Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Mot de Passe :
Rapelle Moi
 
Ce site vous présente gratuitement tous les travaux de Harun Yahya.Il y a 19258 ouvrages en total, 301 d'eux en Français, Vous pouvez copier ces ouvrages en vous référant à notre site.
 OTHER LANGUAGES :
Les Ouvrages Par Thèmes:
 La Page Principale  / Nouvelles /  L'Interview D'Adnan Oktar Avec Amara Bamba, SaphirNews.com (France) (14 Avril 2010)
FR Recherche: 
 OUVRAGES
& TRAVAUX
Les Livres (49)
Livres de poche (10)
Documentaires (59)
Sites Internet (24)
Les Articles (153)
Affiches (10)
La Liste de Tous LesTravaux de Harun Yahya
AUTRES LIENS
A Propos de ce Site
A Propos de Harun Yahya
(5)
Archive de Nouvelles
(1)
Page D'aide
Contactez Nous
Recherche Avancée
Acheter en Ligne
Comment Aider?
online-arama.com
online-arama.com
divxvar.com
Nouvelles : L'Interview D'Adnan Oktar Avec Amara Bamba, SaphirNews.com (France) (14 Avril 2010)
Avril 2010


:

ADNAN OKTAR: Evet efendim. Hoş geldiniz, sefa geldiniz; Cem Bey, Amara Bey siz de hoş geldiniz.

AMARA BAMBA: Hoş bulduk.

ADNAN OKTAR: Amara Bey’i tanıt Cem. Türkçe tanıt.

CEM:: Fransızca bir internet sitesi var Fransa’da. Onunla ilgileniyor. İslami konuları araştırıyor.

ADNAN OKTAR: Yazar arkadaşımız, değil mi?

CEM:: Yazar, evet.

ADNAN OKTAR: Röportaj yapmak istedi, geldi. Misafirimiz şu an. Müslüman kardeşimiz?

CEM:: Evet, Müslüman, Fildişi’nden geliyor aslı.

ADNAN OKTAR: Fildişi, maşaAllah. Tamam. Cem de bizi seven bir kardeşimiz maşaAllah. Fransızcası mükemmel. Fransa’da yaşamış daha önce.

CEM:: Evet.

ADNAN OKTAR: Peki, röportaj için uygun şu an. Başlayabiliriz.

AMARA BAMBA: Je remercie Monsieur Adnan Oktar de nous recevoir parce qu’on a beaucoup entendu parler de lui.

CEM:: Size teşekkür ediyor bizi konuk ettiğiniz için. Çünkü sizden çok bahsetmiş, duymuş.

AMARA BAMBA: Et c’est toujours interessant de parler avec quelqu’un dont on a déjà entendu parler.

CEM:: Her zaman çok iyidir, birisinden konuşulduğunda onunla buluşmak.

AMARA BAMBA: C’est pourquoi on a beaucoup de question à lui poser.

CEM:: O yüzden çok sorumuz var sorulacak.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

AMARA BAMBA: J’aimerais bien savoir combien de temps on aura pour cet interview.

CEM:: Ne kadar süremiz var onu bilmek istiyor.

ADNAN OKTAR: Serbest.

AMARA BAMBA: Alors, en tout cas merci beaucoup parce que, il faut savoir que l’Islam en France est très présent.

CEM:: Size çok teşekkür ediyor. Bildirmek istiyor ki Fransa’da İslam çok mevcut, çok iyi.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Elhamdülillah.

AMARA BAMBA: Et donc il y a certaines repères qui sont liées à notre communauté Musulman en France

CEM:: Un repère ça veut dire...

AMARA BAMBA: Des repères des choses à partir desquels on situe tout ce qui se passe dans le communauté Musulman.

CEM:: Est-ce qu’il fait lui ou d’autre personnes?

AMARA BAMBA: Lui ou d’autres personnes.

CEM:: Sizin yaptığınız veya başka kişilerin yaptıkları ameller için bunlar gazeteciler için bir odaklanma gibi bir konu oluyor.

ADNAN OKTAR: Yaptıklarımız gazetecilerin dikkatini çekiyor. Değil mi? EvvelAllah. MaşaAllah.

