’le ciddi mücadele, Darwinizm’in belinin tamamen kırılması, materyalist, ateist propagandanın Güneydoğu’’da komünistlerin yaptığı bu çalışmanın karşıtı güçlü bir çalışma yapılması ve antikomünist faaliyetin güçlendirilmesi. Bunun içinde mesela devletimiz bize öyle bir görev vermiş olsa bana şahsıma böyle bir görev verse yahut benim yolumu açılsa seve seve aşkla sevkle ben bu görevi yaparım.
ÇAY TV: Bu kadar.
ADNAN OKTAR: Tabi tabi ve kısa sürede de sonuç alacağımızı umuyorum.
ÇAY TV: Peki birazda siyasi iktidardan konuşalım. AK partiye desteğiniz olduğunu öyle bir algılamamız, öyle bir hatırlamamız var bizim. AK partiye Adnan Oktar’ın desteği var diye bir bilgimiz var. Bu doğruysa bu destek hala devam ediyor mu? Bu konudaki görüşünüzü almak istiyorum.
ADNAN OKTAR: Genelde benim arkadaş çevrem hep sağ partileri desteklerler gerçekten. AKP’li olanlar var, MHP’li olanlar var, DYP’yi de destekleyen var yani birçok destekleyen arkadaş gurubum var. Fakat benim şahsi kanaatim AKP eksikleri kusurları olsa bile samimi bir faaliyet içerisinde diye düşünüyorum. Sayın Tayip Erdoğan’ında ben samimi olduğuna inanıyorum. Yani bazı kişilerden böyle çok vahim izahlar duyuyorum yani bunlar ellerini vicdanlarına koysunlar. İnandırıcı değil bu yani tamam hatası eksiği olabilir ama çok vahim iddialar bunlar yakışık almıyor. Ayıp bunlar herkes elinden geldiği kadar bu vatanın, milletin iyi olması için hayrı için gayret ediyor. Kimse bu vatanın, milletin kötü olmasını istemez. Kötüye düşmesini istemez. Bu vatanın evladı ve seçilerek gelmiş bu insanlar. Büyük bir halk kitlesinin beğenisiyle, takdiriyle onayıyla gelmişler bu göreve, yani onları seçen insanlara karşıda saygılı bir ifade olmamış oluyor bu. Onun için faaliyetler yapılırken, siyasi çalışmalar yapılırken, kardeşçe ve sevgi dolu bir üslubun olması böyle yıpratıcı ağır üsluplardan kaçınılması, çok doğru olur diye düşünüyorum.
ÇAY TV: Peki, Ak Parti Yahudi lobilerle iç içe olmakla suçlayanlar var. Bu görüşe katılıyor musunuz? Yahudi lobisi yani eğer dindar Yahudi’yse, dindar Hıristiyan’sa ee zaten bunlarla görüşülür, zaten konuşulur. Yani samimiyseler. Peygamber Efendimizde görüşüyordu Yahudilerle, onlarla ticaret yapıyordu. Bağlantısı oluyordu. Hıristiyanlarla da bağlantısı oluyordu bu bir suç değildir. Ama ateist Siyonistler, masonik karanlık örgütler ve çeteler bunlar sorundur. Ergenekon çetesi gibi komünist derin devlet örgütlenmeleri asıl büyük tehlikedir. Bunlarla bağlantıyı ben çirkin görüyorum. Yanlış görüyorum. Yoksa pek tabi ki yani dünyada iki büyük semavi ehli kitap dini var. Yani İslam dininin dışında, gerçek hak din olan İslam Dinin dışında. Biri Hıristiyanlık, biri Yahudilik. Tabi ki Hıristiyanlarla, Yahudilerle Müslümanların bir bağlantısı olur. Bu çok makul Peygamber Efendimizin devrinde olduğu gibi aynı şekilde olacaktır. Peki siz programın ilk bölümünde, Türkiye’nin her şartta her önlerinin açık olduğunu ve iyiye gittiği ifade ettiniz.
ADNAN OKTAR: Evet.
ÇAY TV: Ama ekonomik kriz yaygaraları halkı çok ciddi tedirgin ediyor. Bu anlamda içe kapanış söz konusu, yeniden kaygılarda olduğu için, herkes kendine göre bir tedariklik durumunu ortaya çıkartıyor. Önümüzdeki Türkiye için kriz bekliyor musunuz Sayın Oktar.
ADNAN OKTAR: Bizim milletimiz sadece huzur ister. Huzur, sevgi, barış ve kardeşlik, Yarım ekmek getirin, az bir şeyde yanında peynir olsun bizim milletimiz onunla yetinir ama ona bol bol yiyecek getirin, bol bol maddi imkan sağlayın ama huzuru ortadan kaldırsanız bunu istemez. Hükümetlerin en acil görevi huzurdur. Yani millete huzur getirmek bu da demokrasiyle barışla ve kardeşlik inancıyla olur. Bunun üzerinde durmak lazım. Bizim milletimiz çok ekonomik sıkıntılardan badirelerden geçmiştir. Hiçbir şekilde ne ahlakından ödün vermiştir, ne kişiliğinden ödün vermiştir. Ayrıca ekonomik yönden de güçlenmeye doğru gidiyoruz. Yani Türk İslam Birliği içerisinde çok çok zengin olacak Türkiye. Önümüzdeki günler içinde çok çok zengin olacak onu söyleyeyim. Yani mal fazlalığı sıkıntı olacak o hale gelecek mal eksikliği.
ÇAY TV: İnsanın tebessüm edeceği geliyor keşke.
ADNAN OKTAR: Tabi.
ÇAY TV: Böyle bir şey gerçek olsa diyor.
ADNAN OKTAR: Tabi un var, yağ var, şeker var sadece helva yapılacak başka bir şey yok.
ÇAY TV: Sadece bunun yöntemi her şeyi mevcut. Şartları oluşturmak ve uygulamak lazım diyorsunuz. Peki önümüzdeki 3 yıl yani şöyle diyelim Türkiye size göre siyasi anlamda seçim süreci normal şartlarda işlerse, yani seçim beş yılda bir gerçekleşirse bundan sonraki süreç içerisinde 3 yıl da ne tür gelişmelere maruz kalırız? Yani örneğin AK Parti kapatılmadı siyasi süreç devam etti. Kesintiye uğramadı, erken seçim ortaya çıkmadı. Önümüzdeki 3 yıla nasıl bir tabloyla bakıyorsunuz yine benzer böyle sıkıntılar yaşanabilir mi? Bunlara hazır olmak mı gerekir size göre yoksa bu dönemden sonra her şey daha tırmanışa mı geçecek olumlu açıdan?
ADNAN OKTAR: Böyle bir kuraklık dönemi ve kıtlık ve zorluk dönemi olacağı bu dönem için hadislerde belirtilmiş Peygamber Efendimizin hadislerinde var bu. Bu bir ahir zaman alametidir.
ÇAY TV: Çok SMS’ imiz var bu konuda çok SMS’ imiz.
ADNAN OKTAR: Evet bu bir ahir zaman alameti ve Peygamberimizin Bir Mucizesidir. Ama bütün bunlara rağmen bunun arkasından bir bolluk dönemi gelecek inşaAllah. Uzun bir bolluk dönemi gelecek buna Kuran’da da işaret vardır. Hz. Yusuf kıssasında, 7 yıl kıtlık, 7 yıl bolluk geçer Kuran Ayet’inde mealen yaklaşık. Böyle bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Ama milletin, maneviyatına, mukaddesatına, huzuruna, milletimizin birbirini sevmesine, dost olmasına yönelik her parti kazanır yani bunu hedefleyen her parti kazanır. Ve kazanacaktır ve ama muhtemelen önümüzdeki yıllarda yine AKP önde gidecek gibi görünüyor benim anladığım.
ÇAY TV: Bu 7 yıl kuraklık dönemi bitmek üzere mi?
