Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7783 tanesi Türkçe, toplam 9181 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Haberler /  Sayın Adnan Oktar'ın Uşak ART TV ile Röportajı
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (180)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (157)
Makaleler (6609)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 249 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 130 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 124 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 83 download
Hazreti İsa Gelecek - Belgesel - 68 download
Haber : Sayın Adnan Oktar'ın Uşak ART TV ile Röportajı
Ağustos 2008


Sayın Adnan Oktar'ın Uşak ART TV ile RöportajıUŞAK ART TV: Değerli izleyenler size çok özel bir konuğum var. Bu konuğum milyonlarca insanın eserlerini yakinen takip ettiği ve geçtiğimiz günlerde Yaratılış Atlası adlı eseriyle dünyada yankı uyandıran Harun Yahya ile birlikteyiz. Efendim hoş geldiniz.

ADNAN OKTAR: Hoş bulduk. Teşekkür ederim.

UŞAK ART TV: Değerli izleyenler Harun Yahya kimdir? Özellikle kendisinden duymak istiyoruz. Ve bugüne kadar 200’ün üzerinde yanılmıyorsam 200’ü geçti değil mi hocam?

ADNAN OKTAR: 300.

UŞAK ART TV: 300’e yaklaştı, eseri olan ve milyonlarca kitabı bulunan bu değerli kişiyi sizlere tanıtmaktan, onur gurur duyuyorum. Kendisi şu anda stüdyomuzda hazır ve bizi sizlerin daha doğrusu sizlerin merak ettiği soruları ben yönelteceğim kendisine. Ve bu evrim teorisiyle dünya kandırılmak istenir ve bu evrim teorisine karşı ülkemizde böylesine bir kişi çıkmış İngiltere ve Fransa’da özellikle eserleri geniş yankı uyandırmıştı. İsterseniz ben kendisine hemen sözlerime başlamadan önce Harun Yahya kimdir? Bunları soralım Efendim Harun Yahya’yı kısaca bize özetler misiniz? Buyurun.

ADNAN OKTAR: Harun Yahya sizleri çok seven bir kardeşiniz. Allah’ın bir kulu. Ben tabi insan olarak bir güç sahibi değilim. Bana bu gücü veren Allah Kitaplarımı yazdıran da Allah kader içerisinde Allah beni vesile ediyor. Yani yoksa insanlar fert fert hiçbir insanın kendi müstakil bir gücü yoktur. Herkese gücü veren Allah’tır. Kader içerisinde Allah onu meydana getirir. Ankaralıyım malum biliyorsunuz. 1956 yılında Ankara’da doğdum. Liseye kadar orada okudum tahsilimi orada yaptım. Sonra eskiden beri resme kabiliyetim vardı. Güzel karakalem, yağlıboya tablolar yapardım, resim yapardım. Halende yapıyorum. Şu anda da var resimlerim. Hem sanatın kalesidir diye o zamanlar düşündüm. Mimar Sinan Üniversitesi şimdiki ismi, o zaman ki ismi Güzel Sanatlar Akademisiydi hakikaten seçkin bir sanat okuluydu. Halende öyledir. Oraya kaydımı yaptırdım. İmtihanlarına girdim. Üçüncü kazandım. Orada faaliyetlerime başladım. 83’de de İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümüne kaydımı yaptırdım orada yine faaliyetlerime devam ettim. Sanatta felsefede en çok ilgilendiğim dallar olduğu için o benim özel ilgimi çekmişti. Evet, çok önemliydi benim için. Çok iyi oldu o yönden. Ama tabi kitap özellikle internette kitap yayınlamak, kitap yoluyla, çevremdeki insanlarda etkili olmak müthiş bir güç. Müthiş bir imkan. Allah’ın verdiği muazzam bir nimet bu. Şimdi Allah’a şükür. 35 milyon kitabım geçen sene indirilmişti bir yıl içerisinde daha bu sene başlangıcında 35 milyonu geçti. Yani tahmin ediyorum 70 milyona falan yaklaşır. İnşaAllah ücretsiz indiriliyor. Harun Yahya net, Harun Yahya org sitelerinden rahatça indirebiliyorlar. Benim asıl istediğim tabi bütün insanların Allah’a inanması, Allah’ı sevmesi, Allah’tan korkması. Çünkü Allah’ın varlığı apaçık ortada. Çok net görünüyor. Allah’a inanılmaması mucizedir. Yani çok büyük bir mucizedir. Çok şaşırtıcı bir şey. Hatta şeytandan Allah’a sığınırım. Allah diyor ki ‘Asıl şaşıracaksan onların öldükten sonra dirilecek miyiz biz demelerine şaşır.’ Öldükten sonra dirilecek miyiz biz yani mealen buna yakın Allah’ın kelamı Ama Allah’a şükür şimdi Darwinist felsefe artık dünyada insanları zehirleme gücünü kaybetti. Eskiden Darwinizm’le insanların tesadüfen oluştuğu iddiası ortaya atılmıştı biliyorsunuz. İşte çamurlu sudan, bir kısım mahluklar tesadüfen meydana geldi o mahluklar gelişti. Sonrada insan oldu. Yani bu bir Sümer mitolojisi. Sümerler devrinden kalma, hatta daha da eski devirden kalma bir mitoloji ama 2000’li yıllarda buna daha hala inanan insanlar olması çok büyük bir mucize. Bak dikkat edin tesadüf yarattı deniyor tesadüf. Yani olabilecek en mantıksız izah. Olabilecek en mantıksız izah. Uzaylılar yarattı diyenler yine bir dereceye kadar bir şeyi var çünkü tabi onlarda uzaylıları kim yarattı sözünü düşünemiyorlar ama. Ama burada inanılır gibi değil yani tam bir mantık sefaleti var. Atomların gözü görmez, kulağı işitmez, şuuru da yoktur. Atomlar niye böyle bir karar versin de bir araya gelsinler proteinleri yapsınlar. Sonra kofulları, mitokondrileri hücreyi yapacaklar ki muazzam bir şehirden yani muazzam bir belediye hizmeti veren şehirden çok daha mükemmel hücrenin içi. Öyle bir yapıyı tesadüfen yapacaklar, sonra hücreler çoğalacaklar ve en sonunda en kaliteli televizyondan en kaliteli sinemadan daha net görüntüyü beyne ulaştıracaklar ve üstelik düz olarak ve üç boyutlu olarak. Onu da bu kadarcık bir et parçası yapacak. Stereo ses sistemi yapacak ama en kalitelisinden, hatta insanlar sesin kalitesinden dolayı sesin nereden geldiğinden kesin emin oluyorlar mesela bir radyoda bir şeyde insan sesin nereden geldiğini bilmez ama burada sesin nereden geldiğini biliyorsun. Üç boyutlu görüntüde üç boyutlu hatta görüntünün netliğinden dolayı insanlar karşısındaki varlığın direk kendisiyle konuştuğunu zannediyorlar yani kendilerinin hakikaten uzakta zannediyorlar halbuki beyninin içindeki görüntüyle konuşuyor. Fakat görüntü o kadar net ki Allah o kadar mükemmel yaratıyor ki gerçekten hem dışarıda hem de uzağında zannediyor, halbuki iki varlığın görüntüsü de aynı yerde oluyor beyinde. Konuştuğu da yani kendi bedenide konuştuğu bedende aynı yerde görüntüde. Tek bir görüntüde oluşuyor. Fakat bu mucizeden insanların büyük bölümü habersizler. Anlayanlarda anlamazdan gelmeye çalışıyorlar. Çünkü çok onları ürkütüyor. Çünkü fabrikası olan adam bakıyor ki fabrika beyninde bir görüntü, bakıyor dolarlar, paralar onlarda görüntü, mücevherlerde görüntü, çoluğuna, çocuğuna bakıyor onlarda görüntü. Bu sefer dünyada hırs yapacak hiçbir şey kalmıyor. Bir tek Allah kalıyor geriye. Allah’la da adamın bağlantısı yok haşa o zaman hayatın anlamı kalmıyor. Onun için bu konuya hiç girmek istemiyorlar. Ama girmeseler de bir gerçek bu Allah o kadar mükemmel yaratmış ki, bütün bu mükemmel yaratılışı, tesadüflerle artık izah edemeyeceklerini anladılar, mesela Fransa’da tam bir panik var şu an. Yani çok ani oldu. 150 yıldan beri Fransa materyalist-ateist çizgideydi. Akılalmaz bir dönüş meydana geldi ve akılalmaz bir etki meydana geldi. Fransız basını gökten tuğla yağıyor diyor kitaplar için yani Fransız tarihinin en büyük felaketi diyor gelmiş geçmiş Fransız tarihinin şu ana kadar olan en büyük felaketidir diyor bu kitapların böyle bir gecede.