AMARA BAMBA: Et puis quand on a entendu parler d’Adnan Oktar pour la première fois, on s’est posé des question qui il était.

CEM:: İlk kez Adnan Oktar’ı duydukları zaman sorular gelmiş akıllarına. Adnan Oktar kimdir?

AMARA BAMBA: Alors on a entendu beaucoup de choses.

CEM:: Çok şeyler duydular.

AMARA BAMBA: Et puis quand on le rencontre vraiment c’est l’occasion de clarifier.

CEM:: Ve onunla karşılaşınca işte tam fırsat ona soruları sormak için, aydınlatmak için.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah.

AMARA BAMBA: Donc je dis merci encore pour cette occasion.

CEM:: Size teşekkür ediyor bu görüşmeyi yaptığınız için.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah. Siz bu asrın Bilal-i Habeşilerisiniz siz inşaAllah. O da zenciydi biliyorsunuz.

AMARA BAMBA: J’aimerai bien marcher dans les pas de Bilal.

CEM:: Umar ki o da onun yolunda gider inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet, inşaAllah

AMARA BAMBA: La première question qu’on s’est posée, dans ma rédaction (Marie d’Action ??) à Saphire News c’est par rapport à la relation entre Adnan Oktar et Harun Yahya.

CEM:: Yani ilk kez, ilk gelen soru onun gazetesinde yani Saphire News’te Adnan Oktar’la Harun Yahya’nın bağlantısını soruyor.

AMARA BAMBA: Parce qu’on a un peu l’habitude de voir les Musulmans adopter des noms des prénoms souvent c’est dans le cas de conversion à l’Islam.

CEM:: Yani onlar alışkın, mesela Müslümanlar ad soyad alıyorlar genellikle başka bir dinden İslam’a girince Müslüman ismi alıyorlar.

AMARA BAMBA: Alors que dans ce cas c’est pas du tout le cas, alors on s’est demandé pourquoi avoir chosi ce pseudonyme:

CEM:: İşte sizin durumunuzda öyle bir olay yok. O zaman niye Harun Yahya ismini seçtiniz?

AMARA BAMBA: Est-ce qu’il y a une histoire à ce choix, est-ce qu’il ya une raison, est-ce que c’est du marketing, enfin c’est pour toutes ces sortes des questions.

CEM:: Bir nedeni var mı, bu ismi seçmeye, bir marketing nedeni var mı ve bir tarihe bağlı bir şey var mı?

AMARA BAMBA: Et c’est très interessant d’écouter de lui-même directement.

CEM:: Sizden duymak çok daha iyi.

ADNAN OKTAR: Birçok yazar kendi ismini kullanmaz, müstear ismini kullanır. Türkiye’de de bu bilinir. Birçok ünlü yazarın konumu bu şekildedir. Mesela Hekimoğlu İsmail vardır. Biz o şekilde tanırız ama Ömer Okçu’dur gerçek ismi. Çok değerli bir ağabeyimizdir. Ama müstear isim kullanır. Ben de o şekilde müstear isim kullandım. Harun biliyorsunuz Hz. Musa (a.s.)’nin yardımcısıydı. Yahya da Hz. İsa (a.s.)’nin yardımcısıydı. Ben de Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’nin naçizane bir yardımcısı olmak azmiyle, bir dua mahiyetinde bu isimleri aldım.

AMARA BAMBA: En France vous avez écrit beaucoup de livres, vous êtes un gros travailleur.

CEM:: Fransa’da çok kitap yazdınız. Bayağı çalışkan birisiniz.

ADNAN OKTAR: Elhamdülillah.

AMARA BAMBA: Et le livre qui nous a fait vraiment découvrir votre travail c’est Atlas de la Création.

CEM:: Sizi tanıtan kitap Yaratılış Atlası.

ADNAN OKTAR: Evet, doğru.

AMARA BAMBA: L’Atlas de la Création. Ce livre a été directement envoyé dans des écoles françaises dans des institutions françaises, et ça nous a surpris aussi, j’aimerais savoir quelle était la motivation, quel était l’objectif de cette démarche par rapport à ces livres, à cet envoi, ce choix.