ADNAN OKTAR: Belki bir dönemindeyiz. Yani bir bölümündeyiz. Fakat öyle bir dönemin olacağı çok açık belirtilmiş. Çünkü ahir zaman alametleri 300 tane alamet vardır yaklaşık. Hepsi çıkmıştır. Onlardan bir tanesi de budur.
ÇAY TV: Peki dünya yok olmaya gidiyor şeklinde yorumlanıyor gibi. Bazı doğa, doğanın ortaya çıkarttığı gerçekler bu anlamda dünya yok olmaya gidiyor görüşünü ortaya çıkartıyor. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
ADNAN OKTAR: E tabi Peygamber Efendimiz’in gelişi bir kıyamet alametidir zaten O son peygamberdir, son elçi, son resuldur. Ondan sonra zaten Peygamber gelmeyecek buradan da anlaşılıyor kıyametin yakın olduğu. Ama kıyametten öncede Mehdi’nin zuhuru var. İsa Aleyhisselam’ın inişi var ve bununla ilgili ön alametler vardır. Bunların hepsi zuhur etmiştir. Afganistan’ın işgali mesela Mehdi’nin ve İsa’nın zuhur alametidir. Bu olmuştur. Irak’ın işgal edilmesi, yabancı devletler tarafından işgal edilmesi, özellikle yabancı devletler olarak belirtiyor Peygamberimiz hadisinde olmuştur. Fırat’ın suyunun kesilmesi baraj ile kesilmiştir. Fırat’ın suyunun kesildi diye gazetelerde yazdı bu şekilde bu açıkça da oluştu. 15 gün arayla Ramazan ayında ay ve güneş tutulmaları olmuştur. Bu da kıyamet alametidir ve Mehdi’nin ve İsa’nın zuhur alametlerindendir bu da olmuştur. Mesela Güneşte bir alamet oluştu dendi buda oldu. 300’e yakındır bu alametler tamamı olmuştur. Bu da Peygamber Efendimizin izahlarının (s.a.v) bütün izahlarının doğru olduğunun da bir kanıtıdır ve zamanın sıcak geliştiğini de görüyoruz. Yani Peygamber Efendimizden sonra bütün olaylar hiç kesintisiz aynı tarif ettiği şekilde Peygamber Efendimizin izahları gibi devam ediyor ve edecekte.
ÇAY TV: Peki önümüzdeki dönemde birazdan konuşacağız Hz. İsa’yı, Mehdi’yi bunları daha detaylıca ele alacağız ama şunu sorayım. Önümüzdeki dönemde siz su ve gıda savaşı bekliyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Su ve gıda savaşının sebebi, egoistlik, bencilliktir. Egoistlik, bencillik Türk-İslam birliği ile ortadan kalkacaktır. Dünyanın suyu da çok bol, gıdası da çok bol, bu dünyadaki insan sayısının en az 20–30 mislisini daha dünya besleyecek durumda. Suda bol bol yetecek gibidir. Böyle bir sorun yok. Sadece terör sorunu var. Egoistlik ve bencillik sorunu var. Başka bir sorun yok. Bunlar ortadan kalktığı zaman sorun hallolacaktır.
ÇAY TV: Peki birazda sizin Efendim Cemaatlere bakışınızı konuşalım. Cemaatler Türkiye’de hemen her dönem tartışılır ama son zamanlarda iyice tartışılmaya başlandı. Sizin bu anlamda işte farklı cemaatler var. İsimleri malum hepimiz biliyoruz. Bu cemaatlerin liderleriyle görüşme, görüşüyor musunuz? Onlarla irtibatınız var mı? Bunları da konuşalım efendim.
ÇAY TV: Türkiye’de dini cemaatler ve bunların liderleri ehlisünnet inancında yahut ehlisünnet olmayanlarda mesela Alevilerle de geçenlerde konuştum. Çok Efendi bir insan. Çok nezih bir insan. Bir kanal tam ismi şu an aklımda değil de. Tam böyle kamil bir insan, güzel ahlaklı hepsi öyledir Alevilerin. Güzel insanlardır. Aynı şekilde Türkiye’deki tarikatların yahut cemaatlerin önde gelenleri de öyledir. Mesela ben Mahmut hocayla görüştüm. Çok mazlum ve çok efendi. Çok halim selim bir insan bayağı alim. Ve değerli bir insan. Fethullah hocamızı şeyde gördüm rahmetli Adnan Menderes’in herhalde o cenazesinin gelmesi töreni vardı oradaydı hatırladığım kadarıyla, Yani tam iyi hatırlayamıyorum. Orada görmüştüm. Fakat yanına fazla yaklaşmadım. Fakat insan olarak gördüğüm kadarıyla televizyonda gördüğüm görüntülerinden başka şeylerden. Çok halim selim bir insan o da çok efendi, mazlum. Yani o kadar acayip şeyler söylüyorlar ki o muhterem insan için yani insanın vicdanını çok çok zorlayan şeyler. Bence böyle izahlara hiç gerek yok. Çok samimi değerlendirmek lazım. Soldaki insanları değerlendirirken böyle zalimane bir üslup kullanmak doğru değil. Dindarları değerlendirirken böyle bir zalimane üslup kullanmak doğru değil. Her şeyi samimi dürüst olarak değerlendirmek. İnsanları da samimi ve dürüst olarak gözlemlemek en doğru olan olur.
ÇAY TV: Peki size samimice sorsak Nurcu musunuz diye?
ADNAN OKTAR: Bence Nurcu ağırlık vardır tabi, Said Nursi Hazretleri’nin çok ama pek çok severim. Çok değerli ve büyük bir alemdir. Onun değerini daha insanlar o kadar anlayamadılar. Çok olağanüstü bir insan, çok çok şaşırtıcı bir insan, mesela 1971’deki olayları, yıllar öncesinden haber vermiştir. 81’deki olayları haber vermiştir. 91’deki olayları gelişmeleri anlatmıştır. 98’deki 97 yılında olacak olayları bilmiştir. Mezarının yıkılacağını bildirmiştir. Ölüsünün, cenazesinin kaybolacağını bildirmiştir. Rusya’nın yıkılacağını bildirmiştir ve bütün dedikleri ortaya çıkmıştır ve son olarak onun inşaAllah istihracatından, son sözlerinden onu bekliyoruz. 2001 ve 2011 ve 2021 yıllarını bildiriyor. İslam ahlakının tamamen hakim olmasıyla ilgili yıllardır bunlar. Said Nursi Hazretlerinin sözlerindendir bunlar. Onları bekliyoruz inşaAllah ama her söylediği kesin doğru çıkmıştır. Mesela bu tohumlar diyor. Eğer şimdi ıslah olmazlarsa, 20 yıl sonra diyor tokatları dehşetli olacak diyor ve terörün başlayacağını söylüyor 71 yılında. Hayret edilecek şey. Kuran ayetini çıkarmış yani çok şaşırtıcı bir insan. Çok çok olağanüstü bir insan.
ÇAY TV: Peki dindar insanı nasıl tarif edersiniz? Örneğin bugünlerde işte kılık kıyafetle ilgili tartışmalar yaşanıyor. Çarşaf, cübbe, sarık gibi, işte eşarbın birde değişik adlandırılması yaşanıyor sizce dindar insan nedir? Örneğin işte az önce örnekte kullanmış olduğum gibi cüppesi olmayan, sarığı olmayan insanlarda takva olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Pek tabi ki olur. Yani bu öyle bir kural olmadığı çok açık. Bunu herkes bilir Peygamber Efendimiz o devrin kıyafetlerini giyiyordu. O devrin kıyafetleri oydu. Ama asrımızdaki insanlarda bu asrın kıyafetlerini giyiyorlar. Bu da doğru ama mesela Peygamber Efendimizin zamanının kıyafetini giymek isteyen bir insanda hoşuna gidiyorsa giyer. Özellikle başörtülü hanım kızların mağdur edilmeleri beni çok üzüyor yani. Çok rencide ediyor. Çok rahatsız ediyor. Girsin o çocuklar okusunlar. Benim zamanımda okuyorlardı hiç bir şey de olmuyordu. Yani mesela ben akademideyken iki hanım kız vardı. Rahat rahat girip okuyorlardı kimseyi de rahatsız etmiyorlardı. Bence bu konunun çok üzerine gidilmesinden bir rahatsızlık meydana geldi. Çok dillendirilmeseydi konu herhalde çok rahat hallolurdu diye düşünüyorum. İyi bir Müslüman bence en samimi olan insandır “Allah katında en iyi olanınız en takva olanınızdır” diyor Allah, şeytan’dan Allah’a sığınırım “ancak samimi olan kullarım kurtuluşa erer” diyor Allah demek ki son derece samimi olacağız. Samimi olanda zaten takva olmuş oluyor.
