Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7783 tanesi Türkçe, toplam 9181 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Sayın Adnan Oktar'ın Dubai Diyanet Bakanlığı ile Röportajı
Temmuz 2008
DUBAI DİYANET: Allah’a şükürler olsun ki bugün bu özel gecede sizinle birlikte konuşma fırsatı ve size bir kaç soru yöneltme fırsatı buldum. Bu Miraç Kandil’i olması nedeniyle ayrıca önemli bir fırsat benim için. Uzun bir zamandır sizin kitaplarınızı okumaktayım. DVD’lerinizi, VCD’lerinizi ve hazırladığınız belgesel filmleri izlemekteyim. Gerçekten çok önemli bir iş çıkardığınızı söylemek istiyorum. Bu benim için aynı zamanda uzun bir eğitim sürecide oldu ve bu gece yine Allah’a şükürler olsun ki size birkaç soru sormak için geldim. Dubai’de bir gurup insan ki bunlar yeni Müslüman olmuş bir küçük azınlık, benim böyle olduğumu biliyorlar. Ve gerçekten bu geceye ilişkin büyük umutlar besliyorlar. Merakla bekliyorlar buradan çıkacak yanıtları ve bu röportajın sonuçlarını ve ben inanıyorum ki bu röportajda sorduğum sorular ve sizden aldığım yanıtlar bu Müslümanlığı yeni seçmiş insanların yolunu daha da aydınlatacak ve onlara çok şey öğretecek.
İlk sorum İslam’ın mesajı ile ilgili olacak. Siz uzun bir zamandır Türkiye’de olsun, Türkiye dışında olsun İslam’ı insanlara anlatmaya, İslam’ı tanıtmaya çalıştınız ve bunda da büyük bir başarı elde ettiniz. Peki, yakın geleceğe ilişkin planınız nedir? İzleyeceğiniz strateji ya da metot nedir? Bir değişiklik olacak mı yakın gelecekte bu konuda yaptıklarınızla ilgili?
ADNAN OKTAR: İnterneti ve televizyonları Allah İslam’ın hakimiyeti için, Mehdi’nin zuhurunda Mehdinin kolay faaliyet yapması, İsa Aleyhisselam’ın nüzulünde de İsa Aleyhisselam’ın rahat faaliyet yapması için inşaAllah yarattı. Onun için en ziyade üzerinde durulacak şey bir internet birde televizyonlar. VCD hazırlanması ve bunların insanlara gösterilmesidir. Yahut televizyon kanallarında programlar yapılıp insanlara bunların gösterilmesidir. En etken metot budur. Kitapta çok çok daha etkilidir. Kitaba da ağırlık vermek lazım bizde zaten onu yapıyoruz.
DUBAI DİYANET: Modern anlamda konuşmamız gerekirse Müslümanlar İslam’ın mesajını insanlığa iletmede çok zaman kaybettiler. Peki, bu kaybedilen zamanı telafi etmek için Müslümanlar modern İslam’ı insanlığa tanıtmak için ne yapmalılar sizce?
ADNAN OKTAR: En önemli şey çok samimi olmak. Kuran’da, Allah Şeytan’dan Allah’a sığınırım “Samimi olan kullarım kurtulur “ Diyor Cenab-ı Allah. Anlatımların son derece samimi olması, edebi sükse yapmaktan kaçınılması, Kuran’ın sade, hikmetli açık olan mesajının olduğu gibi bilimsel ve akılcı metotlarla insanlara sunulması.
DUBAI DİYANET: Peki sizin burada kişisel bir görüşünüzü sormak istiyorum. Sizce bugün insanları İslam’a çağıranların karşılaştığı temel sorunlar nedir ve bu alanda sizin vizyonunuz nedir?
ADNAN OKTAR: İnsanlar en çok akılcı bilimsel olan anlatımlardan çok etkilenirler. Çünkü 21.yy’da çok önemli olduğunu görüyoruz bilimin. İnsanlar gözüyle gördüğü, kulağıyla duyduğu, eliyle dokunduğu şeylere rahat inanabiliyorlar. Dini anlatırken de aynı metodu bizde kullanabiliriz. Nitekim Müslümanların bunu kullanması zaten Kuran’ın bir emirdir. Kuran buna çok işaret ediyor. Düşünmezler mi, akletmezler mi diyor Cenab-ı Allah. Şeytan’dan Allah’a sığınırım. Araştırmalarımızın olmasını, dünyada gezmemizi, yaratılışın nasıl olduğuna bakmamızı, Allah’ın hikmet ile yarattığı her şeyi incelememizi Allah bize söylüyor. Bizde bunları inceleyip bilimsel metotlarla insanlara anlatmamız gerekir. Nitekim de bu yöntemle yaptığımız çalışmalarda dünya çapında Harun Yahya eserleri, birinci dereceden çok etkili oldu demek ki fiili bir durum var. Allah buna bir başarı verdiğine göre Allah bir muvaffakiyet verdiğine göre demek ki bu yöntem doğru ve güzel inşaAllah.