UŞAK ART TV: Evrim teorisini çürüttüğü için.

ADNAN OKTAR: Evet, evet çürüttüğü için. Bütün diyor kültürümüz alt üst etti diyor.

ADNAN OKTAR: Kültürümüzü yerle bir etti bu kitaplar diyorlar. Ama tabi Fransız aydınları Jacques Chirac olsun, diğerleri olsun tam etkisi altına girdiler kitapların.

UŞAK ART TV: Özellikle Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy sanırım bu sizin kitabınızı okuduktan sonra, kitabınızı gördükten sonra, fikirleri değişti.

ADNAN OKTAR: Olağanüstü değişti.

UŞAK ART TV: Olağanüstü değişti ve Allah’ın varlığını, kabul ettiği üstelik Allah’ın varlığını kabul ediyorlardı, sizin kitabınızın yayınından sonra onun bakış açısı ve Fransa’daki bu teoriyi ispat daha doğrusu teoriyi savunanlara karşı çok büyük bir sözlerde etti sanırım.

ADNAN OKTAR: Evet, Allah’ı o kadar coşkun anlatıyor ki Sarkozy. Masonlarda hayret ettiler. Hatta onu çağırmışlar mason localarına, ona hesap sordular. Niye bu sözleri ediyorsun diye? O da bu sözlerinin arkasında maşaAllah. Harun Yahya net, Harun Yahya org, sitelerine girenler, Sarkozy’nin bu coşkun Allah’a karşı sevgi dolu ifadelerini görebilirler. Bir tane, iki tane, on tane değil. Peşpeşe, Jacques Chirac zaten bana mektupta yazdı. Teşekkür ediyor kitabın gönderilmesinden dolayı, Fransa aydınlarından çok fazla mektup aldım. Teşekkür mektupları aldım. Yani tam anlamıyla allak bullak oldu. Fransa’da bu konu halloldu Allah’a çok şükür. İtalya’da halloldu. Almanya’da halloldu çünkü yapılan anketler çok muazzam bir değişikliğin olduğunu göstertiyor. Şu an %80 Avrupa’da Darwinizm’e inanmama olayı oluştu. %80’i inanmıyor artık. Eskiden tam tersineydi. %80’i inanıyordu Darwinizm’e şimdi %80’i inanmıyor.

UŞAK ART TV: Peki hocam sizin Fransa’da ve diğer ülkelerde sizin bu kitaplarınız çıktıktan sonra, Darwinizm’e inanmayan insanlar orada bir deprem olmuş gibi hissetmediler mi yani burada tepkileri ne oldu? Sizin en azından bu masonlar kitaplarınızı toplamaya kalkmadılar mı? Yasaklamaya kalkmadılar mı?

ADNAN OKTAR: O kitabın yasaklanmaya kalkması çok muazzam etki yaptı. O etki kat kat fazla oldu bu sefer. Yani yasaklama insanları coşturur. Mesela bir şeyi yapma dedin mi bir insana o işi ne olur yap desen. Lütfen desen birisine, bu işi mutlaka hallet desen, halletmen gerekiyor desen halletmeyebilir ama sakın yanaşma, aman tehlikeli elini sürme, bakma yanaşma dedin mi, ?

