Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 10621 tanesi Türkçe, toplam 13202 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
"Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele".
(Saff Suresi, 13)
1. "Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var..."
Müslümanlar için, Allah'ın rızasını kazanmak karşılığında ahiret hayatında cennete hak kazanmaları çok büyük bir nimettir. Ahiretteki bu büyük nimetin yanında dünya hayatında da Müslümanlar için güzel nimetler vardır. Allah'ın iman nasip etmesi, Müslümanlarla bir araya getirmesi, Ahir zamanda yaşamak, Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)’ı görecek olmak bu nimetlerin en önemlilerindendir.
Sayın Adnan Oktar’ın 21 Şubat 2010 Tarihli Kanal 35 TV’deki Canlı Röportajından
ADNAN OKTAR: Fakat şimdi Müslümanlar’ın yapacağı şey, önemli olan şey şu. Bir kere zaten Müslümanlar az dünyada. 7 milyar falan insan var değil mi. 1.5 milyar Müslüman. Zaten 1.5 milyar az bir sayı. Bunun büyük bölümünü zaten mezheplerle ayırmışlar. Çok büyük bölümü ayrılmış. Bir de mezhepler de cemaatlere, tarikatlara da bölünmüş. Birbirlerini tekvir ediyorlar zaten bir kısmı. Böyle bir durumda İslam asla dünyaya hakim olmaz yani bölünmeyle İslam hakim olmaz. Hakim olmasının tek nedeni, bölünmenin kalkmasıdır. Bak Allah diyor ki parça ayırıcılar diyor, Kuran’da ayet var, onlar diyor dinlerini aralarında bölük bölük ettiler diyor, parça parça ettiler diyor, ayırdılar diyor Allah. Ve Peygamberimiz (sav) şikayet ediyor Yarabbi benim bu ümmetim Kuran’ı terk edilmiş bıraktılar diyor. Bir tane şikayeti var Peygamberimiz (sav)’in terk edilmiş bıraktılar diyor, o ayet aynı zamanda Mehdi (a.s)’ye de işaret eden bir ayettir. Mehdi (a.s) devrine Kuran terk edilecektir inşaAllah. Onun için Mehdi (a.s)’ye de bakıyor. Bir kere mezhep ayrımlarından meydana gelen kin ve öfkeyi savunanlara karşı Müslümanların tavır alması lazım. Yani bu kutsal değildir; Şiilere düşman olmak efendim diğer mezheplerle böyle düşman olmak bu bir kutsal hareket değildir. Bu parça ayırmadır. Müslümanları bölmedir. Müslümanları kucaklamak, şefkatle yaklaşmak gerekir, hepsine.
Allah Kuran’da Müslümanları güzel bir hayatla yaşatacağını müjdeliyor
Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97)
Allah Kuran’da Peygamberlere ve beraberindeki müminlere bolluk ve bereket verdiğini bildiriyor
Ve hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız." (Bakara Suresi, 58)
Hz. İsa (a.s.)’ın yeryüzüne yeniden gelecek olması ahir zamanın en önemli müjdelerinden birisidir. Allah Kuran’ın bazı ayetlerinde Hz. İsa (a.s.)’ın ölmediğini, öldürülmediğini, Allah Katı’na yükseltildiğini ve yeryüzüne yeniden gönderileceğini açıkça bildirmiştir. Kuran’da Hz. İsa (a.s.)’ın yeryüzüne ikinci kez geleceğini ifade eden delillerden bir tanesi de Meryem Suresi’nin 33. ayetidir. Bu ayet-i kerime hem içerdiği Arapça kelimelerin anlamları, hem ayetin numarası, hem de ayetin ebced değerleri itibariyle Hz. İsa (a.s.)’ın nüzulüne dair pek çok sır içermektedir.