DUBAI DİYANET: Tam da bu sözünü ettiğiniz metotları uygulamanın güçlükleri nedir. Harun Yahya’nın yaşadığı güçlükler nedir?
ADNAN OKTAR: Ben bu çalışmalara bir tane örnek vereyim. Mesela fosiller yeraltına Allah yüz milyona yakın fosil koymuş ve bunları yerüstüne çıkartarak. Allah bizim görmemizi sağladı. Arkadaşlarımızda bu fosilleri sergiliyorlar. İnsanlar bu fosillere ellerini sürüyorlar ve görebiliyorlar. Yani gözüyle gördüğü, eliyle tutuğu bir gerçek delil olmuş oluyor. Bu yaratılışın Allah tarafından olduğunun, kesin ispatı olmuş oluyor. Allah da diyor zaten Ayette şeytan’dan Allah’a sığınırım “Yaratılışa Allah’ın nasıl başladığına bir baksınlar” diyor Allah. “Yeryüzünde gezip dolaşıp.” Mealen yaklaşık söylüyorum. İnsanlarda yerin altını kazarak Allah’ın adeta fotoğraf gibi yeraltına yerleştirdiği, canlıların fosillerini bularak. Bu fosillere bakıyorlar, halen yaşayan hayvanlara bakıyorlar birbirinin aynısı ve hiçbir şekilde evrim geçirmediklerini anlamış oluyorlar. Böylece evrim teorisi fazla söze gerek kalmadan kökten yok edilmiş oluyor. Ortadan kalkmış oluyor. Bu metottur. Ama tabi fosillerin bulunması, bunların resimlerinin çekilmesi, bu tip araştırmacılarla bağlantılar kurulması, bunlar kolay şeyler değil. Ama arayan bulur. Cenab-ı Allah yardım eder. Allah da bize yardım ediyor ve rahatça ulaşabiliyoruz.
DUBAI DİYANET: Peki İslam’ın mesajına ilişkin görüşünüze geri dönmek istiyorum. Bu mesajı insanlığa iletmede sizce 21.yy için konuşuyorum burada, bu mesajı insanlığa iletmesi gereken kişiler imamlar, hocalar mı yoksa bilim adamları mı? Yoksa kafanızda başka biri mi var?
ADNAN OKTAR: Her üçü de hem bilim adamı olması lazım, hem hoca olması lazım, hem araştırmacı olması lazım. Hem de çok samimi olması lazım.
DUBAI DİYANET: Peki Türkiye, modern Türkiye yine eskisi gibi modern İslam bayrağını bütün insanlığın karşısında bugün ve gelecek için taşıyabilecek mi tekrar?
ADNAN OKTAR: Tabi Türkiye Türk İslam aleminin lideri olacak yakın bir gelecekte, büyük bir Türk İslam Birliği oluşacak, bu birlikten Amerika’da Rusya’da Çin’de, İsrail’de Ermenistan’da ve diğer bütün ülkelerde hem zenginliğe kavuşacaklar, hem huzura kavuşacaklar. Hem büyük bir barış ve adalet çıkışı olacak. Ve büyük bir güzellik olacak, bu insanlara çok büyük bir mutluluk verecek. Buna biz Altınçağ diyoruz ahir zamanda. Böyle bir güzel devre doğru gidiyoruz bu da çok yakın bir zamanda oluşacak. 10–15 yıl içerisinde olacağını umuyorum inşaAllah.
DUBAI DİYANET: Peki bugün yapıtlarınıza baktığımız zaman eşsiz bir koleksiyon var. Bütün bu yapıtlar insanlığa İslam’ın amacını mesajını anlatmayı hedefleyen yapıtlar, burada izlediğiniz stratejiyi de biliyoruz. Peki, ilk aşamada aklınıza, bu fikri getiren neydi? Bu ilk adımı, atmanıza neden olan şey neydi bu yapıtları hazırlarken?
ADNAN OKTAR: Küfrün, dinsizliğin insanlığa verdiği acı ve onların yaptığı zulmü görmem beni çok etkiledi. Hiç vakit kaybetmeden, hayatın bütün yönlerinden çekilerek, çok süratle hareket etmem gerektiğini anladım. Lise son gibi dönemde yaklaşık. Lise 2 veya lise 3 arasında.
DUBAI DİYANET: İslam’ın mesajını insanlığa yayma konusunda bunu öncelikle kendim için soruyorum. Sonra meslektaşlarım için de soruyorum. İslam’ın mesajını yayma konusunda bize, verebileceğiniz tavsiye nedir?