UŞAK ART TV: O zaman daha da…

ADNAN OKTAR: Dayanılmaz bir istek duyar insanlar, Allah işte onu vesile etti. Şimdi Fransız gençliği büyük bir heyecanla kitapları indiriyor internetten, Fransa’da muazzam bir kitap indirme furyası var. MaşaAllah. Bakıyoruz tespit malumunuz mümkün oluyor. Akılalmaz sayıda indiriyorlar Fransa’dan maşaAllah. Fransız gençliği içerisin de çok yayıldı. Bilim adamları arasında çok yayıldı. Zaten onlar bir ifadelerinde deprem olarak söylüyorlar. Yani Fransa’da deprem oldu diyorlar. Kitapların gelişi açısından kültür depremi olduğuna inanıyorlar bunu ait o kadar çok söz ettiler ki ama hep böyle felaket tarzında, mahvolduk, tufan diyor mesela birisinde tufan bir Fransız gazetesi, mesela bir gecede yerle bir oldukları, bir gece içerisinde Fransa’nın değiştiğini buna benzer çok fazla haber çıktı Fransız basınında, bu da tabi şok etkisi meydana getiriyor insanlar, böyle olağanüstü kitap nedir acaba, bu olağanüstü fikir nedir gibisinden araştırıyorlar, araştırınca tabi kitaba ulaşıyorlar. Zaten bu kitaplarda 2–3 sayfayı okuyan bile kanaati gelir. Yani Darwinizm’in olmadığına inanır. Çünkü yüzlerce sayfa bu kitap ama lalettayin iki üç sayfasına baksa, resimlere baksa çünkü 200 milyon yıllık mesela tavşan fosili var. 100 milyon yıllık timsah fosili var farz edelim yılan fosilleri var. Aynısıyla duruyor. Yüz milyon fosil çıkmış ayrıca yeraltından. Allah yerin altına, böyle fotoğraf plakaları yerleştirmiş, fotoğraf plakaları bir hazine gibi tutmuş zamanı gelince açtık. Fotoğraf plakalarını teker teker çıkarıyoruz. 100 milyon adet. 10 bin değil, 100 bin değil, 200bin, 300bin, 500bin değil, 100 milyon adet.

UŞAK ART TV: Demek ki insanların ve canlıların yaratılışı, yaratılışından bu yana hiçbir evrim geçirmemiş, değişmemiş ve aynen.

ADNAN OKTAR: İşte çok büyük bir mucize bu, çok şaşırtıcı, Allah’ın hikmeti.

UŞAK ART TV: Yani onların teorisi evrim teorisi, artık bunlarla çürütülmüş oluyor. Ve onlarda bakıyorlar artık, demek ki Yaratan var. Yaratan bu canlıları insanları, yarattığı günden bu yana hiçbir değişikliğe uğratmadan bugünlere getirmiştir.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

UŞAK ART TV: Bunun sebebi Cenab-ı Allah’tır deniyor.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Beynimizin içi simsiyah bir karanlık kutu. Sizi ve kendimi o kadar net görüyorum ki pırıl pırıl böyle. Müthiş aydınlık bir dünya görüyorum. Sizin koltuğunuzla benim koltuğum gerçekten uzakmış gibi görünüyor o kadar net ki halbuki aynı tek bir görüntü görüyorum. Aynı yerde oluyor ama muazzam bir netlikte yaratıyor Allah. Peki, mesela Siemens, Philips birçok ünlü firma var daha hala şu görüntü kalitesine ulaşamadılar. Bakın Allah’ın yaptığı sanata bakın ve yüzlerce binlerce mühendis çalışıyor. Binlerce parça kullanıyor içinin teknik parça kullanıyor. O binlerce parça içinde yine yüzlerce mühendis ayrı çalışıyor teker teker ve aylar, günlerce yaptıkları plan neticesinde elde ettikleri, görüntü Allah’ın yarattığı ve şu kadarcık yerde oluşan görüntüyü et parçasında oluşan görüntüyü daha elde edemediler. Peki, Philips televizyon tesadüf olmuyor da, Akai teyp, televizyon öbür teknik aletlerde öbür müzik aletleri radyolar hiçbiri tesadüfen olmadığına göre bu nasıl tesadüfen oluyor? Stereo sistem, stereo ses sistemi var bu nasıl tesadüfen oluyor? Bu kadar kolay anlaşılabilir bir şeyi bile, çocuğa söylesen, çocuk bile anlar. Yani fosile bile gerek yok. Ama bak 100 milyon fosil Allah meydana getiriyor. Tam renkli görüntü görüyorsun. Yani simsiyah bir beynin içinde tam renkli görüntüyü kim görüyor diye insan bir sormaz mı kendine? Hem bak çok kaliteli bir görüntü düşürülüyor üç boyutlu ama tam inandırıcı üç boyutlu birde üstüne üstlük birisi görüyor bunu bu çok çok acayip bir şey. Bunun hiçbir açıklaması yok artık. Yani birinin bunu görmesi olayı muazzam bir olay. Çünkü bunu görecek yine bir göze ihtiyaç var beynin içindeki görüntüyü görmek içinde bir göze daha ihtiyaç var. O gözünde düşürdüğü görüntüyü görmek için yine bir göze ihtiyaç var. Bu sonsuza kadar gider. Burada çok büyük bir mucize var işte bunu kavrayamıyorlar. Mesela bu sesi kim duyuyor tamam bir yerde bir ses olabilir ama sesi duyan birinin olması mesela bu dokunma hissi, dokunma hissi nedir? Birisi dokunma hissini duyuyor. Mesela portakalın tadını hissediyor. Portakal ne? Portakalın ekşiliği duyuyoruz, kokusunu duyuyoruz hemen anlıyoruz. Kokusunun bilinmesi mesela gül kokusunu biliyoruz kokuyu kim biliyor? Yerdeki çamurlu sudaki atomlar bunu nereden akıl etsinde böyle bir sistem kursunlar. Gülün kokusundan ne anlar atomlar kör atomlar, sağır atomlar.

UŞAK ART TV: Veya robotlar.

ADNAN OKTAR: Tabi robotlar nereden anlasın? İstediğin parçayı koy, istediğin ne yaparsan, yap.

UŞAK ART TV: Robotu insan, İnsanoğlu robotu yarattı her işi yaptırabiliyor bugün için ama dediğiniz gibi dokunma hissini hala ayarlamış değiller, tadı ayarlamış değiller gerçekten eğer insanoğlu çok bu konuda evrim teorisini savunanlar, evrimle oluşumu bildikleri halde hala Cenab-ı Allah’ın yaratılışı daha doğrusu, yaratılanı verdiği nimetleri veyahut vasıflarını hala başka bir teknolojiye kullanamamışlardır.

