Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7783 tanesi Türkçe, toplam 9181 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
ART TV: Öncelikle bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Siz hayatınızı belli bir, belli bir düşünceye adadınız.
ADNAN OKTAR: Evet.
ART TV: Bununla nasıl yaşanıyor?
ADNAN OKTAR: Siz de şeref verdiniz. Çok memnun oldum geldiğiniz için. Çok mutlu oldum. Sorunuzun cevabı: Çok heyecanlı, çok zevklidir insanın büyük bir idealinin olması, idealiyle yaşaması. İnsanı insan yapan en mühim özelliktir diyebilirim insanın Allah için yaşaması, Allah’ın rızası için yaşaması. İnsanı güzelliklerden çok zevk alır hale getiriyor. Güzelliğin bir anlamı oluyor, sevginin bir anlamı oluyor, hayatın bir anlamı oluyor, her şeyin bir anlamı oluyor. Allah’ın rızası olmadan hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. Her şey soğuk, her şey çirkin hale geliyor.
ART TV: Dünkü konuşmanızda Papa’nın da aslında baskı altında olduğunu, her şeyi söyleyemediğini söylediniz. Siz o anlamda özgür müsünüz; yani her şeyi istediğiniz gibi söyleyebiliyor musunuz?
ADNAN OKTAR: Ben Darwinizm’e açık açık meydan okuyorum, açık açık yalan olduğunu ve uydurma bir teori olduğunu, bir oyun olduğunu açık açık söylüyorum, fakat Papa bunu söyleyemiyor. Söyleyemez de, çok zor, çünkü bütün Avrupa basını, diğer bilim adamları, herkes üzerine gelir ve rahatlık vermezler.
ART TV: Size inanan, sizin çevrenizdeki insanlar veya sizinle aynı görüşü paylaşan insanlar kimler? Yani bunlar gençlik mi, belli bir sınıfsal kesim mi, politika kesimi mi? Nasıl?
ADNAN OKTAR: Samimi olan her insan, kendini baskı altına almayan her insan, toplumun baskısı altında olmayan her insan, özellikle toplum baskısından uzak olan her insan, hür düşünen insan Allah’ın varlığını hemen anlar, çok kolaydır. İnsanın beyninin içinde, 3 boyutlu mükemmel bir görüntü meydana geliyor. Bu olağanüstü bir şeydir, bunun hiçbir açıklaması yoktur. En kaliteli televizyondan daha net bir görüntü insanın beyninin içinde meydana geliyor ve şu kadarcık bir et parçasının içinde oluşuyor bu. Bu mucizedir. En kaliteli müzik sisteminden, ses aletinden çok daha kaliteli ses insanın beyninin içinde oluşuyor. Yine o da ufacık bir yerde oluşuyor. Bu da çok mühimdir, çok büyük bir olaydır. Sırf bu ikisi bile Allah’ın varlığının delili için tam anlamıyla yeterlidir. Bunu, ama rahatça bir insanın söyleyebilmesi için toplum baskısı ve aile baskısı olmaması lazım. Bu olmadığında bunu herkes görür.
Mesela Darwinizm’in de geçerli olmadığını toplum baskısı olmayan herkes anlar. Tesadüf ne yapmış ki, insan yapabilsin? Einstein’ı, Newton’u meydana getiren güç tesadüftür demek çok safça. Yani çamurlu bir suda bir gün proteinler oluştu, sonra orda hücre oluştu, sonra o balığa dönüştü, balık maymuna dönüştü, maymun insana dönüştü. Yani bu efsanelerde bile olmayacak, son derece mantıksız bir izah, ki fosilleri incelediğimizde, yer altındaki fosilleri inceleyen bilim adamları bunu açık açık görüyorlar, baskı altında olmayanlar bunu da açık açık söylüyorlar, biz de görüyoruz, sergiliyoruz da, milyonlarca fosil “bizi Allah yarattı” diyor, hepsi. Milyonlarca fosile baktığımızda, hepsinde yaratılış gerçeğini görüyoruz. Tek bir tane ara fosil yok. Bir tane ara fosil yokken, göğsünü gere gere nasıl Darwinizm var, Darwinizm geçerlidir diyebiliriz?
ART TV: Öncelikle kendinizi nasıl tanımlarsınız? Yani bazıları sizi tarikat lideri, bazısı dini lider, bazısı politik bir kavga veya kişi olarak tanımlıyor. Siz nerde duruyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Ben Allah’ın yarattığı herhangi bir kulum. Yani kendime bir paye vermiyorum. Ama Müslüman’ım ve dava adamıyım. Müslüman bir dava adamıyım, öyle diyebilirim.
