 |
Yaşamın Varlığının Sebebi Olan Detaylardan Biri: Dünya'nın Büyüklüğü
İnsan, ayağa kalkıp yürümeye başladığında, üzerinde ne yukarı ne de yere doğru bir basınç hissetmez. Oturmak, yürümek, koşmak son derece olağan işlerdendir. Oysa ayağa kalkıp yürüdüğünde, hatta koltuğunda rahat otururken bile oldukça güçlü olan yerçekimi kuvvetine karşı direnç gösterir. Bu kuvvet öylesine kararında bir orana sahiptir ki, insan, günlük hayatında gösterdiği bu direncin farkında bile değildir.
İnsan, sürekli olarak yerçekimi kuvvetine karşı direnç gösterir. Oldukça kararında olan bu hassas çekim kuvvetinin sebebi, Dünya'nın büyüklüğüdür. Dünya'nın büyüklüğü, Allah'ın dilemesiyle, üzerinde canlılığın oluşabilmesine olanak verecek şekilde özel olarak belirlenmiştir.
Bunun en önemli sebebi Dünya'nın büyüklüğüdür. Dünya eğer biraz daha küçük olsaydı yerçekimi çok zayıflayacak ve atmosfer Dünya çevresinde tutunamayacak, dağılıp gidecekti. Biz de tıpkı atmosfer gibi yeryüzünde bir türlü sabit duramayacaktık. Eğer Dünya daha büyük olsaydı, bu kez de yerçekimi çok artacak ve bazı zehirli gazları da tutan atmosfer öldürücü hale gelecekti. Bizler, bu zehirli gazlardan korunmayı başarsak bile, oturduğumuz yerde ağırlaşacak ve hareket edemeyecektik.
Ancak böyle bir sorun hiçbir zaman söz konusu bile olmaz. Çünkü Dünya'nın büyüklüğü, üzerinde bizim yaşayabilmemize olanak verecek şekilde oldukça özel belirlenmiş bir orana sahiptir. (Evrenin Yaratılışı)
İnsanın yaşayabilmesi için bir araya gelen sebepler, öylesine büyük bir hassasiyete sahiptir ki, bunlardan bir tanesinin bile tesadüfen meydana gelmiş olması mümkün değildir.
Elbette Allah dilese, yarattığı tüm yıldız ve gezegenleri yaşama elverişli kılabilirdi. Allah dilese, yarattığı insanların ne su içmeye ne yemek yemeye ne belli orandaki özel gazları solumaya ne yerçekimi kuvvetine, ne de Güneş'e ihtiyacı kalırdı. Her birini ayrı ayrı yaratan Allah, dilese hiçbirini birbirine bağımlı kılmayabilirdi. Ancak sadece yaşam için bile sayısız sebep bir araya gelmiş ve bunlar bizleri hayrete düşüren detaylara sahip olmuşlardır. Bütün bunlar, her şeyi Allah'ın yarattığı ve her an kontrolü altında tuttuğu gerçeğini bir kez daha hatırlatmakta, bizlere Allah'ın Yüce kudretini bir kez daha takdir edip O'na yönelme imkanı vermektedir.
"Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir." (Furkan Suresi, 2)
Bu eser 60 kez incelendi.
|
 |
|