CEM:: Çok okullara gönderdiniz. Çok makamlara gönderdiniz. Yani bunu yapmanızın nedeni nedir?

AMARA BAMBA: Est-ce que c’est le contenu du livre qui nécessite ça ou bien c’est un nouvel objectif par rapport à la France?

CEM:: Yani kitabın içindeki anlatımlar mı? O yüzden mi gönderdiniz? Yoksa bir hedefiniz mi vardı Fransa’ya bunu göndermekle?

ADNAN OKTAR: Fransa Materyalist felsefenin dünya çapında kalesidir. Marksizmin, Ekzistansializmin, yani her türlü sapkın felsefenin kalesidir. Ateizmin en yaygın olduğu ülkedir. Ben de özellikle orayı hedefledim. Çünkü Türkiye’deki Marksistler de Fransızlardan çok etkileniyorlar. Yani onların ne dediği onlar için çok önemli oluyor. Suyun en başından ben fitneyi durdurmak istedim ve Fransa’ya ani bir gece baskınıyla binlerce kitap gönderdik. Zaten onlar “baskın” diyorlar. Gazetelerde o şekilde haber çıktı biliyorsunuz. Deprem etkisi yaptığını söylediler ve “gökten felaket yağıyor” diyorlar. Yani B-52 bombardımanı gibi adeta. Hakikaten de öğlene doğru, akşama doğru Fransa yerle bir oldu. Konu bitti. Manen fethettik elhamdülillah ve şu an Darwinizmi savunmaya Fransızlar utanıyorlar. İşte Allah’a çok şükür bu da bizim başarımız Cenab-ı Allah’ın lütfu olarak maşaAllah.

AMARA BAMBA: Alors quel a été le résultat parce que ce livre a fait beacoup du bruit quel est le bilan de cette opération?

CEM:: Sonuç nedir? Yani bilanço nedir?

ADNAN OKTAR: Fransa çöktükten sonra tabii sırayla İtalya, Hollanda, diğer ülkelere de yöneldik. En son Amerika’ya yöneldik. Şu an bütün dünyada Darwinizmin sahte bir teori olduğu, yalan bir teori olduğu anlaşılmış oldu. Çok mahçup oldular, küçük düştüler. Şimdi Türkiye’de de kendilerince direnmeye çalışıyorlar. Yeni yeni arafosiller bulduk diye ortaya çıkmaya çalışıyorlar ama gösterdikleri arafosillerin yaratılışı ispat eden fosiller olduğunu ispat ediyoruz. Daha da mahçup oluyorlar. Tam bir debelenme ve çırpınma halindeler. Net netice aldık Allah’a çok şükür. Yani şu an Darwinizm tarih oldu ama pasını temizlemeye çalışıyoruz. Yani pası üniversitelerde kaldı. Pasını da kaldırırsak konu bitecek. İnşaAllah.

AMARA BAMBA: Ça c’est une question aussi qui en France peut-être on ne se pose pas, savoir évolutionniste, créationniste, mais je crois que cette question vraiment est très importante pour Harun Yahya et puis j’aimerais bien savoir comment il situe, comment vous situez l’importance de cette question dans la foi Musulmane.

CEM:: Evrim sorunu, Yaratılış Fransa’da o kadar bilinmiyor olabilir. İslamiyet’te bu bilinci, bu bilimi nasıl değerlendiriyorunuz?

