Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15879 tanesi Türkçe, toplam 19177 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Bilim ve Teknik'ten Kanatın Evrimi Masalları - TÜRKÇE
Mart 2003
Bilim ve Teknik'in Şubat sayısında ilginç bir evrim haberi yer aldı. "Kanatlarımı Geri Alayım!.." başlıklı haberde evrimleşmiş kanatların, bir süre sonra yok olduğu, sonra tekrar evrimleştiği ve sonra tekrar yok olduğu ileri sürülüyordu. Rastgele mutasyonlarla bir kez bile evrimleşmesi mümkün olmayan kanatların, bazı böcek türlerinde ayrı ayrı 4 defa evrimleştiği ileri sürülüyordu.
Nature dergisinde yayınlanan bir araştırmaya dayandırılan haberde, çomakböceği olarak bilinen türlerin, (Phasmatodea) kanatlarını yitirdikten sonra kas ve sinir sistemlerini korudukları ancak daha sonra kanatların tekrar çıkabildiği ileri sürülmektedir.
Bu iddia evrimciler arasında bile makul bir iddia olarak karşılanmamıştır. Nature dergisi konuyu kapaktan vermiş olmasına rağmen, teorinin, günümüzde evrimcilerce benimsenen yapısına aykırı olduğu belirtilmektedir. Kanatların 'yeniden evrimi' iddiası birçok kaynakta 'evrimde devrim' gibi yorumlarla verilmektedir. Michael F. Whiting ve arkadaşları, DNA analizlerine dayalı çalışmaları sonucunda 300 milyon yıl önce yaşadığını ileri sürdükleri atasal phasmid böceğinin kanatlarını yitirmiş olduğunu, sonraki böceklerde kanatların en az dört defa evrimleştiğini ileri sürmektedirler.
Oysa New Scientist dergisinde konuyla ilgili yayımlanan yorumda, Whiting, çalışmasından söz ettiği entomologların (böcekbilimci) "İmkansız, imkansız, imkansız..." şeklinde tepki verdiklerini belirtmektedir. (1)
Whiting, Science News dergisinde yayımlanan haberde ise "Bu, sanki bir memeli bilimcinin, ortalıkta dört ayağı üzerinde yürüyen bir balina görmesi gibi birşey" yorumunu yapmaktadır. (2)
Kanat evrimi gerçekte evrim teorisinin en büyük açmazlarından biridir. Kanatların yapısı incelendiğinde kanat gibi kompleks bir organın evrimle açıklanmasının mümkün olmadığı görülür. Whiting ve arkadaşlarının Nature dergisinde yayınlanan araştırmalarının başlangıç cümlelerinde şu ifadeler yer almaktadır:
"Böyle bir dönüşümün oldukça ihtimal dışı olduğu düşünülür çünkü uçuş için kanat, sinir, kas ve kitin arasında kompleks etkileşimler gerekmektedir. " (3)
Bilim Teknik dergisinde de kanatlardaki kompleks tasarım şu şekilde belirtilmektedir: "Kanat oluşumu çoklu gen sistemlerine, transkripsiyon faktörlerine, salgılanan proteinlere ve farklı almaçlarla ilgili kombine bir süreç."
Böyle kompleks bir tasarımın bir parçası eksik olduğunda bile kanat hiçbir işe yaramayacaktır. Biyolog Engin Korur, evrim teorisinin bu açmazını şu şekilde ifade etmektedir.
"Gözlerin ve kanatların ortak özelliği ancak bütünüyle gelişmiş bulundukları takdirde vazifelerini yerine getirebilmeleridir. Başka bir deyişle, eksik gözle görülmez, yarım kanatla uçulmaz. Bu organların nasıl oluştuğu doğanın henüz iyi aydınlanmamış sırlarından birisi olarak kalmıştır." (4)
Yarım bir kanadın organizmaya hiçbir faydası olmayacağı açıktır. Hiçbir faydası olmayan bu organ evrimin kendi mantığına göre körelecek ve zamanla kaybolacaktır. Böylelikle kanat evriminin evrim teorisi için oluşturduğu kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Çünkü kanat, indirgenemez komplekslikte bir organdır: Kanadı oluşturan parçalar aynı anda ve kusursuz olarak varolmalıdır. Herhangi birinin eksikliği durumunda diğer parçaların varlığı hiçbir anlam ifade etmeyecek ve sistem çalışmayacaktır.
Gerçek ortadadır: Kanat gibi bir organın evrimle ortaya çıkması imkansızdır. Evrimcilerin bu gerçeği kabullenmemekte direnmeleri, teorinin körükörüne savunulan bir iddia olduğunu ortaya koymaktadır. Whiting, bu imkansızlığın dört kez, üstelik tesadüflere dayalı evrimle gerçekleştiğini ileri sürmekle, Darwinizm'in bir dogma olarak benimsendiğini bir kez daha göstermiştir.
Bilim Teknik'te yayınlanan araştırma kanat evrimi açmazıyla ilgili hiçbir kanıt ortaya koymamaktadır. Bilim ve Teknik dergisinin, bu iddiaları bilimsel bir yönü varmış gibi yayınlaması, Darwinist dogmanın savunmasına ortak olduğunu göstermektedir. Tübitak gibi Türrkiye'de bilimin gelişmesinde önemli rol oynayan bir kurumun, yayınlarında bilimsel gerçeklere dayanmayan iddialara yer vermemesini diliyoruz.