ADNAN OKTAR: Hayır robotun beyninde beyin gibi görülen yerde bir görüntü meydana getirebilirsin ama robota onu seyrettiremezsin. Yani bu seyretme görme apayrı bir olay. Bu yani fizikle coğrafyayla kimyayla anlatılacak bir konu değil bu. Yani net metafizik hiç bunları bir açıklaması yok. Sesin duyulması net metafiziktir. Velev ki bir robot yapılsa bile zaten bu olamaz. Şu anlattıklarım hiç olamazda ama beynine görüntü düşen bir robot yapılmış olsa bile yüzlerce mühendis gece gündüz uğraşarak, binlerce parçayı bir araya getirerek. Kusursuz bir çalışma sonucunda bunu yapıyorlar yani tesadüfen bir robot olmuyor. Yani ki insan nasıl tesadüfler sonucunda olsun? Tesadüf ne yapar? Alalım bir kumu saçalım darmakeşan olur. Kumu alıp biz attığımızda biz istiklal marşı çıkmaz ortaya. Yani o harf kumlar bir araya dizilip bir protein meydana gelmesi, bir protein meydana mesela biz bir avuç kumu alıp, atsak eğer istiklal marşı meydana gelirse orada çok düzgün bir yazı olarak bu ne kadar ihtimal dahilindeyse bir proteinin tesadüfen meydana gelmesi de o kadar ihtimal dahilinde.

UŞAK ART TV: Olay bu kadar net.

ADNAN OKTAR: Bu kadar net. 0 ihtimal yani. Ee Kardeşim bunun üstüne daha ne konuşuyorsunuz yani İnsaf yani 5 yaşında çocuk bile şunu anlar. Bunu bize anlattırmanıza bile gerek yok. Ama bir mucize olarak Allah yaratıyor. Yani inanmamaları mucize, Allah’a inanmamaları, tesadüfe inanmaları ayrı bir mucize, işte Allah insanları böyle hani mücadele etmemiz için, imanla, küfrün ilmi ve kültürel mücadele etmesi için yaratıyor. Yoksa bu mantıken yani imansızlık, olacak iş değil. Yani düşünüyorum, nasıl bir mantıkla bunu elde edebilir bir insan? Olacak iş değil yani böyle bir robot gibi düşünmesi gerekiyor herhalde yani ruhu olmaması gerekir insanın böyle bir durumda olması için.

UŞAK ART TV: Hocam yola çıkışınızdan bu yana 1956 doğumluyum dediniz biraz önce bahsettiniz. İlimle uğraşmaya başladığınızdan bu yana insanlığın yaratılışıyla ilgili, ilk sanıyorum yola çıkış nedeniniz bu insanlığın yaratılışıyla ilgili Darwinizm’e karşı bir oluşum içerisinde.

ADNAN OKTAR: Evet.

UŞAK ART TV: Oldunuz ve insanlığı ve canlılığı Yaratan Allah’tır dediniz. Ve bunda da şu an sanıyorum oldukça mesafe katettiniz. En sonunda İngiltere ve Fransa Cumhurbaşkanları ve Başkanları sizin bu tezinizi, sizin bu kitaplarınızı onayladılar. Ve şu anda onların bu insanların, canlıların yaratılışıyla ilgili sizin bakış açınız ortaya çıktı. Net bir şekilde ortada oldu. Peki, siz şu an bu konuda eserlerinizde doyuma ulaştınız mı? Nedir şu anki durumunuz?

ADNAN OKTAR: Bu beni daha da coşturdu.

UŞAK ART TV: Coşturdu.

ADNAN OKTAR: Daha da coşturdu. Şimdi Allah aşkında doyma olmaz. Aşık sevgiye doymaz. Aşık sevgilisine hizmette doymaz. Allah Müslümanların, müminlerin sevgilisi biricik aşkıdır Allah. O aşkla insan ateşin içine atar kendini gerekirse Allah rızası için. Hapsede girer, o aşkın ifadesidir o. O coşkuyla gayret eder. Dünya zaten en güzel yönlerinden bir tanesi de odur yani aşkı ifade eden bir yerdir dünya. Aşkta ancak çili ile iyi ifade edilir. Zorluklarla onun için. Nerede zorluk, nerede çile ben oradayım. Her zaman mücadeleye devam edeceğiz inşaAllah. Tamamen İslam ahlakı hakim olsa bile yine devam edilir. Bu bitmez ancak vefat ile Allah durdurur. Ondan sonra insan sevgilisine Allah’ına kavuşur, Cennetine inşaAllah Allah nasip eder. Orada da o aşk muhabbet devam eder. Sonsuza kadar.

UŞAK ART TV: Geçmişte oldukça sıkıntılı dönemler yaşadınız.

ADNAN OKTAR: Evet.

UŞAK ART TV: Sizi özellikle Türkiye’de birileri tarafından atılan iftiralar oldu ve kendinizde şu an o şeyi çıktınız düze çıktınız. O sıkıntılı dönemlerden geçtikten sonra şu anda çalışmalarınız devam ediyor. Çok kişi merak ediyor çok kişi bu eserlerinizi yayınlarken insanlığa yaptığınız hizmetlerden dolayı, halka yaptığınız çalışmalar var ve televizyonlara gönderdiğiniz insanların yaratılışıyla ilgili eserleriniz var bunları özellikle teknik olarak son teknikle ulaştırıyorsunuz kişilere, eserleriniz milyonlarca insan tarafından okunuyor. Peki, Adnan Hocam sizin şu an Harun Yahya olarak isminizi biz biliyoruz. Harun Yahya bu olayların dışında başka bir ticaretle uğraşıyor mu diye soruluyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

ADNAN OKTAR: Defalarca söyleyeyim dedim. Ama gerçekten o kadar çok hasut insan var ki o kadar Müslümanlara karşı hazımsız, Müslümanların felaketini arayan, onların kötülüğünü arayan o kadar çok insan var ki yani şöyle bir milimlik bir açık verilse hemen orada sızmak istiyorlar.

UŞAK ART TV: Evet.

ADNAN OKTAR: Onun için ben onu söylemek istemiyorum ama ihtiyaçlarımı karşılayacak kadar bir faaliyetim var bir çalışmam var.

UŞAK ART TV: Faaliyetiniz var evet.

ADNAN OKTAR: Evet Allah’a çok şükür.

UŞAK ART TV: Bunun içinde şu anda gerçekten yapmak istediklerinizi daha doğrusu insanlığa yapacağınız hizmetleri devam ettiriyorsunuz. İnşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet inşaAllah.