ÇAY TV: Evet siz ilme önem veren değerli bir yazarsınız, değerli bir bilim adamısınız. Yakın tarihe kadar Türkiye’de tartışıldı işte televizyon izlemek günahtır diye radyolar eve girerse işte şu olur bu olur. Şimdi dindar biri müzik internet televizyon gibi unsurlardan uzak mı durması gerekir size göre?
ADNAN OKTAR: Bunlar tabi çok acı şeyler. İnsan bunu cevap dahi vermek istemem.
ÇAY TV: Cevap vermenizi isterim çünkü bu açıdan izleyenlerde fikir sahibi olacak. Yıllardan beri teknolojiyle ilimle çok yakından haşır neşir olan bir isimsiniz.
ADNAN OKTAR: Allah zaten interneti, televizyonu, İslam’ın dünyaya hakimiyeti için yarattı. Hz. İsa’nın inişi için, Mehdi’nin zuhuru için meydana getirilmiş sebeplerdir bunlar zaten ve çok çok büyük bir nimettir. İslam’ın Kuran ahlakının etrafa yayılması için, İslam ahlakının hakim olması için çok çok büyük bir nimetti bir insan reddederse çok çok anormal bir hareket yapmış olur. Bütün teknolojik nimetler bizler içindir. Hepsini tabi ki Müslüman en güzel şekilde kullanacaktır. Çünkü Müslüman olmak çok lüks bir şeydir bir insan için. Müslüman dünyanın en kaliteli insanıdır. En klass insanıdır ve en güzel yaşayan insanıdır. Hatta Allah diyor ayette şeytandan Allah’a sığınırım. “Dünyada sizin için ahirette yalnız sizin için” diyor. Bütün dünya nimetleri Müslümanlar içindir. İnananlar içindir. Ahirette de yalnız Müslümanlar için olacak inşaAllah. Onun için Allah’ın nimetlerine böyle çeşitli isimler vererek şu helal, hatta ayette Allah şeytandan Allah’a sığınırım. “Diliniz yalana alıştığı için şu helaldir, şu haramdır demeyin” diyor Allah. Ayet var. Yani Allah’ın nimetlerini haram kılmak haramdır. Asıl haram önemli haramlardan biriside odur. Onun için bu tarz izahlardan kaçınmakta çok büyük fayda var. Mesela biz televizyonda şu an konuşuyoruz çok çok büyük bir nimet şimdi bunu haram diye kapatırsa bir insan doğru hareket etmiş olur mu? Ama programlarda hoşlanmadığı bir şey varsa. Yanlış gördüğü bir şey varsa kumandası var basarsın kapanır. Olur biter.
ÇAY TV: Yani sonuçta şunu söyleyebilir miyiz? İlim dinimizden, din adamlarımızdan uzak kaldığı dönemde, Müslüman da hakikaten çok ciddi anlamda kayıplara uğramışlardır.
ADNAN OKTAR: Müslümanların çektikleri acının tek sebebi o. Dışarıdan bir baskı olmadı Müslümanlara, dışarıdan gelen şiddetten kaynaklanmadı. Kendi içinde Müslümanlar çok kendilerini açmaza soktular ama bundan sonra bir aydınlanma bir ferahlanma, bir gelişme çağı başladı inşaAllah. Artık Müslümanların beyni pırıl pırıl böyle gittikçe açılıyor. Daha güzel noktalara doğru gidiyorlar. inşaAllah çok iyi olacak yani o devirler geçti artık.
ÇAY TV: Peki dinler arası diyaloğu nasıl değerlendiriyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Ben dinler arası diyalog diyince bir Hıristiyan olur. Dindar bir Hıristiyan gidersin evine yemek yersin hal hatır sorarsın. Ticaret yaparsın konuşursun ben böyle anlıyorum. Peygamber Efendimiz zamanında da buydu. Yahudi de öyle mesela sinagogdan çıkar. Gider onun mesela lokantası varsa gider orada yemeğini yersin konuşursun evine ziyarete gidersin. Hatta Hıristiyanlardan kız alınılabilir, evlenilebilinir. Yahudilerden de kız alınıp evlenilebilir. Yani ben bunu bu şekilde biliyorum. Bunun anormal bir yönünü göremiyorum. Göremem de çünkü Peygamberimiz uygulaması var.
ÇAY TV: Peki siz Hz. Mehdi ve Hz. İsa’nın ahir zamanda geleceğini söylüyorsunuz. Önce Mehdi konusundan başlayalım az önce kısaca değindiniz ama biraz daha açmak lazım çünkü sizinle özdeşleşmiş bir konu bu. Sıkça gündeme geliyor ve sizin bu konuda önemli açıklamalarınız var. Mehdi nedir? Kimdir ve neden gelecektir?
ADNAN OKTAR: Her meyusiyet, meyus olan vakitte Said Nursi Hazretleri de bunu söylüyor. Diğer rivayetlerde de var. Her dönemde Allah bir kurtarıcı, bir olayı çözen bir insan göndermiştir. Geçmiş dönemlerde bu böyle olmuştur. Ahir zamanın bu önemli fitnesi zamanında da en şiddetli bu zorluk döneminde de Allah iki tane müjde vermiştir. Biri Mehdi ki Peygamber Efendimizin neslinden alim bir şahıstır. İki Hz. İsa’nın nuzulü bu iki şahıs birleşerek. Hıristiyanlığı ve Müslümanlığı tek din haline getirecekler ve tek Müslümanlık kalacak. Hıristiyanlık tesafi edecek yani Hz. İsa’nın Müslüman olmasından dolayı Hıristiyanlarda da ona bağlı oldukları için hepsi Müslüman olmuş olacaklar ve tek din İslamiyet dini kalacak inşaAllah ve ahir zamanda din bütün dünyaya hakim olacak. Hatta Allah ayette şeytandan Allah’a sığınırım Hz. İsa’ya diyor ‘sana inanmayacak tek bir fert kalmayacak’ diyor Allah. Sana inanmayan tek fert kalmayacak herkes Hz. İsa’ya inanacak inşaAllah. ‘O kıyamet için bir alamettir’ diyor ayrıca Hz. İsa için rivayette, ‘kıyamete kadar sana bağlı olanları hakim kılacağım’ diyor Allah ayette yine bir ayetinde, Hz. İsa’nın inişi, çok açıktır. Kuran ayetleriyle sarihtir. Ayrıca Sahihi Buhari, Sahihi Müslim, İbn-i Mace, gibi sahih hadis kitaplarında da çok çok açık belirtilmiştir. Mehdi’nin gelişi de dört hak mezhepte kesindir. Hambeli, maliki, şafi, Hanefi, Hambeli maliki ve şafi işte hepsi bütün mezheplerde dört hak mezhepte de Mehdi’nin gelişi kesindir. Bu dört mezhep imamının hiçbiri aksini iddia etmemiştir. Yani hepsi kitaplarında Mehdi’nin geleceğini açık açık söylemektedirler. Mehdi’nin gelmeyeceği iddiasında bulunanlar ehlisünnet inancı veya Şii inancının dışında olanlardı. Ehlisünnette ve Şii inancında aksine bir düşünce yoktur. Alevilikte de yoktur.