ADNAN OKTAR: Müslüman ülkelerin büyük bir bölümünü Komünistlerin eline teslim etmişlerdi ve Müslüman alimlerinin de büyük bir ölümü Darwinist, Materyalist hale getirmişlerdi. Bu belayı da ortadan kaldırdık. Yani Filistin, Suriye, Mısır, Irak hep Baasçıların, Komünistlerin kontrolündeydi, Fas, Tunus, Cezayir, Libya’ya kadar. Darwinizmi yerle bir edince onlar da o beladan kurtulmuş oldular. Müslüman alimlerinin de epey bir kısmı, çok büyük bir bölümü Darwinist ve Materyalistti. Onları da bu belanın içinden kurtarmış olduk. Şu an yine onlarda da debelenenler, çırpınanlar, yani sanki o fikri gerçekten savunuyormuş gibi kendini göstermeye çalışanlar var ama teoriyi çökerttiğimiz için artık yapacakları bir şey kalmadı. Yani komik duruma düşüyorlar şu an sadece. Acz içinde bir çırpınış halindeler. Çünkü Kuran’da evrim teorisinin olduğunu iddia ediyorlar. Bu çok mesnetsiz ve çok yani mantıksız bir açıklama. Çünkü Hz. Musa (a.s.) asasını atıyor, bir anda yılana dönüşüyor. Nerede burada evrim? Hz. İsa (a.s.) çamurdan kuş biçiminde bir şey yapıyor, üfürüyor, kuş anında uçuyor. Nerede burada evrim? Yani yalan söylediklerini, doğru söylemediklerini biz ispat etmiş olduk. Ayrıca Cenneti de düşünmediler. Cennette huriler var, gılmanlar var, vildanlar var, Cennet evleri var, Cennet bahçeleri, Cennet arabaları var, Cennet mobilyaları var, eşyalar var. Bunlar evrimle mi oldu? Bunları da Allah yarattı. Bunları da hatırlatınca bu tip alimler sus pus oldular. Direnenler de işte gazetelerdeki konumlarını devam ettirmek için, onlara biraz da yaranmak için, gazete patronlarına yaranmak için inanmadıkları bir şeyi halen savunuyor gibi gösteriyolar kendilerini ama gerçeği şu an halk da anladı, onlar da anladılar.

AMARA BAMBA: Oui c’est tr,es bien ça, je remercie. Alors pourquoi dépensezvous tant d’énergie pour ce débat?

CEM:: Yani niye bu kadar çok enerjiyi harcıyorsunuz Darwinizm için diyor. Yani dediklerinizi anlıyor da, niye bu kadar enerjiyi harcıyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük deccal hareketidir. Dünya tarihinin en büyük dinsizlik hareketidir. Ne Firavun, ne Nemrut devrinde, hiçbir devirde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’nin zamanında da bu derece çaplı, bu derece etkili, üniversitelere ve aydın kesime de hakim olacak şekilde böyle bir Ateist, dinsiz cereyan hiç tarihte olmamıştır. Dünyanın en büyük put hareketidir, en büyük Pagan hareketidir. O yüzden bu putun devrilmesi hayati bir konudur. Biliyorsunuz Hz. İbrahim (a.s.) önce gitti putları devirdi. Resulullah (s.a.v.) ne yaptı? Putları devirdi. Hz. Musa (a.s.) ne yaptı? Putu yaktı, denize attı, tozunu savurdu. Onun için dünyanın en büyük putunun yıkılması Müslümanlar için farzdır. Ben de bu farzı yerine getirmeye çalışıyorum. Çalışıyorum derken getirdim yani inşaAllah. Yerle bir ettik evvelAllah. Sadece tozu kaldı, onu da savurmaya başladık.

AMARA BAMBA: Il y a quand-même un détail, il ne s’agit pas d’enter dans le dogme pour détailler les choses mais il y a quand-même un pett détail que j’aimerais bien préciser parce que quand on lit vos livres il y a quelque chose qui est un peu spéciale c’est que le nasisme, le sionisme, le comunisme, les franc-maçons, tous ceux-ci vous les rattachez au darwinisme. Je veux vraiment avoir votre explication. Comment est-ce que vous faites pour attacher tout ça au darwinisme ou à l’évolutionnisme?

CEM:: Bir tane detay bilmek istiyor sizin kitaplarınızdan. Yani Nazizmi, Faşizmi, Siyonizmi, her şeyi Darwinizme bağlıyorsunuz. Nasıl hepsini bunlara bağlıyorsunuz, diyor.