UŞAK ART TV: Yaratılış Atlası özellikle milyonlarca insan tarafından okundu ve internet sayfalarında indirildi.

ADNAN OKTAR: Evet.

UŞAK ART TV: Ve milyonlarca insan bu Yaratılış Atlasını okudu ve sizin bu eseriniz hakkında bilgi sahibi oldu. Bunun şu anki siz basımından bugüne kadar geçen süre içerisinde olumlu, olduğunu düşünüyor musunuz yani?

ADNAN OKTAR: Benim gördüğüm şu ana kadar ki kitaplarımız içinde en etkili olan, dünyayı en çok sarsan eser bu oldu ve hakikaten dünyayı adeta alt üst etti. Yani doğudan batıya, batında doğuyu bir değişim oldu. Evet, çok çok değişim oldu. Mesela İngiliz Başbakan Tony Blair’ın inancındaki değişim bu ölçü açısından bizim için çok önemli. Yani sosyalist materyalist görüşe sahip bir insanın bu kadar Allah imanıyla kalbinin dolması, bu kadar Allah’a karşı coşku dolu bir sevgi içinde olması ve bu kadar değişmesi çok büyük bir mucizedir. Tony Blair İngiltere’de çok iyi bilinen ve halk tarafından seçilen beğenilen bir insan. Sosyalist görüşlerinden dolayı özellikle beğenilen bir insan. Ama şu an tam bir Kuran aşığı, İslamiyet’e karşı müthiş bir sevgisi var ve Protestanken Katolik oldu. Yani daha da bir dindar olma arzusu içerisinde. O’nun da Allah ile dinle ilgili çok coşkulu uzun uzun ifadeleri var. Onu da yine harunyahya.net, harunyahya.org sitelerinden görebilirsiniz. O kısımlara girildiğinde bunu görmek mümkün. Bu ahir zamanın işte önemli alametleri, ahir zamanda insanlarda muazzam bir imani gelişme olacağı, bütün dünyaya İslam ahlakının hakim olacağını Peygamber Efendimiz belirtmiş, bu bir Peygamberimizin mucizesi ve vakitte vermiş. Hicri 1400’ler gibi başlayacak deniyor rivayetlerde. Yani rivayetlerden anladığımız hesapladığımız o. Bu alametlerin oluşmasının hemen ardından bu muazzam gelişmeler oldu. Rivayetlerde bu ahir zaman alametleri, ahir zaman olayları gün be gün sanki fotoğraflarla belgelerle anlatılmış gibi anlatılmış, mesela nerede ne olacak hangi sıralamayla olacak. Mesela Fırat’ın suyunun kesilmesi, insanlar kim bilir nasıl düşünüyorlardı. Barajla kesildi Fırat’ın suyu kesildi diye gazeteler yazdı. Bu bir ahir zaman alameti, bu İslam’ın gelişmesi işte. Güzel ahlakın, İslam ahlakının gelişmesi alametleri bunlar. Mesela Ramazan ayında 15 gün arayla ay ve güneş tutulması olacak deniyor. Hayrettir yani tam 15 gün arayla, iki yıl üst üste oldu ve Ramazan ayında, çok acayip. Kabe’de baskın olması ve kan akıtılması, aynısıyla oldu Hicri 1400 yılında.

UŞAK ART TV: Evet.

ADNAN OKTAR: Bir kuyruklu yıldız çıkacak diyor Peygamber Efendimiz. Kuyruklu yıldız da Halley kuyruklu yıldızı aynısıyla çıktı. Güneşte bir alamet olacak diyor. Güneşte 100 yılın en büyük patlaması oldu. Bir alamet olarak. Afganistan işgal edilecek diyor Peygamber Efendimiz o devirde. Afganistan işgal edildi. İran ile Irak arasında savaş olacağını söylüyor. Bu da oldu. Ayrıca Irak’ın yabancı ülkeler tarafından işgal edileceğini, Rum olan yani Müslüman olmayan ülkeler tarafından birçok sancakla birçok ülkenin katılımıyla işgal edileceğini belirtiliyor buda oldu. Müslümanlara büyük bir zulm kıtal olacağını, katliamlar olacağını, zulmün dünyada muazzam yayılacağını, belirtiyor Peygamber Efendimiz. Bunun arkasından benim neslimden mehdi lakaplı, Peygamber Efendimizin soyundan bir insanın zuhur edeceği Hz. İsa Aleyhisselam'ın da yeniden yeryüzüne ineceği ve Hıristiyanların başına geçerek kendisi Müslüman olduğu için bana uyun diyerek, Hıristiyanları da Müslümanlığa geçireceği Hıristiyanlıkla Müslümanlığın birleşip tek İslam dininin kalacağını Peygamber Efendimiz belirtmiş (s.a.v), Aynısı ile bu olaylar oluyor şu an. Yani Mehdi’nin zuhuru an meselesidir. İsa Aleyhisselam’ın insanlar içinde görülmesi de an meselesidir. Said Nursi Hazretleri İsa Aleyhisselam geldiği vakit yakın talebeleri onu imanın nuruyla tanırlar diyor. Mehdi içinde öyle. Yakın talebeleri onu imanın nuruyla belki tanırlar diyor ama belki diyor. Geldiklerinde bu insanlar kendileri dahi kendilerini bilmez diyor başlangıçta. İmtihan ortamı olduğu için. İmtihanın sırrına uygun olarak. Bu düzenlemeler, bu gelişmelerin hepsi bu alametlerdir. Mesela İstanbul’un bu kadar güzelleşmesi, Mehdi’nin zuhuru ile ilgili mesela internetin çıkması Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın zuhuru ile ilgilidir. Mesela diyor ki rivayette İsa bakar, dünyadaki her yeri görür diyor. Baktığında şimdi mesela bir kumanda odası oluyor. Televizyonda her yeri görebiliyor insan isterse. Veyahut uydudan yayın yapan yerlerde, belirli bir noktaya getirildiğinde biliyorsunuz. Türkiye’de de bu mümkün kuş bakışı yukardan orada ne olup bittiğini görmek mümkün oluyor üstten çekim. Bu mesela bir mucize bu. Mesela Dikilitaş’tan bir İstanbul’da şeytan’ın bağıracağı söyleniyor ve denir ki diyor o öldü. Darwinizm materyalizmin öldüğü, duyurulacak diyor. İstanbul’da Dikilitaş’tan yani Deccal İstanbul’da Dikilitaş’tan bağırır diyor. Derki diyor o öldü. Şeytanları dahi hayrette bırakacak şekilde diyor radyo ve televizyon gibi yayın organlarıyla bu ilan edilir. Buna işaret ediyor diyor. Çünkü bütün dünya duyacak diyor bu çok önemli. İstanbul’da Dikilitaş’tan bağırır ve bütün dünya bunu duyar diyor. Mesela İsa Aleyhisselam’ın dünyanın her yerini gezeceği, o zaman ki tarımın yapılan tarımda öküz kullanılmayacağı, öküzsüz ve sabansız makinalı tarıma işaret ediyor açık açık söylüyor rivayet, çok çok acayip. Öküz kullanılmaz diyor. Öküzsüz ve sabansız ekilecek. Buğday ekildiğinde yahut tohum ekildiğinde olağanüstü ürün alınacak deniyor rivayette, bu da son zamanlarda gelişti biliyorsunuz. Bunların hepsi gerçekleşti. Mesela çöller yeşerecek diyor. Suudi Arabistan çölleri yeşerdi hakikaten, insanlar olur mu öyle şey derlerdi o zamanlar belki, o zamanın insanları çöl nasıl yeşersin. Çöller yeşerdi. Çöllerde havuzlar oluşturdular değil mi? Oteller yaptılar olağanüstü süs ve güzellik meydana geldi. Peygamber Efendimiz (s.a.v) ne söylediyse tamamı oluştu. Bu saydıklarım 300’e varıyor bu saydıklarım ve ben çok küçük bir bölümünü saydım. Ve hepsi bunların 20–30 yıllık bir zaman dilimi içinde gerçekleşti. Tarihte 20–30 yıllık zaman dilimi içerisinde, bu kadar alametin bir arada olduğu olay hiç olmadı. İlk defa oluyor bu. Onun için ahir zaman olaylarının, anlatımındaki izahların tamamı net doğru izahlar. Ve Peygamber Efendimizin sözü olduğu açık açık belli oluyor inşaAllah. Çok güzel bir çağa doğru gidiyoruz. Ne Darwinizm kalacak, ne materyalizm, ne komünizm, ne faşizm, ne ateizm hiçbir şey kalmayacak. Sadece hak ve hakikat. İslam dini kalacak, tek bir din kalacak. İnsanların tamamı kardeş olacak, her yere sevgi, barış, kardeşlik hakim olacak. Hatta mal o kadar bollaşacak ki diyor. İnsanlar aldıkları maldan utanacaklar, geri vermek isteyecekler malı, fakat alınmayacak diyor.