ÇAY TV: Biraz daha açabilir miyiz?
ADNAN OKTAR: Mehdi’nin en keskin alamet bir tane alameti vardır. Bütün İslam dünyaya hakim olur. İslam ahlakı bütün dünyaya hakim olur. İsa ile beraber namaz kılarlar bizde deriz ki bu şahıs herhalde Mehdi diyeceğiz. Kesin değil ama Allah-u alem Mehdi diyeceğiz. Bu şekildedir. Ama tabi dış alametleri var Mehdi’nin yani beden alametleri var. Ama bu yeterli değildir. İşte alnı geniştir, burnu küçüktür, işte omuzu geniştir diyor, orta boyludur diyor Mehdi için rivayetlerde. Saçı siyahtır, işte sakalı nuru işte yüzüne yansır diyor rivayetlerde sırtında ben vardır diyor Peygamber Efendimizde olduğu gibi bir ben bulunur diyor. Mesela karnı geniştir diyor. Uylukları geniştir diyor. Çok fazla yani Mehdiyi çok kapsamlı tarif eden rivayetler vardır. Hz. İsa’yı da öyle detaylı tarif eden rivayetler vardır. Mesela kızıl saçlıdır Hz. İsa, Geniş omuzludur, atletik yapılıdır. Buna benzer çok detaylı bilgiler vardır ama asıl geldiğinde gösterttiği mucizeden insanlar Hz. İsa’nın, İsa olduğunu anlayacaklar bütün Hıristiyan alemi onun sayesinde inşaAllah Müslüman olacak.
ÇAY TV: Evet Peki Peygamberimiz Hz. Peygamberimizin vefatından bugüne her zaman Mehdi beklenmiş. Hatta bugüne kadar bu gerçekleşmemiş ama öyle biliyoruz en azından ama Osmanlı döneminde bile dünyaya işte Osmanlı adaleti getirmiş birçok huzur bölgeye huzur getirmiş fakat Mehdi gelecek diye o dönemde de böyle bir beklenti söz konusu olmuş. Bu beklenti doğru mu mantık mı size göre? Gerçi az önce kısmen bunu doğru mantık diye değerlendirdiniz ama bir kez daha Osmanlı bağlantısıyla soralım istedik bu soruyu.
ADNAN OKTAR: Hatta tabiin zamanda, tebe-i tabiin ve tabiin zamanında yani sahabelerden bir kuşak sonra Mehdi beklenmiştir. Hatta diyor ki Said Nursi Hazretleri 1400 sene sonra olacak bir hakikati, asırlarında olacak zannetmişlerdir diyor ve açıkça buradan tarif ediyor. Hicri 1400 yani 1400’ü şu an geçmiş durumdayız. Said Nursi’nin dediğine göre, Hatta Fatih Sultan Mehmet Hazretleri İstanbul’u fethetmek istememiştir. Mehdi fethedecek burayı ben onun için fethetmek istemiyorum demiştir. Herhalde zannediyorum hoca Akşemsettin sen maddi olarak fethedeceksin. O manen fethedecek demiştir. Mehdi’nin İstanbul’u manen fethedeceğini söylemiştir. Ondan sonra fatih ikna olmuştur. İstanbul’u fethetmeye. İlk defa Mehdi’nin çıkış alametleri Peygamber Efendimiz’in döneminden sonra 1400 yıl sonra ilk defa tamamı toplu olarak ilk defa ortaya çıkmıştır alametleri. Yani daha önce tarihte hiç olmamıştır bu. Yani demin saydığım Afganistan’ın işgali, İran-Irak savaşı hatta, Irak’ı yabancı ülkelerin işgal etmesi, Müslümanların başında bir lider olmaması, yani çok çok fazla alamet var. Bunların tamamı ilk defa hicri 1400 ile bu zaman içerisinde yani 20–30 yıllık zaman dilimi içerisinde ilk defa tarihte olmuştur. O yüzden Mehdi’nin çıkışının bu yüzyılda olacağı neredeyse kesin gibi gibi bir şey çok açık. Said Nursi’nin hazretleri de bu yönde zaten. Ama bütün alametler ilk defa bu zamanda olduğu için buradan da bunun kesinliğini anlıyoruz inşaAllah.
ÇAY TV: Peki sizinle ilgili bağlantı bu konuyla ilgili sizin yaptığınız bütün bu çalışmaların altında Mehdi olmanızla ilgili bağlantı kuruluyor. İşte Sayın Adnan Oktar, Mehdiyim iddialarını gerçekleştirmek için çalışmalar yapıyor şeklinde iddialar da var. Nasıl karşılıyorsunuz Efendim?
ADNAN OKTAR: Bir kere dinen hiçbir Müslüman ben Mehdiyim diyemez. Yani dediğinde din ile alakası kalmaz. Bir başka şahısta zaten çıkıp falanca kişi Mehdidir diyemez o yüzden bu konu kesindir. Ve Mehdi zaten ben lider olayım diye ortaya çıkmayacaktır. Böyle bir şeyde yok rivayetlerde belirtilmiş. Zorla diyor o Mehdilik görevi ona tevdi edilir deniyor rivayette. Yani Mehdi’nin zorlanarak hatta tehditle diyor bu görevi kabul eder diyor. Ben yoksa ben bu konuda ehil bir insan değilim der diyor rivayette. Yani başka insanlar bu görevi yapsın der. Fakat o tehdit ile zorla başa getirilir diyor. Hatta işte evinden yönetir. Sedirinden yönetir diye çok çok detaylı detaylar var. Harun Yahya. Net. Harun Yahya. Org sitelerine girildiğinde bunu zaten görebilir herkes oradan bakabilirler. Ahir zaman ile ilgili sitelere bakabilirler. Fakat Mehdi konusunu kim incelerse hep genellikle şüphe edilir. Acaba Mehdilik iddiası var mı diye.
ÇAY TV: Hatta sizinle ilgili mesela fiziki açıdan tariflerin kendinize uymasıyla ilgili bağlantı kurulur. Adnan Hoca yok diyor ama fiziki anlamda verdiği örnekler kendisine uyuyor gibi.
ADNAN OKTAR: Hayır, ben inkar etmiyorum tamam uyuyor doğru ama bu bir iddia için hiçbir şekilde yeterli bir şey değildir. Yani delil değildir. Bu zaten şahısta böyle bir iddiada bulunamaz zaten en başta. Yani hiçbir şahıs benim işte kaşım benziyor. Gözüm benziyor diye böyle bir iddiada bulunamaz. Fakat bu konuda kitap yazan araştırma yapan herkeste bu genellikle bu şüphe oluşur. Bu şekilde iddia edilir mesela Mustafa Kaplan vardı onun öyle yazıları oldu. Herhalde dediler o Mehdilik iddia ediyor. Bir başka kişi daha vardı. Aynı şekilde oda öyle herhalde Mehdilik iddia ediyor diyorlardı. Halbuki bu konu çok meşhur ve ünlü bir konudur dört mezhebin ittifak ettiği bir konudur. Ve ahir zamanın çok önemli bir konusudur. Bir Müslümanın araştırmacının, bilgi sahibi olan bir kişinin bu konudan habersizmiş gibi davranması düşünülemez tabi ki ehlisünnetin temel düşüncelerinden biri olan bu düşünceyi bu inancı ve gerçekleştiği açık açık görülen bu gerçeği tabi ki izah edeceğim tabi ki anlatacağım.
ÇAY TV: Peki bir site kurduğunuz Mehdi’nin hapsedileceği konusunda yorumlar yaptınız. Bununda sizin ceza almanızla ilgili döneme denk getirilmesi bu anlamda yine Mehdi ile ilgili bağlantı olarak işte Adnan Hoca bakınız ceza aldı hemen akabinde Mehdi hapsedilecek şeklinde bir yorum ortaya çıkarttı şeklinde.