ART TV: Ben bir kadın olarak tabi şimdi merak ettiğim konu şu: Hep çevrenizde erkekler görüyorum. Hiç kadınlar yok mu yani sizin bu düşüncenize katılan?
ADNAN OKTAR: Tabi ki var. Çok kız arkadaşım var.
ART TV: Dünkü toplantıda da 20 yıl sonra Mesih’in geleceğinden bahsettiniz. Bunu nerden, hangi kaynaklardan biliyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Peygamberimizin hadislerine baktığımızda görüyoruz. Orda ahir zamanda, yani Kıyamete yakın zamanda olacak olaylar ve bunun alametlerini bizlere bildirmiş. Sahih hadis kitaplarında ve hadis kitaplarında bu ayrı ayrı açıklanıyor. Yaklaşık 300’e yakın alamet var ve bunların hemen hemen tamamı oluştu. Oradaki hadislerden, verilen tarihlerden, verilen izahlardan bunu çok net ve açık olarak tespit edebiliyoruz.
ART TV: Şey konusunu tekrar biraz, tekrar, daha somutlaştırabilir misiniz? Yani hangi sınıfsal yapıya siz hitap ediyorsunuz? Yani fakirler mi, politikacılar mı, bunu biraz daha detaylandırabilir misiniz?
ADNAN OKTAR: Bütün halka. Profesöründen tutun, sokaktaki çöpçüye kadar, sokaktaki çöpçüden köyde çapa yapan bir köylüye kadar herkese hitap ediyoruz ve herkeste etkisi görülüyor bu çalışmaların. Nitekim de gördük. Fransa’da net netice aldık. Fransa halkı bugün Allah’a inanma yönünde çok yüksek bir orana sahip olduğunu gördük. Çok yüksek oranda Fransız halkının Allah’a inanıyor olduğunu gördük. Sarkozy’nin son ifadeleri de çok çok güzel. Ona karşı sempatimi ve sevgimi arttıran ifadeler oldu. Bu, onun samimi olduğunu, baskıya karşı cesur bir lider olduğunu gösteriyor. Eğer çekinseydi, kendinin dindar olduğunu söylemeyebilirdi, gizleyebilirdi. Kendinin sol kimliğini sarsacak gibi görünen bu gerçeği açık açık söyleme cesaretini gösterdi. O yüzden tebrik ediyorum onu.
ART TV: Size inananlar belli bir dine mi bağlı olmak zorunda? Yani Müslüman mı olmak zorunda? Yoksa Yahudiler ve Hıristiyanlar da buna katılabilir mi?
ADNAN OKTAR: Ben her din mensubunun kendi dini içerisinde dindar olmasını çok isterim. Bir Musevi’nin gerçek anlamda samimi dindar olmasını isterim. Bir Hıristiyan’ın gerçek, samimi Hıristiyan olmasını isterim ve İncil’in gerçeklerine göre hareket etmesini isterim. Bir Müslüman’ın da Kuran’a göre tam doğru hareket etmesini isterim. Ama sonuçta tabi bütün dünyanın İslam ahlakını yaşamasını isterim.
ART TV: Çok teşekkür ederiz.
ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ederim.
ADNAN OKTAR: Gereksiz yapılan izahlar yok benim kitaplarımda. Çok samimi anlatımlar; kolay anlaşılır, çok sade, düz ve tam doğru ve ispatlı olduğu için insanlar severek okuyorlar. Böyle edebi oyunlarla, gereksiz izahlarla, gereksiz süslemelerle vakit geçiren bir üslup yok kitaplarımda. Çok açık, sarih izahlar ve doğru da. Doğrular insanları heyecanlandırır, hoşuna gider, zevk verir. Doğruları anlatıyorum. Onlar da rahatça okuyorlar. Resimli anlatım da çok hayatidir. Mesela ben burada konuşuyorum ama bahçe de var. Bahçe de ayrı bir renktir. Yani birkaç şey bir arada olduğunda insanın hafızasına daha güzel yerleşir. Güzel resimler, güzel manzaralar, güzel insanlar, güzel olan her şey insanların içini açar. Bu da Allah’ın sanatıdır, Allah’ın sanatını göstermiş oluyoruz o zaman.
ART TV: Daha sade olsa daha çok okura ulaşmayacak mı?
ADNAN OKTAR: Ama cennet çok süslü ve güzel. Hz. Süleyman’ın sarayı çok süslü ve güzeldi. Allah süslü ve güzel olanı sever. Bizim de güzel olmamızı istiyor Allah.