UŞAK ART TV: O günler inşaAllah görülecek diyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Evet, evet biz onun tam arifesindeyiz. Yani hepimiz göreceğiz inşaAllah.

UŞAK ART TV: Hocam bu sözlerinizden anlaşılıyor ki, Türkiye’nin İslam Birliği konusunda özellikle sizin eserlerinizin bazılarında da ben bunları okudum.

ADNAN OKTAR: Evet Türk İslam Birliği.

UŞAK ART TV: Türk İslam Birliğine önem veriyorsunuz. Önemsiyorsunuz. Bunu biraz açmak gerekirse, İslam Birliğini vurgulayan sözleriniz var. Türk İslam Birliği vurgulayan sözleriniz var.

ADNAN OKTAR: Evet.

UŞAK ART TV: Türkiye’de Türk, Laz, Çerkez hepsi bir bütündür diye sözleriniz var. Bunu isterseniz biraz açalım. Ve Türkiye’de Müslümanlar, özellikle Müslüman aleminde Türkiye’nin önemini çok iyi bir şekilde, kavramaya başladılar, sizin bu konudaki görüşleriniz nedir? Türk İslam Birliğinin önemi, gerçekten fevkalade bir duruma gelecek mi sizce?

ADNAN OKTAR: Peygamber Efendimiz ahir zaman hadislerini hep Türkiye üzerinde açıklamıştır. Hep İstanbul ve Türkiye. Ve Türk milletinin öncü olacağını anlatan rivayetleri var. Yani Mehdilik olayında da hep Türklükten bahsedilir. Türk milleti mübarek ve necip bir milletir. İslam’ın hep bayraktarlığını yapmıştır. Bir kere kahramandır, yiğittir delikanlı bir millettir merttir, sözünde durur. Ordumuzun özelliğinde de bunu görebilirsiniz. Gidin yurt dışında hangi ülkeye giderseniz gidin, Türk askeri dendi mi bir dururlar şöyle, bir sevgi, bir muhabbet, aman onlar gelsin hepsi gitsin ama Türk askeri gelsin derler. Mesela Somali’ye gidin hepsi gitsin Türk askeri gelsin derler. Afganistan’a gidin Türk askerini kucaklarlar. Niye? Çünkü merttir dürüsttür. Şefkatlidir.

UŞAK ART TV: İmanlıdır.