ADNAN OKTAR: Hitler düşüncesinin Darwinizmden kaynaklandığını söylüyor. Stalin Darwinizmden kaynaklandığını söylüyor. Marks Darwinizmden kaynaklandığını söylüyor. Mao aynı şekilde, Troçki aynı şekilde, Mussolini aynı şekilde. Kendi ifadeleri var ve hakikaten ilmi olarak da incelediğimizde bütün bu Marksist ve Faşist teorilerin ve felsefelerin Darwinizme dayandığını görüyoruz. Hem kendi ifadelerinden, hem de araştırmalarımızdan açıkça görüyoruz. Bir de yapısı itibariyle mecburen o şekilde olması gerektiği de görülüyor. Hitler ve Mussolini de aynı şekilde.

AMARA BAMBA: D’accord, en tout cas, bon je comprends ce que vous dites mais quelque part en France ou ailleurs, c’est une question qui est quand-même assez cernée parce que c’est un débat idéologique, alors, du coup on se pose d’autres questions par rapport à Harun Yahya ou Adnan Oktar, on se demande quelqu’un qui est vraiment très pointu sur ce débat-là, qui est-il, est-ce un philosophe, est-ce un scientifique, est-ce un guide religieux, en faite comment vous vous définissez, parce que on ne sait pas vraiment aussi quand on lit vos livres, il y’en a qui sont philosophiques, d’autres sont théologiques, d’autres sont scientifiques ou en fait en tout cas il y a ces orientations dans vos livres, alors comment vous vous définissiez vous même?

CEM:: Sizin yazdığınız kitapların kimisi felsefeyle ilgili, kimisi bilimle ilgili. Siz bir felsefeci misiniz? Bir bilim adamı mısınız? Bir imam mısınız? Siz kendinizi nasıl tanıtırsınız?

ADNAN OKTAR: Ben Allah’ın aciz, naciz bir kuluyum. Herhangi bir kuluyum. Öğrenciyim ben, talebeyim. Allah ne söylüyorsa bana, kaderde ne yarattıysa bende konuşma olarak, ben de onu söylüyorum. Bütün güç Allah’ındır. Allah konuşturur. Şu anda da Allah konuşturuyor. Size soru sorduran da Allah, bana cevap verdiren de Allah. Kaderimizde ne varsa onu konuşuyoruz. MaşaAllah.

AMARA BAMBA: Oui parce qu’on est habitué à des intellectuels, ce qui est incontestable c’est qu’il est intellectuel, on ne peut pas écrire autant de livres être aussi pointu autant de débat sans avoir des bases intellectuelles. Et la question c’est d’où viennent ces bases intellectuelles? Quelles sont ses références intellectuelles parce qu’on ne les connaît pas.

CEM:: Sizi kitaplarınıza bakarsa, sizi bir entellektüel olarak görüyor ama bunun zemini nerden geliyor, bu entellektüel zemin? Referanslarınız nereden geliyor?

ADNAN OKTAR: Allah’tan.

AMARA BAMBA: Oui mais ça se situe dans le point qui est valable npar n’importe quel intellectuel.

CEM:: Herhangi bir entellektüel böyle bir cevap verebilir, diyor.

ADNAN OKTAR: Evet, güç, kuvvetin tamamı Allah’ındır ama sebep olarak tabii ki benim bir araştırma ekibim var 30 kişilik doçent ve profesörlerden oluşan bir arkadaş grubum var. Onlar benim araştırma yaptığım bir konuda gerekli döküman ve belgeleri bana getirirler. Ben aradaki bağları kuruyorum, yorum yapıyorum, ilgili fotoğrafları seçiyorum ve gönderiyorum. Ondan sonrasına ben karışmam.

AMARA BAMBA: Oui mais ça, on peut dire c’est peut-être maintenant mais quand il était plus jeune, j’ai vu dans sa biographie qui est sur internet qu’il a commencé à enseigner l’Islam assez tôt, et il y avait pas cette équipe de 30 professeurs qui faisaient sa documentation. D’où lui vient ce choix que Dieu lui a donné beaucoup de choix dans la vie. Pourquoi est-ce que ce choix là?

CEM:: Yani şimdilik geçerli diyor ama gençken o kadar çok, yani 30 kişi yoktu çevrenizde. O kadar insan yoktu. Tamam Allah size bu yolu seçti, seçtiniz ama nereden geliyor bu yolu seçmeniz?