ADNAN OKTAR: Önce Hz. İbrahim gibi olmak lazım. Önce putu kırmak lazım. Hz. Musa’da da öyle olmuştur. Samiri’nin yaptığı putu kırmıştı. İlk gelir gelmez ilk yaptığı o olmuştu. Hz. İbrahim’de putları kırmıştı. Asrımızın putu da Darwinizm’dir. Önce onun yıkılması gerekir. Ondan sonra temiz bir dimağa, temiz bir düşünceye, İslam’ın anlatılması gerekir. O’nun içinde benim eserlerim çok etkili olur diye düşünüyorum. Yani dünyada zaten başka da eser yok bu tarzda yazılmış etkili eser yok. Bunu tabi ben övünmek için söylemiyorum. Bunların hepsini hazırlayan Allah. Bizleri vesile ediyor. Biz sadece aciz bir gölge varlıklarız. Allah’ın naçiz bir kuluyuz.
DUBAI DİYANET: Gayrimüslümlere ilişkin görüşlerinizi zaten yapıtlarınızdan, kitaplarınızdan biliyoruz. Peki, günümüzde Müslümanlara ilişkin görüşleriniz nedir? Onlara verebileceğiniz tavsiyeler nelerdir?
ADNAN OKTAR: Her şeye güzel bakmak lazım. Hayra yormak lazım. Hayra yorarak bakmak gerekiyor. Bunu içten bir samimiyetle yapmak lazım. Her şeyi Allah’ın yaptığını bilerek yapmak lazım. Ben yapıyorum, ben ediyorum, demek bu çok yanlış bir şey. Her şeyi Allah yapar biz kadere uyarız. Kaderde olan Allah’ın bizde yaratığı şeyleri zamanı gelince görürüz biz sadece sebebe sarılacağız. Sebeplere uyacağız. Son derece samimi olacağız. Ve özelikle de iman hakikatleri Allah’ın yaratılışındaki mükemmelliklerini anlatarak, Darwinizm’i yıktıktan sonra, Allah’ın sanatını örnekleriyle hayvanlarda, bitkilerde ve diğer yarattığı her şeyde Allah’ın tecellilerini insanlara anlatarak Allah’ı çok sevmelerini, Allah’tan korkmalarını sağlamamız gerekiyor. Sonrada Kuran’ın emirlerini, detaylı olarak anlatmamız gerekiyor.
DUBAI DİYANET: Çok sayıda yeni Müslüman var. Müslümanlığı seçmiş çok sayıda insan var ve bu büyük ölçüde sizin yapıtlarınız etkisiyle oldu. Bildiğimiz sayı çok yüksek ama bilmediğimiz insanlarda var ve bunları bir arada düşündüğümüzde gerçekten çok sayıda insan Müslümanlığı seçmiş durumda sizin yapıtlarınızın aracılığıyla. Bu röportajı izleyecek olan o yeni Müslümanlar için sizin bir mesajınız var mı? Onlara ne söylemek istersiniz. Çünkü onlar aynı zamanda sizin bir öğrenciniz ve sizin söyledikleriniz onlar için önemli.
ADNAN OKTAR: Hepimiz Kuran’ın öğrencisiyiz. Onlar benim kardeşlerim. Ben onların hizmetçisiyim. Allah’a hamdolsun, Allah hepsine hidayet nasip etmiş, kaderleri böyleymiş, Benim kitaplarımı Allah vesile etti. Benim yazmamı da vesile etti. Ama kitapları ve oradaki bütün yazıları hazırlayan Allah’tır. Bizde sadece bir araç vesileyiz. Hepsini tebrik ediyorum Müslüman oldukları için, inşaAllah Cennette de kardeş olacağız. Cennette böyle koltuklara oturup karşılıklı sohbet edeceğiz. Cennet meyvelerinden yiyeceğiz inşaAllah Cennette. Orda da burada yaptıklarımızı anlatacağız sevinçle, şöyle tebliğ yapmıştık, böyle konuşmuştuk şeklinde, Cennette bunları anlatacağız. Onları tekrar tebrik ediyorum. Onları da çok seviyorum onlara sevgilerimi, saygılarımı iletin. Arkadaşımızda iletsin. Bende buradan iletiyorum. Onları çok seviyorum hepsi benim Müslüman kardeşim. Türkiye’ye geldiklerinde de, beklerim burada da ziyaretime gelsinler. Görüşelim konuşalım, misafirim olsunlar.
DUBAI DİYANET: Çok teşekkür ederim aslında başka sorularımda var ama şimdi bitirmek istiyorum çünkü çok fazla zamanınızı almak istemiyorum. Son sorum şu olacak Dubai’ye ne zaman geleceksiniz?
ADNAN OKTAR: Allah ne zaman taktir ederse inşaAllah. Kaderimizdeyse inşaAllah geleceğiz. Ama çok isterim gelmeyi. Kardeşlerime sarılmayı da çok isterim. Hepsini çok seviyorum.
DUBAI DİYANET: Çok teşekkür ederim. Allah size ve arkadaşlarınıza uzun ömürler versin. Umuyorum en kısa zamanda yeniden bir araya geliriz.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah, hepimize inşaAllah. Geldiğiniz lütfettiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Bütün oradaki kardeşlerimizi tekrar sizin kanalınızla hepsine sevgilerimi iletiyorum.
Bu eser 166 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Haber ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;