ADNAN OKTAR: İmanlıdır, Allah’tan korkar, akılcı hareket eder, makuldür, işte böyle bir millete Allah İslam’ın bayraktarlığını nasip ediyor. İslam ahlakını yayma görevini, böyle bir millete vermiş oluyor Allah inşaAllah. Osmanlı döneminde de bu böyleydi yani Türk deyince, Türküm diyen herkes Türk’tür. Ona bakarsan ben mesela seyyidim Peygamber Efendimizin neslindenim ama halis kan Türküm. Halis Türk. Çünkü Allah bu milleti, Türküm diyen herkesi bir manevi himmet altına almış sanki böyle bir örnek ahlak, örnek İslam’ı yaşayan bir millet, mesela şu an sorun İslam aleminde herkese sorun. En güzel İslam’ı kim yaşıyor deyin. Türkiye diyeceklerdir. En makul en tutarlı, en adil, aklı başında yaşayan Türklerdir. En temiz, tertemizlerdir. Onun için ittifak var yani Türkiye önder olsun diyorlar bütün, Türk alemi de İslam alemi de bunu söylüyor. Zaten Türk aleminin büyük bir bölümü, Müslümandır ama Hıristiyan’da bizim kardeşimizdir. Musevi’de bizim kardeşimizdir. Ermenisi de efendim Gürcüsü de hepsi bizim kardeşimizdir. Çünkü Osmanlı milletler topluluğu içerisinde bunlar hep bizim bağrımıza bastığımız, Osmanlı’ya Türklüğe hizmet etmiş, insanlardır. İslam’a Kuran’a hizmet etmiş insanlardır. Mesela en değerli ustalar, sanatçılar hep Ermenilerden çıkmıştır. Rum’lardan çıkmıştır. Yahudi bilim adamları, Yahudi sanatçılar, Musevi sanatçılar, Çok büyük hizmetler vermişler, saraylarda görev almışlardır. Sonradan böyle bir fitne çıkarılmıştır. Irkçılık fitnesiyle onlarla sanki böyle bir kinleşme kavga varmış gibi masonlar böyle bir kahpece oyun oynamışlardır. Yani sanki böyle bir Rum, denince Ermeni denince, hatta insanların kafasına oturmuştur böyle. Mesela o tertemiz insanlar mazlum insanlar Rum’um demeye Ermeni’yim demeye çekinir hale getirmişler onları, Musevi’yim demeye çekinir hale getirmişler. İşte bu bir masonik oyun bu. Halbuki ehli kitap bizim kardeşlerimiz bunlar. Bunlar Hz. İbrahim’i sever. İsmail’i sever. İshak’ı, Yakup’u sever. Tek Allah’a inanır. Aynı peygamberleri severiz. Aynı meleklere karşı sevgimiz var. Ve hepsi hak dinlerin, eski şekilleridir. Eski hak dinlerdir. Tabi İslam dini son derece hak dindir. Yani inşaAllah. Ama onlarda ehli kitaptır. Allah onları Kuran’da ehli kitap olarak belirtiyor. Onun için bu kin adavet düşmanlık hepsi kalkacak. İsrail alabildiğine özgür olacak. Ermenistan özgür olacak. Mesela bak yine karıştı Rusya görüyorsunuz.

UŞAK ART TV: Evet.

ADNAN OKTAR: Irkçılık belası, kavmiyetçilik belası, ne gerek? Türkiye bir ağabeylik yapsa olaya bir el atsa, tamamen ortalık yatışır. Onun için Türk İslam Birliği çok çok çok acil bir görev. Yaşlı başlı insanlar binlerce insan öldü Gürcistan’da. Yazık günah değil mi? Türkiye’nin bir gün bile gecikmesi vebal altında bırakır. Hemen hareket edilmesi gerekiyor. Bunu teklif etsin Türkiye eğer bir kişi itiraz ederse bana gelip söylesinler. Yani Suriye’ye gidip teklif edin Türkiye ile birleşin diye yani Suriye iki gün düşünmez. Azerbaycan’a teklif edin, zaten onlar kendileri teklif ediyor. Azerbaycan kendisi istiyor. Türkiye ile birleşelim diye defalarca söylediler. İki devlet bir millet olarak birleşelim dediler. Onun için bunun resmi ağızdan söylenmesi gerekiyor. Ama resmi ağızdan söylenmesi içinde tabandan hükümete, istek talebinde bulunması lazım. Yani böyle bir şey istiyoruz. Şeklinde bir talepte bulunması lazım ama bunu çok ısrarlı söylemesi lazım ki hükümet bir güç bulsun. Harekete geçsin bu çok önemlidir. Yani vakıflar olur, dernekler olur halk, bütün Müslüman kardeşlerimiz, bütün Türk milleti, olarak bunun üstünde çok durmamız lazım. İllaki Türk-İslam Birliği, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak inşaAllah. Avrupa Birliğine girelim. Böyle küçük bir ülke olarak girmek bize yakışmaz. Lider olarak girmek bize yakışır. Ve Avrupa’yı da kalkındıralım. Amerika’yı da kalkındıralım. Rusya’yı da kalkındıralım. Bütün dünyayı zengin edelim. Yani Türkiye’nin misyonu bu dünyayı zengin etmek, güçlendirmek, barışı tesis etmek, huzur getirmek yani bizim ırkçılık iddiamız yok Türk milleti olarak. Yani nefret eder Türk milleti gerçek anlamda ırkçı yok çıkmaz bizim milletimiz içerisinden.

UŞAK ART TV: Evet hocam ülkemizin istikrar içerisinde olmasını, dirlik düzenlik içerisinde olmasını isteyen bazı güçler, biliyorsunuz ülkemizde nifak tohumları ekmeye başladılar ve bunda da başarılı olamadılar. Bunun da en büyük faktörlerinden birisi Türk milleti birbirine bağlıdır. Ve…

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

UŞAK ART TV: Milli dini günlerde bir araya gelirler ve onları yıkmak mümkün değildir. Bunu dış güçler mi sizce bu oyuna getirmek istiyorlar. Türk insanını birbirlerine düşürmek istiyorlar.

ADNAN OKTAR: Dış güçler diye bir sorun yok. Sadece ve sadece sorun masonluktur.

UŞAK ART TV: Evet.

ADNAN OKTAR: Ateist Siyonizm ve masonluk, ama illaki masonluk hepsinin üstünde masonluk, masonluğun oyunlarını Türkiye’de gördük. Mesela Ergenekon örgütlenmesi masonluk örgütlenmedir. PKK örgütlenmesi masonik bir örgütlenmedir. Terör örgütlerinin örgütlenmesi masonik örgütlenmedir. Yani masonluk bunlardan desteğini çekse bunlar tamamen havada boşlukta kalır. Bunlar kimsenin kale almayacağı insanlar. Ama mason desteğinde tabi her şeyi elde etmeleri ve siyasi desteği de sağlamaları mümkün oluyor. Onun için masonluğa karşı ilmi mücadele çok önemli. Deşifre edilmeleri, ortaya konmaları, ama hakaretle değil. Belgeyle, fotoğrafla anlatarak ve anti-Darwinist çalışma yaparak. Şu an bizim yaptığımızda bu. Laikliğe gelince, laiklik İslam’ın özünde olan bir şey yani laiklik demek. Dinin çok samimi yaşanması demektir. Dürüst yaşanması demektir. Laiklik geldi mi, münafıklık biter. Laiklik yoksa münafıklıkta içeri girer. Yani Müslüman olmadığı halde adam Müslümanım demeye başlar. Buda bir Müslümanın isteyeceği bir şey değil çünkü münafık çok tehlikeli bir varlıktır. Cehennemin en derin tabakasına gideceklerini Allah belirtiyor. Ama adam mesela diyor ki dürüstçe söylüyor ben dinsizim arkadaş diyor. Ateistim tamam Allah öyle yaratmış yani onunla konuşursun, ikna etmeye çalışırsın olmuyorsa olmuyordur. Allah onu öyle yaratmıştır ama dürüstçe söylüyor gelip böyle kandırmıyor.