ADNAN OKTAR: Evet.
ADNAN OKTAR: Mehdi’nin lakaplarından bir tanesi de gaiptir, hakikaten kaybolandır. İki kere kaybolacaktır. Mehdi biri kısa, biri uzun kaybolması vardır. Ama benim kaybolmalarım Tımarhane, akıl hastanesine kapatıldım, daha önce yine hapsedildim. Ama hepsinde beraat ettim, daha öncede biliyorsunuz tutuklandım 9 ay hapiste yatmıştım. Tek bir söz Türk milletindenim, Türk kavmindenim İslam milletindenim sözünden dolayı 9 ay hapiste yatmıştım. 10 ayda akıl hastanesinde yatırmışlardı. Ama Allah’a şükür hepsinden beraat ettim. Çünkü zaten Türk kavmindenim doğru bu, İslam milletindenim oda doğru yani İslam dinindenim o anlama geliyor. Onun için bu çile dönemlerini zaten ben yaşadım. Onun için yani yeni bir cezaya onunla bağlantı kurmakta yersiz olur ama Allah yolunda mücadele eden insan tabi sürekli hapishaneye girer çıkar bu çok normaldir. Said Nursi Hazretleri o yaşlı haliyle, o zayıf haliyle defalarca hapse girip çıkmıştır. Toplam 30 yıl hapiste yatmıştır Said Nursi hazretleri. Biz daha dur bakalım bir yıl, iki iki yıl falan yattık.
ÇAY TV: Peki başka bir yorum işte Mehdi’nin ekibinin 314 kişiden oluşacağı ama sizin ekibinizin 300 kişiden oluştuğuna dair yine bağlantı yine bir yaklaşımda bulunuluyor bunu nasıl efendim cevaplayacaksınız?
ADNAN OKTAR: İşte bunlar yani bu tip delillerin hiç biri bağlayıcı delil olmaz ama tabi ki her Müslüman Mehdi olmak ister. Yani istemesi gerekir yani öncü olmak ister. Çünkü ayette, ayet var. Şeytandan Allah’a sığınırım “bizi takva sahiplerine önderler kıl” diyor Allah ayet var. Yani Müslüman tabi ki önder olmak isteyecektir. Yani takva olmak isteyecektir. Allah’ın veli kulu olmasını ister. Bunun için gayret eder. Ama yani ben Mehdi olacağım diyince Mehdi olunmaz. Çünkü Mehdi olmak kaderdedir. Allah’ın kaderde yazdığı bir tane Mehdi vardır. O da zuhur edecektir. Onu durdurmanın imkanı yoktur. Ama ben en fazla Mehdi’nin öncüsü olabilirim, ona ortam hazırlayan bir insan olabilirim.
ÇAY TV: Evet. Peki, sanırım umarım izleyicilerimiz bu anlamda merak ettikleri ölçüde cevap bulmuşlardır sorularına. Şu an Hz. Mehdi ve İsa yeryüzünde mi size göre?
ADNAN OKTAR: Bence Mehdi geldi. Fakat İsa’nın gelişi biraz daha var. Çünkü İsa’nın gelişi için bütün bu ateist sistemin oradan kalkması gerekiyor. Yani Mehdi’nin görevini Said Nursi Hazretleri maddiyyun ve tabiiyyun taunu birinci görevi diyor ve asıl büyük görevi diyor. Maddiyyun ve tabiiyyun taununun ortadan kaldırmasıdır diyor. Felsefeyi tam susturacak tarzda. Beşere ders vermesidir diyor. Bu da maddiyyun tabiiyyun taunu yani materyalizm, Darwinizm’dir. Tabiiyyundan kastedilen budur bunu tamamen ortadan kaldıracak diyor. Birinci görevi budur diyor. Fakat insanlar onu saltanat aleminde bekledikleri için diyor çok şaşaalı ve gösterişli gelecek zannederler diyor. Hatta diyor Mehdi kendisi dahi kendisini bilmez diyor. O şahsi ahir zaman yani o kişiler ancak diyor imanın nuruyla belki tanınabilirler diyor. İsa’da geldiği vakit kendisinin İsa olduğunu bilmeyecek sonradan anlayacak İsa olduğunu Mehdi de kendisinin Mehdi olduğunu bilmez. Hatta ölünceye kadarda bilmez. Yani çünkü öyle bir iddiada bulunmayacak. Biz sadece öyle olduğunu zannedeceğiz. İkinci, üçüncü vazifelerini ayrı anlatıyor. Fakat asıl birinci vazifesi çok önemlidir diyor Said Nursi hatta avama dahi diyor ders verir hatta aslında aydın tabakaya yöneleceğini söylüyor Mehdi’nin Said Nursi Hatta diyor avamın dahi diyor imanını güçlendirmek, görevini yapacağını insanların Müslümanların imanlarını muhafazayla görevli olacağını söylüyor. Bunun içinde asıl görevinin maddiyyun maddiyyun tabiiyyun taunu ortadan kaldırmak yani Darwinizm ve materyalizmi tamamen yıkacak diyor.
ÇAY TV: Peki zaman zaman şöyle bir yorum yapılıyor Hz. Peygamberimizden sonra başka peygamber gelmeyeceği Kuran’ı Kerim’de belirtiliyor. Hz. İsa gelecek şeklinde bir beklenti Kuran’ı Kerim’e ters düşer mi? Nedir bu konuda? Bu merakı nasıl giderebiliriz?
ADNAN OKTAR: Hz. İsa geldiğinde sadece kitaplı bir peygamber olarak gelmeyecek. Yani yeni bir kitap getirmeyecek. Kuran’a tabi olan bir insan olarak gelecek yani bir tabi olan peygamber olarak gelecek şöyle ki daha önce zaten Musevi’ydi Hz. Musa, Musevilikten Hıristiyanlığa geçti. Allah onu Hıristiyan haline getirdi. Şimdi Hıristiyanlıktan Müslümanlığa geçecek. Yani daha önce yaptığını devam ettirmiş oluyor. İsa Aleyhisselam.
ÇAY TV: Yani Hıristiyan olarak değil Müslüman olarak dünyaya gelecek diyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Evet ve tabi olmuş olacak.
ÇAY TV: O zaman Hıristiyan ortadan kalkıyor bu durumda.
ADNAN OKTAR: Yani bütün Hıristiyan alemi Müslüman olacak, burada Hıristiyan propagandası tabiki yok. Yani zaten bu dinin tahrif edilmiş olması, Hıristiyanlık dininin tahrif edilmesinden dolayı, Said Nursi Hüsnü hatimesi diyor bu dinin. Yani güzel netice ile bitmesi için diyor ancak diyor mucizatlı peygamber gerekir diyor yani bu Deccaliyet düşüncesine karşı Darwinizm’e karşı çok etkili bir sistem kurulacağını belirtiyor.
ÇAY TV: Peki Hz. Mehdi’nin, Peki Mehdi’nin mücadele edeceği Deccal kim? insan mı başka bir varlık mı?
ADNAN OKTAR: Deccal Allah’sızlık, ateizm Darwinizm ve materyalizmdir. Yani öyle bir şey değildir. Yani tek bir şahıs değildir ama…
ÇAY TV: Nasıl tanırız peki Deccali? Bunu da bir konuşalım.