ADNAN OKTAR: Allah’ın emri zaten, Kuran’da emri, “emri bil maruf nehyi al münker” bütün Müslümanlar için farzdır. Yani benim bu yaptığım çalışma zaten her Müslüman için farzdır. Namaz gibi, oruç gibi Müslümanın yapması gereken bir ibadettir. Yani bir kısım insanlar farz-ı kifaye diye kendini kandırıyor ama her Müslümanın yapması gerektiğini Kuran’dan anlıyoruz.

AMARA BAMBA: D’accord, très bien. Alors, c’est assez intéressant parce que on se pose beaucoup de questions sur vous, on dit beacoup de choses et on ne sait pas où est le vrai ou est le faux et, l’une des questions dans cette site par exemple votre biographie commence le milliardaire Turque. Est-ce que vous êtes milliardaire?

CEM:: Çok soru var, siz çok konu ediliyorsunuz. Nerede gerçek, nerede yalan belli değil diyor. Biyografi de çok diyor. Mesela sizin için Türk milyarderi diyor? Varsa ne kadar milyar?

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, elhamdülillah. Hz. Süleyman (a.s.)’ın evlatlarıyız. Tabii ki olacak. Cenab-ı Allah verdi mi inşaAllah, tecelli etti mi güzel tecelli eder. Allah, “benim yolumda olanlara Ben yollarımı açarım” diyor. Kuran Ayeti var. Allah bir bereket veriyor. Ama benim şahsi malım, mülküm yok. Ama ne gelirse onu Allah yolunda harcıyoruz.

AMARA BAMBA: D’accord, il n’a pas une voiture?

CEM:: Arabanız yok mu?

ADNAN OKTAR: Yani benim üzerime olan hiçbir mal varlığım yok. Bankada da param, beş kuruş param yok.

AMARA BAMBA: Il ne va pas me dire qu’il n’a pas une maison? Un villa?

CEM:: Eviniz yok mu? Villanız yok mu?

ADNAN OKTAR: Kendi üzerime olan yani sıfır malım var.

AMARA BAMBA: Mais pouquoi ils ont dit que vous êtes millionnaire?

CEM:: Niye diyorlar ki milyonersiniz?

ADNAN OKTAR: Ne güzel. Ahiretteki varlığımızı belki düşünmüşlerdir. O şekilde düşünmüşlerdir inşaAllah, Cennette inşaAllah öyle olacağız, zengin olacağız inşaAllah.

AMARA BAMBA: Non non non, ce ne sont pas des gens qui parlent du paradis, la vie ici.

CEM:: Yok o insanlar Cennetten konuşmuyor, yeryüzündeki hayattan konuşuyor.

ADNAN OKTAR: Onların işte bilmediği bir gerçek bu ve iftihar ederim. Yani hiçbir şekilde üzerime ait ve üzerimde olan bir mal varlığı yok.

AMARA BAMBA: Attends, il a écrit 300 livres au moins ça doit apporter beaucoup ça.

CEM:: En azından 300 tane kitap yazdınız. İyi para getirir.

ADNAN OKTAR: Onun karşılığını olduğu gibi yayınevine bırakıyorum. Yayınevi de onun karşılığı olarak ücretsiz kitap dağıtıyor. O para karşılığı olarak. 110 milyon kitabım satıldı bu sene yaklaşık. İnternetten indirilen miktar da aşağı yukarı o kadar. Hiçbirinden telif ücreti almadım.

AMARA BAMBA: Je repose la question pour tous ces livres il ne touche pas un seul centime lui-même?

CEM:: Bir daha bu soruyu soruyor. Bütün bu kitaplar için bir kuruş bile almıyor musunuz?

ADNAN OKTAR: Kesinlikle. Hiç başından beri almadım çünkü Kuran’da Allah yolunda hizmet edenlerin tebliğ karşısında ücret alınmamasını söylüyor Allah. Peygamberlerin de bir vasfıdır bu. Müslümanların da vasfıdır. İslam’da böyle bir şey yoktur. Yani hizmet karşılığı para alnmaz. İslam alimleri de öyleydi. Onların kendi işleri vardı normal. Kendi işlerinden geçimlerini sağlarlardı fakat dinden ve din hizmetinden para almazlardı. İmam-ı Rabbani olsun, diğer alimler olsun, Abdülkadir Geylani olsun, hepsinin kendi gelir kaynakları vardı. Hiçbiri dinden para kazanmazdı.