UŞAK ART TV: Sinsi olmuyor.

ADNAN OKTAR: Sinsilik yapmıyor tabi açıkça söylüyor. Dinsizim ona göre davranışını ona göre şey yap diyor yani arkadaş da olursun, sohbet de edersin adam çünkü açık kim olduğunu biliyorsun yani sinsilik yok. Bir kalleşlik yok, bir oyun yok. Münafıklığı ortadan kaldıran bir sistem olduğu için laiklik çok kıymetli. Osmanlıda da uygulanmıştır. Bundan sonrada uygulanması gereken, çok ehemmiyetli bir uygulamadır. Çünkü laiklikte Ermenilerde rahat eder, Yahudilerde rahat eder, Museviler efendim Protestan da, Ortodoks da Katolik de hepsi rahat edeceklerdir. Onun için sırf Müslümanların rahatlığı üstüne kurulu değildir İslamiyet. Ehli kitapta rahat edecek, müşrikte rahat edecek, çünkü onlara da eman veriliyor. Onlarında korunması gerekiyor. Allah’ta hatta ayette şeytandan Allah’a sığınırım ‘Onlar güvenlikle yerlerine kavuşuncaya kadar onlara eşlik edin’ diyor Allah. Yanlarında gidin, koruma görevi yapın diyor Allah. Yani ayet bu müşrikler için, putperest onları bile koruyun diyor Allah canlarını koruyun diyor. Yani Müslümanın üstüne bir vazife bu onların canını korumak. Onun için hepsinin birinci sınıf vatandaş olması için laikliğin olması şart yani bunda tartışılır bir konu yok? Zaten Müslümanlığın da bir gereği bu.

UŞAK ART TV: Peki sayın Hocam ülkemizin şu anki durumunu nasıl görüyorsunuz. Ülkede gidişat nasıldır ekonomik açıdan. Sizce ülkemizi güzel günler bekliyor mu?

ADNAN OKTAR: Türk milleti bir kere arslan millettir. Allah onun bahtını açık yapmıştır bu milletin. Bizim milletimizin kaderi çok güzel. Bir hayli çileyle eğitildiler. Bir çile dönemine Hz. Yusuf gibi, şimdi sultanlık dönemine doğru gidiyor. Yani Türk milleti dünyanın sultanı olacak inşaAllah ama sevgi sultanı, muhabbet sultanı olacak. Yani dünyaya sevgi göstertecekler, efendilik, dostluk ve kardeşlik göstertecekler onlara güzel örnek olacaklar, mesela Alman bilmez hakikaten, dostluk nedir, arkadaşlık nedir ne bileyim böyle fedakarlık o kadar bilmezler.

UŞAK ART TV: Maneviyatı zayıftır.

ADNAN OKTAR: Bilmez evet zayıftır. Yani zekidir Almanlar çalışkandır. Temizdirler ama bu yönü eksiktir. İşte bunları ben örnek olarak veriyorum birçok ülkede bu böyle. Türk milletinin örnek olması lazım. Mesela git bir Türk evine selamın aleyküm de misafir Allah, Tanrı misafiri deniyor ya Allah’ın gönderdiği misafiri herkesin bir misafir odası vardır. Köylerde de bu böyledir. Hiç kimse girmez oraya sırf misafir içindir, en güzel yataklar misafire açılır, yiyeceğin en güzeli misafire getirilir. Sözün en güzeli misafire söylenir dünyanın neresinde var bu bir tek Türklere mahsustur bu. İşte bu İslam ahlakını en güzel yaşamalarından kaynaklanıyor. Bu milletin güzel kültürü, güzel ahlakı, bütün dünyaya mutlaka örnek olması gerekiyor. Onun içinde bu liderlik ağabeylik görevini, biran önce deruhte etmesi gerekiyor. Bu görevi deruhte etmesi içinde tabandan talebin yoğun olması gerekiyor. Bizde bir kenarından, bu talepte bulunuyoruz inşaAllah bu devam edecek.

UŞAK ART TV: Çok teşekkür ediyorum Hocam.

ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ederim.

UŞAK ART TV: Programımıza katıldınız. Bize gerçekten ülkenin son günlerdeki durumuyla ilgili ve sizin yapmış olduğunuz hizmetlerle ilgili bilgiler verdiniz. Milyonlarca insan sizin bu Yaratılış Atlası adlı kitabınızı okuyor ve bu atlasın içeriğini daha farklı bir şekilde anlamaya başladı. Bunun için sizde bize bu konuda bilgiler verdiğiniz için teşekkür ederim.

ADNAN OKTAR: Bende teşekkür ederim.

UŞAK ART TV: Sizi bir başka programda konuk etmek dileğiyle.

ADNAN OKTAR: Çok memnun olurum.

UŞAK ART TV: Teşekkürlerimizi sunuyoruz. İyi akşamlar diliyoruz efendim.

ADNAN OKTAR: Hayırlı akşamlar, çok teşekkür ederim.

Bu eser 188 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Haber ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Sayın Adnan Oktar'ın Kaçkar TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Cem TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Denge TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Kuşadası TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Amasya TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Erzincan Can TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Dogu TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın İzmir Kordon TV ile Röportajı - Haber
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN HABERLER
Belgeseller 212 Televizyon Kanalında!
Ücretsiz 75 Adet MP3
Bedava mp3ler
Harun Yahya Eserleri Ramazan Ayı Boyunca Okuyucuları İle Buluşacak
Mevlid Kandili
ÇOK İNDİRİLEN HABERLER
Mercek Dergisi Artık İlmi Mercek Olarak 7 Temmuz 2004 Tarihinde Yayında - 1034 download
Araştırma Dergisi Artık İlmi Araştırma Olarak 7 Temmuz 2004 Tarihinde Yayında - 1008 download
Dinler Terörü Lanetler - 914 download
Dinler Terörü Lanetler - 861 download
Balkanlar Osmanlı'yı Arıyor - 833 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.