ADNAN OKTAR: Deccal Allah’ı inkar eden sistemin bütünü yani materyalizm, Darwinizm ve bunun meydana getirdiği bütün sistemler. Ve dünyayı işgal edeceği söyleniyor zaten Deccalin. Şu anda da dünyayı işgal etti. Ve onun şahsını bir mikrop bir nezle dahi öldürür diyor Said Nursi hazretleri yani şahsı önemli değildir diyor. Asıl fikir sistemi çok önemlidir diyor Deccalin. Hz. İsa zamanında zuhur edecektir Mesih Deccal geldiği vakit hipnoz tarzında böyle harikalar gösterecektir işte şahsa bak baban benim veli olduğumu söyleyecek diyecek mesela baban benim hakkımda şunu söylüyor diyecek ama halüsinasyon görecek şahıs bu halüsinasyon kaldıracak Hz İsa. Yani onu rezil edecek o kişiyi fakat Hz. İsa geldiği dönemde zaten Darwinizm, materyalizm, ateizm hiçbir şey kalmayacak. Sadece hak dinler kalmış olacak yani İslam dini kalacak ve Hıristiyanlıkta İslam Dinine dönme istidadındayken diyor cismi beşerisiyle diyor semalarda bulunan Hz. İsa Aleyhisselam diyor geleceğinin, hem ayetten hem hadisten anlıyoruz diyor özetle.
ÇAY TV: Bir kez daha Yecüc ve Mecüc’ü konuşalım. Bu konuda net bir ifade de bulunmuş olalım. Nedir efendim?
ADNAN OKTAR: Yecüc ve Mecüc Hz. İsa zamanında tecelli edecek Mançur ve Moğol kavimlerinin bir terör hareketi yani bir terörist saldırısı tarzındaki saldırılar olarak yorumluyor. Hz İsa zamanında çıkacak bir olay olarak belirtiyor Said Nursi Hazretleri.
ÇAY TV: Evet bazı sorularımız var bunlara bakalım isterseniz. İslamiyet’in hakimiyeti için hadislerde olacak olaylar nelerdir? Bu konuya ilişkin izleyicilerimiz bilgi istiyorlar efendim. Neler söylemek istersiniz?
ADNAN OKTAR: Bir daha sorar mısınız?
ÇAY TV: İslamiyet’in hakimiyeti için hadislerde olacak olaylar nelerdir diyor?
ADNAN OKTAR: İlk önce tabi bir fesat çok artacak yani ahir zamanda, ateizm Allah açıkça inkar edilmedikçe mesela Mehdi zuhur etmiyor. Bu Mehdi’nin çıkış alametidir. Yani açıkça hakikaten şu an açıkça inkar ediliyor. Binaların yükselmesi mesela yüksek binalar yapılacak diyor. Bunlar oluştu. Kişi diyor kamçısıyla konuşur diyor ahir zamanda. Telefonlar cep telefonlarının antenleri kamçı gibi uzanıyor elinde kamçı gibi duruyor ve insanlar o telefonla konuşuyorlar hakikaten. Kişi diyor ayakkabısının topuğuyla konuşmadıkça kıyamet kopmaz diyor. Geçenler de benim siteme de koydum. Casusluk faaliyetlerinde kullanılıyor. Ayakkabının topuğuna telsiz yerleştiriliyor ve ayakkabının topuğuyla konuşuluyor hakikaten. Aynısıyla dediği gibi çıkmıştır Peygamber Efendimizin. Mesela çöller yeşillenir diyor. Çöller Arabistan çölleri şu an yeşillendi. O kadar fazla rivayet var ki yani 1 tane 2 tane değil. Tamamı zuhur etti. Ama Mehdi ile ilgili olan rivayetleri zaten anlatmıştım. Hz. İsa ile ilgili olanları da söyledim. Hatta Hz. İsa diyor bir yerde bakar, dünyanın her yerini görür diyor. Açık açık bir televizyon stüdyosu yani televizyonların olduğu bir stüdyoya açık açık işaret ediliyor orada. Dünyanın her yerini, her beldesini görür diyor baktığında Hz. İsa mesela rivayet. O devirde diyor tarlalar öküzsüz, hayvansız sürülür diyor. Makinalı tarıma işaret ediyor. Yani öküz olmadan, at olmadan tarla nasıl sürülür. Belli ki teknik aletler gelişecek. Buna benzer mucize tarzında çok fazla rivayet var. Ama bunu çok detaylı görmek isteyenler Hz. Mehdi ile ilgili olan. Ahir zamanla ile ilgili olan benim sitelerimde görebilirler. Harun Yahya.net, Harun Yahya.org sitelerine girdiklerinde ahir zaman ile ilgili bölümleri ararsalar çok net bu konularda bilgileri görecekler.
ÇAY TV: Peki başka bir soru yine izleyicilerimizden gelmiş bir soru. İzleyicilerimiz diyor ki dünyada İslam’ın yayılması konusunda, biraz daha konuya ilişkin bilgi istiyorlar sizden. Biraz daha bizleri aydınlatabilir mi diyorlar?
ADNAN OKTAR: Ben açıkça bak müjdeliyorum. 15–20 yıl içerisinde İslam’ın hakimiyeti İslam ahlakının hakim olmadığı hemen hemen hiçbir yer kalmayacak. Yani Türk İslam alemine tamamen hakim olacak bu İnanç inşaAllah ve Türkiye’de lider olacak bu programı hiç kimse unutmasın aklına getirsin. 10 yıl sonra 15yıl sonra görüşeceğiz. inşaAllah.
ÇAY TV: İnşaAllah.
ÇAY TV: İslam’ın hakimiyeti için şu an olmamış ama olacak olan alametler nelerdir? Diyor izleyicilerimiz soruyor bu soru.
ADNAN OKTAR: Olmamış alametler.
ÇAY TV: Evet ama olmamış.
ADNAN OKTAR: Mesela daha Yecüc Mecüc zuhur etmedi. Yecüc Mecüc’ün zuhuru var fakat Mehdiyle ilgili hemen hemen bütün alametler zuhur etti. Mesela şu kuraklıkta son olan alamet diyorlar ya küresel ısınma falan, halbuki madem küresel ısınma Mehdi’nin zuhurundan sonra bol bol yağmur yağacağını söylüyor peygamber rivayetinde. Çok fazla yağmur yağacağını ve müthiş bir bereket ve bolluk olacağını söylüyor. O zaman küresel ısınmayı tarif edenler bunu nasıl tarif edecek ben onu merak ediyorum.
ÇAY TV: Evet ilginç yani o zaman Küresel ısınma ile ilgili kaygılar boş kaygılar.
ADNAN OKTAR: Yani küresel ısınma durmuş durmuşta tam Mehdi’nin zuhur yılında mı yıllarında mı başlamış yani bu birden ortaya çıkacak bir şey değil ki? Bunun çok yavaş ve tedricen ortaya çıkması gerekiyordu. Daha önce bol bol yağmur yağıyordu her yere. Hatta her yeri sular basıyordu herkes bilir. Birden başladı. Küresel ısınma birden bire başlamaz. Bu uzun hatta belki 100 yıl alacak bir süreç içerisinde olur, olsaydı farz edelim ama Mehdi’nin zuhurunda da bol bol yağmur yağacaktır. Bunu da insanlar görecekler. Mesela bu görülmemiş bir rivayet bunu da söyleyebilirim.
ÇAY TV: Bu arada izleyicilerimiz eserleriniz için teşekkür ediyor size.
ADNAN OKTAR: Bende onlara, hepsine teşekkür ediyorum. Hepsini çok seviyorum.
ÇAY TV: İslam dünyasının geri kalmışlığını kurtuluşunu nasıl öngörüyorsunuz bu konuda çözüm olarak nedir sizin öngörünüz?
ADNAN OKTAR: Şu bağnazlığı tutuculuğu bırakacaklar. Yani başka bir şey yok. Birbirlerini sevecekler, bu bölünmeyi birbirleriyle uğraşmayı şikakı, birbirlerine haset etmeyi, birbirlerine engel olmayı bırakacaklar buda süratle şu an oluyor inşaAllah. Sevgiyle kardeşlikle, coşkun bir muhabbetle ve aşkla bu gemi Nuh’un gemisi gibi gidecek inşaAllah. Türkiye ahir zamanda Nuh’un gemisi gibidir inşaAllah. Türkiye’nin önderliğinde çok güzel neticeler alacağız. Bunu hep beraber bunu görüyoruz ve göreceğiz de inşaAllah.