AMARA BAMBA: D’accord, on ne pourra pas dire qu’il se prend pour un prophète quand-même?

CEM:: Siz kendinizi bir Peygamber zannetmiyorsunuz, diyor.

ADNAN OKTAR: İmam-ı Rabbani Peygamber değildi, Abdülkadir Geylani Peygamber değildi ama Peygamberlerin yolundaydılar. Peygamberlerin yolunda olanlar da aynı tavır içindedirler. Yani biz Peygamberleri örnek almakla mükellefiz. Peygamberler bize örnek olarak gönderiliyor zaten.

AMARA BAMBA: Il y’en a qui disent que vous n’avez pas de vie de famillle, vous n’êtes pas marié. Est-ce que c’est un choix ou bien c’est des mensonges?

CEM:: Yani bazıları diyor ki sizin aile hayatınız yok, evli değilsiniz. Yani sizin tercihiniz mi? Yoksa bir yalan mı?

ADNAN OKTAR: Bekarım, doğru. Benim üstadım Bediüzzaman Said Nursi de öyle. O da bekardı. Hiç evlenmedi. “Has talebelerim evlenmesin” diyor Bediüzzaman Said Nursi. Ben de onun has talebelerinden olmak istiyorum inşaAllah, o dua mahiyetinde bir tavır bu aynı zamanda. Bir de Ahir Zamanda evlenmeyenlerin daha makbul konumda olacağına dair Hadis-i Şerifler de var. Peygamberimizin de bu tavsiyesine uyarak evlenmiyorum. Çünkü mücadeleye, tebliğe, İslam’ı yaymaya, çok vakte ihtiyacım var. Evlilik benim vaktimi alacak bir şey.

AMARA BAMBA: Oui mais l’exemple du prophète quand-même il s’est marié. Il a eu des enfants. Il a eu une vie de famille.

CEM:: Ama Resulullah (s.a.v.) evlendi diyor. Onun aile hayatı oldu.

ADNAN OKTAR: Tabii ki ama Ahir Zaman için, Mehdiyet devrinde, deccaliyet devrinde ayrı Hadis var. “O devirde evlenmeyeniniz daha hayırlı olanınızdır” diyor.

AMARA BAMBA: Oui c’est vrai parce que j’ai lu aussi que vous prévoyez la fin des temps.2200..2120..

CEM:: Ahir Zamanda konuşan doğru, diyor.

AMARA BAMBA: Est-ce que vous pouvez venir dessus, résumer, parce que c’est long mais..

CEM:: Siz dünyanın sonunu 2120’ye doğru görüyorsunuz diyor. Onun bir özeti olarak gelebilir misiniz bu konuya, yani anlatabilir misiniz inşaAllah?

ADNAN OKTAR: Evet, hadis-i şeriflerden de bunu anlıyoruz. Suyuti’nin 8 tane hadisi var ve ayrıca Bediüzzaman’ın açıklamaları var. Bunların hepsinden dünyanın ömrünün Hicri 1545’e kadar olduğunu anlıyoruz, azami, Allah-u alem, yaklaşık, yani 10 sene ileri olabilir, 5 sene geri olabilir ama yaklaşık Hicri 1545 gibi inşaAllah Kıyamet kopacak ve bu yüzyılda da İslam dünyaya hakim olacak Hicri 1400’le 1500 arasında. Başka da bir vakit yok. Museviler de aynı görüşte, Müslümanlar da aynı görüşte. Zaten bütün Ehl-i Sünnet ulemasının ortak fikridir bu. Ortak düşüncesidir. Yani kainatın ömrünün 7000 yıl olması, yani 7000 yıllık bir takvimi esas alan bir açıklama vardır, hadis vardır Peygamberimiz (s.a.v.)’in. “Bunun 5600 yılı geçti” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). “Bu 7000 yılın 5600 yılı’ı geçti”. O zaman Hicri 1400’le 1500 arasında başka bir vakit kalmıyor. Yani şimdi biz 1431’deyiz, en fazla Hicri 1500’e kadar ümmetin icabet ömrü. Said Nursi de “1506’dan sonra bozulma olacak zaten” diyor. “1545’te de Kıyamet kopacak” diyor. Dolayısıyla bir insan ömrü kadar bir vakit var şu an Kıyamete inşaAllah.