-1-
Bilindiği üzere Arapça çok zengin bir dildir ve Arapça’da tek bir kelime birden fazla hatta kimi zaman 20’den fazla manaya gelebilmektedir. Meryem Suresi'nin 33. ayetinin de Arapça anlamı incelendiğinde çok önemli bilgilerin haber verildiği görülmektedir. Bu ayet, Hz. İsa (as)'ın ahir zamanda yeniden dünyaya gelişine işaret eden ayetlerde biridir.Meryem Suresi 33. ayette Cenab-ı Allah şu şekilde bildirmektedir:
Sayın Adnan Oktar’ın 19 Şubat 2009 Tarihli MPL Röportajından
ADNAN OKTAR: Allah geriletir, Allah ilerletir, bütün güç Allah’ın kontrolündedir. Biz beynimizin içinde mercimek kadar bir yerin içerisinde yaşıyoruz. Oradaki çok düşük amperdeki elektrik bize ne göstertiyorsa ona göre yaşıyoruz. Allah o elektrikle bize bir dünya göstertiyor. Pırıl pırıl bir dünya göstertiyor. Simsiyah beynin içerisinde, simsiyah güneşin ışığını bize Allah nur olarak ışık olarak beynimizde göstertiyor. Gölgeyi de Allah ben yaratırım diyor Kuran’da, şeytandan Allah’a sığınırım. Gölge ayrı yaratılır, ışık ayrı yaratılır. Kuran’da bunu belirtiyor, gölgeyi müstakil yarattığını belirtiyor Allah, bu çok büyük mucizedir. Yani, ışığın ayrı yaratılması, gölgenin ayrı yaratılması, insanlar bunu mecburen zannediyor gölgeyi. Öyle değil, gölge özel yaratılıyor, ayrıca yaratılır ki cisimlere derinlik vermesi için yaratılır. Görüntüde 3 boyut oluşmuyor o zaman. 3 boyut Allah’ın bir sanatıdır. Görüntüleri 3 boyutlu göstertmek Allah’ın bir sanatıdır. Çünkü beynimizin içinde mercimek kadar bir yerde dünyayı üç boyutlu çok kaliteli bir görüntü olarak seyrediyoruz. Yani, bunu hiçbir bilimsel çalışmayla, hiçbir teknolojiyle elde edemediler şu ana kadar bu netliği. Çok mükemmel bir sanat uyguluyor Allah. Yani, onbinlerce mühendis, yüzbinlerce teknik parçayı bir araya getiriyorlar, geceli-gündüzlü uğraşıyorlar ama şu görüntü kalitesine ulaşamadılar. Mesela, ben sizi seyrediyorum beynimin içindesiniz; sizin saatinizle benim saatim aynı yerde beynimde, iki tane saat var.
ADNAN OKTAR: Bir kere bunun yani milyonlarca sene onun etrafında dönmesi yani oradaki enerjinin hiç bir açıklaması yok. Yani çok büyük bir mucize. Yani dünyanın ömrünce dönüyor onun etrafında. Yani bir başlamış sürekli dönüyor ve muazzam bir intizamla ve korkunç bir süratle. Saniyede ellibin tur atıyor. Yani ne demektir saniyede ellibin tur. Muazzam bir güç ve yörüngesinden asla sapmıyor. Bunun üstüne. Mesela demir atomunu düşünelim. Üstüne balyozla vuruluyor. O merkezkaç kuvvetle diyoruz hani geride duran o elektronların, normalde darbe inen direkt darmakeşan olması lazım. Muhatap dahi olmuyor yani sanki havada kuş uçuyor böyle. Hiç muhatap olmuyor. Muazzam bir kuvvetle meydan getirmiş Allah. Araları tam bir boşluk. Hatta bilim adamları diyor yani göz maddeyi bu şekilde bir bütün olarak görüyor ama işin doğrusu böyle değil diyor. Madde saydam diyor bilim adamları. Çünkü o kadar aralık var ki diyor yani protonla yani çekirdeğin bulunduğu yer, nötronla protonun bulunduğu çekirdekle elektronun arasında, muazzam bir ayrılık var. Mesela burdaysa farzedelim çekirdek öbürü Bahçelievlerde geziyor elektron. O kadar muazzam farklılık var. Dolayısıyla böyle kevgir gibi yani çok saydam bir yapısı var maddenin. Hatta diyor dışarda biz yok sayabiliriz diyor yani bilim adamları. Yüzdedoksandokuz virgül doksandokuz, doksandokuz böyle gidiyor. O kadar boştur diyor madde. Fakat göz böyle algılıyor diyorlar bilim adamları. Mesela dışarıda ışık yok diyorlar. Işık sadece dalga var. Göz bunu böyle algılıyor diyorlar. Yani beynin algılaması. Dışarıda ses de yok diyorlar sadece dalga var. Sesi de beyin bu şekilde algılıyor diyorlar. Maddeyi de böyle algılıyor, zaman da yok dışarda diyorlar. Zamanı da beyin böyle algılıyor diyorlar. Şimdi bu çok harika ve metefizik bir ortam olmuş oluyor. Çok çok şaşırtıcı.