ÇAY TV: Bu arada yine sizin çok üzerinde durduğunuz başka bir konu var. Maddenin ardındaki sır konusunda ve kader konusunda sizden bir kez daha bilgi bekleyen izleyicilerimiz mevcut.
ADNAN OKTAR: Şimdi televizyonun başındaki kardeşlerim izleyicilerimiz dikkatlice televizyonlarına baksınlar. Televizyon karşılarında mı beyinlerinin içinde mi? Hatta bir gözlerini kapasınlar, şöyle kenardan bastırsınlar. Bakacaklar ki televizyon oynuyordur. Böyle oynayacak benim görüntümde hareket edecek. Televizyonda odada hareket edecek buradan bu cevabı alabilirler. Kesinlikle dünya metafiziktir yani fizik gibi görünmekle birlikte. Bütün alem metafiziktir. Bu çok çok hayret verecek ve büyük bir sırdır. İnsanlar daha bunu anlayamadılar. Yani bunu gerçek anlamda anladığında bir insanın iman etmemesi imkansızdır yani mümkün değildir. Çok çok büyük bir olaydır bu belki dünya tarihinin en büyük olaylarından biridir. Dışarıda madde hayal olarak var yani gerçek yani şey olarak böyle yani madde olarak varda yani mutlak varlık değildir. Bizim gördüğümüzde onun hayalidir. Mesela siz karşımda varsınız ama ben sizin şu anda hayalinizi görüyorum yani beynimdeki görüntünüzü görüyorum. Siz uzakmış gibi görünüyorsunuz, mesela kameralarda uzakmış gibi görünüyor ama aslında beynimin içindesiniz yani benim ceketimle sizin ceketiniz aynı yerde oluyor beynimin içinde. Aynı yerde görüyoruz. Ama ayrı ayrıymış gibi. O derinlik kalitesinin şiddetinden oluyor. O kadar müthiş bir kalite de görüntü meydana geliyor ki çünkü beynimizin içi kapkaranlık olduğu halde müthiş aydınlık bir dünya var dikkat ederseniz pırıl pırıl hatta ışıktan gözümüz kamaşıyor o kadar net. Beynin içerisinde Allah ışığı meydana getiriyor. Dışarıda ışık yok bilim adamları da bunu kabul ediyorlar dışarıda sadece ışık dalgaları vardır. Dışarısı karanlıktır biz aydınlık olarak gösteriyoruz Allah’ın nuruyla aydınlanıyoruz.
ÇAY TV: Evet başka bir soru daha var Hz. İsa kaç yaşında İslam hakimiyetine vesile olacaktır? İslam Hakimiyetinde Hz. İsa daha sonra neler yapacak?
ADNAN OKTAR: Geldiğinde o güzel peygamber 33 yaşında olacaktır. Hatta saçının temizliğinden böyle sanki ıslak gibi görüntü alacaktır. Çok çok efendi, çok çok aklı başında, nefis bir insandır Hz. İsa Aleyhisselam. Zaten bakar bakmaz anlaşılır onun peygamber olduğu. Birçok mucize gösterecektir. İnsanlar bunu zaten görüp tanıyacaklardır, anlayacaklardır. Burada ömrünü tamamlayacaktır dünyada. Ve dünyadayken vefat etmesi de bu dünyada olacaktır inşaAllah. Fakat Kuran ayetlerinde çok açık belirtilmiştir. Sana iman etmedik diyor şeytandan Allah’a sığınırım sana iman etmedik tek bir fert kalmayacak diyor Allah. Yani Kuzey Kutbunda, Güney Kutbunda dünyanın her yerinde, herkes Hz. İsa’ya iman edecek inşaAllah. Ölümünden önce O’na iman etmedik hiç bir fert kalmaz diyor Allah. Ölümünden önce Bu da ancak onun inişiyle olacaktır inşaAllah. O kıyamet için bir alamettir diyor. Zaten kıyamet alameti gelişi Hz. İsa’nın Mesih'in gelişi. O güzel insan Kuran’ı ezberleyecektir. Hafızdır mesela Hz. İsa Aleyhisselam. Peygamberlerin müthiş bir ezber kabiliyeti vardır. Bütün peygamberlerde vardır. Bizim peygamberimiz de hafızdır. (s.a.v) Kuran’ı su gibi ezberden biliyordu. Mesih Hz. İsa Aleyhisselam hazretleri de Kuran’ı su gibi ezberden bilecek ve çok mükemmel bir Müslüman olarak İslamiyet’i yayacak ve bütün Hıristiyan alemini İslamiyet’e davet edecek ve hepsinin Müslüman olmasını sağlayacak inşaAllah.
ÇAY TV: Yani Hz. yani bizim peygamberimiz Müslümanlar Hz. İsa’nın gelişinden sonra Hz. İsa’ya inanacaklar. Doğru mu anladık?
ADNAN OKTAR: Bütün Hıristiyan alemi O’na bağlı olduğu için Peygamberleri olduğu için Onun Müslüman olmasından dolayı hepsi Müslüman olacaklar. Yani o Kuran’a tabi olduğunu söyleyecek, onlarda ona bağlı oldukları için onlarda Kuran’a tabi olacaklar.
ÇAY TV: Hıristiyan alemi ona bağlı olacak diyorsunuz. Bu arada Adnan Hoca’mız Rize’ye veya Trabzon’a Karadeniz bölgesine konferansa gelir mi diyor. Gelecek mi diyor. Yeni çalışmalarınızı merak ediyor. Başka bir izleyicimiz.
ADNAN OKTAR: Karadeniz Türkiye’mizin bir süsüdür. Bir güzelliğidir. Bir kalesidir bütün Anadolu’muz gibi. En mükemmel, en seçkin insanlarımızın bulunduğu bir yerdir. Bütün Anadolu’muz gibi, bütün Türkiye’miz gibi. Çok istiyorum inşaAllah bir hatta baştan başlayıp, sonuna kadar gitmek. Çok mükemmel bir manzara, mükemmel bir görünüm, mükemmel insanlar, büyük bir nimet içinde oradaki kardeşlerimiz aman o nimetin kıymetini iyi bilsinler insanları da çok güzel ahlaklı şakacı hoşsohbet. Karadeniz’de benim çok tanıdığım vardır. Çok efendi insanlardır. Haysiyetine şerefine çok düşkün, onun için çok istiyorum gitmeyi inşaAllah. Başlangıçtan sonuna kadar gideceğim Allah nasip ederse.
ÇAY TV: İnşaAllah programımızın son bölümüne yaklaşıyoruz yavaş yavaş. Elbette birçok konu var konuşacağımız ama zaman zaman malum yetmiyor bu tip sohbetler için. Şimdi türban ile ilgili bir şey demediniz. Ben sormadım daha doğrusu türban ile ilgili sorayım efendim. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Türban davası sonrasında hakikaten Türkiye’de ciddi anlamda tartışma konusu oldu. İnancı gereği başını örten binlerce insan bu konuda kendini haksızlığa uğramış hissetti. Siz nasıl bakıyorsunuz efendim türban konusuna?
ADNAN OKTAR: Deminde biraz değindim ama gerçekten bu çocukları bu kadar üzmeye değecek bir şey yok. Yani bunlar girsinler okulla hiç bir şey olmaz yer yerinden oynamaz. Çok efendi çocuklar bunlar mazlum, tertemiz insanlar. Bunları bu kadar rencide etmek kapılarda ağlatmak, bunları bu kadar tedirgin etmek, yani benim vicdanım bundan çok rahatsız. Ve bunlara hiç gerek yoktu. Hiçbir şeyde olmaz. Laiklik elden gitmez. Bizim milletimiz laikliği çok kesin kararlılıkla benimsemiş bir millettir. Ve dininde bir gereğidir laiklik. Laiklik olmadan zaten din sağlıklı yaşanmaz. Çünkü laiklik münafıklığı ortadan kaldıran bir sistem. Yani herkesin dürüstçe inancını ortaya koyduğu bir sistemdir laiklik. Niçin zarar versin yani başörtüsü yani zaten Müslüman olduğunu isterse başka yönden de belli edebilir. Farklılık meydana getirmek, niye farklılık meydana getirsin bu bir kıyafetle ilgili olan bir düşünce mesela bazı insanlar siyah ceketten hoşlanır siyahta giyebilir tamamen de giyinebilir. İnancını öyle belli etmek de isteyebilir. Ne var bunda? Yani ben hiç katılmıyorum böyle bir düşünceye yani bunu Türkiye’de bir bölücülük meydana getireceğine. Son derece zorlama, bu çocukları üzmenin de son derece yersiz olduğunu düşünüyorum.
ÇAY TV: Programımızı baştan sona kısaca özetlersen dünya Türk İslam Birleşmesiyle daha da iyiye gidecek yorumlarınızı aldım. Öyle bir izlenim oldu bende. Ve Türkiye’nin her şeye rağmen çok ciddi anlamda güzel bir geleceğe sahip olduğunu ifade ediyorsunuz. Sanırım bu iki mesajda insanların umutlarının yeşermesi açısından önem taşıyor.
ADNAN OKTAR: Bu kesin bak açık açık söylüyorum. Yazsınlar isterlerse insanlar bir köşeye kesin kes böyle olacak. Yani 10 ve 20 yıl içinde süper devletiz Allah izniyle.
ÇAY TV: Sayın Oktar çok teşekkür ediyorum.
ADNAN OKTAR: Bende çok teşekkür ediyorum.
ÇAY TV: Kısa vadede ne görecek insanlar sizin çalışmalarınız da kısa vadede sonuçlanacak bir durum söz konusu mu?
ADNAN OKTAR: Avrupa da Darwinizm yerle bir oldu çok net neticeler elde ettik Elhamdülillah. Allah’a şükür bunu zaten internet siteme yaklaştıklarında baktıklarında görecekler inşaAllah. Fakat daha gayret edilmesi gerekiyor tabi. Kitapların daha okunması, daha etrafa anlatılması birbirlerine tavsiye etmeleri arkadaşlarımın özellikle çok çok iyi olur. Çok çok güzel olur. Biraz sabırlı olmak lazım. Her şeyi yaratacak olan Allah’tır. Allah her şeyi en güzel şekilde yaratıyor. Kader güzel. Bizim milletimizin kaderi güzel bir kere inşaAllah. Her şey hayra ve güzelliğe doğru gidiyor. Sevinçle kaderi seyretmeye devam etsinler. Allah’ın gösterteceği bu görüntüyü, beynimizde göstereceği bu güzel görüntüyü seyretmeye devam etsinler. Allah insanlarla çok ilgili her şeyi çok güzel yaratıyor. Bak televizyonlar yaratmış, bardak yaratıyor, tabak yaratıyor, kıyafet yaratıyor her şeyimizle ilgileniyor Allah bizim. Çok mükemmel bir Allah’ımız var. Çok şükür elhamdülillah. Sonsuz akla sahip bir Allah’ımız var ve bizim hep iyiliğimiz için, bizim hep hayrımız için var olan bir Allah. Yani bunu istiyor bizlerden tabi Allah zaten mutlak olarak kendisi vardır da, ama bizim içinde bunu istiyor. Allah bizim için var değil tabi. Bizi birçok kullar yaratıyor. Birçok amacı var Allah’ın fakat onlardan biride biziz inşaAllah. Onun için Allah’ı çok sevelim. Allah’tan korkumuzu daha güçlendirelim inşaAllah. İnancımızı daha pekiştirelim. Ona coşkun aşkımızı sevgimizi daha güçlendirelim. Her şey çok daha güzele gidecek inşaAllah.
ÇAY TV: Bu arada iki soru var sormamı istediği seyircilerimizin. İslamiyet’in hakimiyeti kaç yıl sürecek? Sonrasındaki kıyamet yakın mı? diyor.
ADNAN OKTAR: İslam hakimiyeti kısa hakikaten o biraz ilginç Allah’ın hikmeti Hz. İsa’nın vefatından hemen sonra bozulmalar başlıyor. Hicri 1506 gibi diyor Said Nursi Hazretleri, bir inkilab-ı azime diyor. Bir herhalde komünist devrim gibi bir şey olacak diyor. Bir bozulma olacak diyor. Hicri 1506 yıllarında, bir tayfe-i azimenin de son zamanları, Müslümanlarında azınlığa düştüğü bir dönem başlayacak diyor. Gizli ve mağlubane bir mücadele başlayacak diyor artık Müslümanlar diyor. Zannediyorum 1577 yıllarına kadarda falan devam edecek bunlar diyor. Yani gittikçe 3 tane inkılabı azime olacak diyor. Said Nursi Hazretleri, Allah-u alem diyerek yani çeşitli bir komünist devrim bir karşı devrim, o tarz bir şeyler olacak diyor. Sonunda da kıyamet kopacak diyor. Ama Hz. İsa’nın vefatına hepsi yani zannediyorum şimdi hicri 1400 ile 1500’ler arasında hepsi bitmiş olacak inşaAllah.
ÇAY TV: Evet başka bir soru cennet ve cehennemdeki, cehennemde mi görüntü hayal vehim olarak mı algılanacak? diyor.
ADNAN OKTAR: Hepsi o şekildedir. Yani mutlak varlık bir tek Allah’tır. Mesela ben siz madde olarak varsınız ama ben sizin kesin olarak görüntünüzü görüyorum. Cennette öyledir. Hepsi öyle mesela cennette biz aklımızdan geçen herhangi bir şey hemen oluşur. Mesela meyveyi alırız kopartırız. Bakarız meyve yine duruyor. Biz onu yiyeceğiz fakat doymayız. Yine yeriz yine doymuyoruz. Yani istediği kadar insanlar orada gıda alacaklar. Fakat hiçbir şekilde onunla bir ifrazat meydana gelmez. Mesela kirlenmiyor insan cennette çünkü cennetteki bu sistem aslında doğal olan budur tabi olan budur. Kirlenme mucizedir zaten. Çünkü görüntü olan bir varlık zaten kirlenmez, muntazam durması lazım. Tozlanma kirlenme mucizedir. Cennete tozlanma ve kirlenme yok. Mesela bir yere gitmek istediğinde kafandan geçirmen yeterlidir. Hemen orada olursun hayal gücündedir anında olursun. Kafandan herhangi bir şey geçirmen o olayın olması için yeterlidir. Hatta insana Allah dünyada bile böyle bir güç vermiştir. Mesela hayal edersiniz. Gözünüzü kapatırsınız bir şehri hayal edin. Hemen o şehre gidersiniz. Mesela bir meyveyi hayal edin hemen oraya gidersiniz. Bu hayalimizdeki flu olan yapı orada cennette çok net olmuş olacak. Yani düşünür düşünmez hemen karşımızda olmuş olacak.
ÇAY TV: Efendim çok teşekkür ediyoruz zaman ayırdığınız için.
ADNAN OKTAR: Bende teşekkür ederim.
ÇAY TV: İnşaAllah başka bir zamanda başka bir sohbet konusuyla yine birlikte oluruz.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
ÇAY TV: Kolay gelsin, iyi çalışmalar diliyoruz.
ADNAN OKTAR: Çok teşekkür ederim. Çok sevindim çok hoşuma gitti. inşaAllah. Tekrar ederiz bu tip programları çok güzel olur inşaAllah.
ÇAY TV: Evet sayın seyirciler hepinize ekip arkadaşlarım adına mutlu yarınlar diliyorum. Bizler programı boyunca Sayın Oktar’ın görüşlerini sizlere ulaştırmaya çalıştık. Hepinize saygılar sunuyoruz. Hoşçakalın.