AMARA BAMBA: Est-ce que vous comprenez que ça peut faire peur aux gens?

CEM:: Yani bu insanlara korku verebilir diye anlıyor musunuz? Yani düşünebiliyor musunuz?

ADNAN OKTAR: Yo, Kıyamet bir nimettir Müslümanlar için.

AMARA BAMBA: Pourquoi un bienfait?

CEM:: Niye nimettir, diyor.

ADNAN OKTAR: Çünkü artık Cennet ve Cehennem netleşmiş oluyor. Yani netleşmiş derken Cennetlikler ve Cehennemlikler yerlerini almış oluyor, adalet yerini bulmuş oluyor ve ikinci hayat başlamış oluyor. Yani Cennet hayatı başlamış oluyor. Dolayısıyla küfür ve ehl-i dalalet de Cehennemde olmuş oluyor. Bu Allah’a isyan edenlerden intikam alınmış oluyor. Bu Müslümanlar için bir nimettir.

AMARA BAMBA: D’accord, enfin moi je dis que ça fait peur en éspérant un peu du milieu je vie en France parce que je vois par exemple, après avoir reçu l’Atlas de la Création, il ya eu le débat qui a été créé autour de ses livres, a été porté à l’Union Européenne qui a cosntitué une commission, et qui a vraiment qualifié ce livre du dangeureux.

CEM:: Korkutuyor diyor, çünkü siz Yaratılış Atlası gönderdikten sonra Avrupa Birliği bir toplantı yaptı, komisyon yaptılar ve sizin bu kitabınızı tehlikeli olarak işaretlediler.

ADNAN OKTAR: Tehlikeli, ne demektir bu? Darwinizmin bittiğini Avrupa Birliği komiyonu da tasdik etmiş oldu. Çünkü bir kitaptan Avrupa Birliği Komisyonu korkuyor ve yasaklıyorsa o mutlak doğrudur ve mutlak gerçektir. İnsanlar gerçekten korkar genelinde bir kısım insanlar. Onlar da gerçeklerden korkmuşlardır ama “korkunun ecele bir faydası olmaz” derler. Nitekim de Darwinizmin eceli gelmişti ve Allah bizi vesile etti. Darwinizmi yeryüzünden yok edecek bilgiyle Allah bizi donattı. Hiç bilmedikleri, akıllarına gelmeyen bilgileri biz onlara sunduk ve böylece Darwinizm yerle bir oldu. Mesela bir proteinin meydana gelmesi için bir başka proteine ihtiyaç olduğunu bilmiyordu Avrupa Birliği. Yani proteinin meydana gelmesinin imkansız olduğunu biz gösterdik, anlattık onlara. Darwin’in dediği tarzda bir arafosilin olmadığını, tek bir tane arafosilin olmadığını biz gösterdik. Hatta ben 10 trilyon vereceğim dedim bir ara fosil getirene, yani Darwin’in dediği tarzda. Kimse böyle bir şey getiremedi. Çünkü yok arafosil ve 350 milyon Yaratılışı ispat eden fosil olduğunu biz ispat ettik ve gösterdik. Bu da bilinmeyen bir gerçekti ve dünyayı bu şok etti. 350 milyon fosili gizliyorlardı, bu gerçeği ortaya koyduk. Tek bir arafosil olmadığını ispat ettik. Bu da bilinmiyordu. Binlerce, hatta milyonlarca arafosil var zannediliyordu. Olmadığını gösterdik ve bir proteinin de tesadüfen olmasının imkansızlığını gösterdik. Bundan sonra dünyada müthiş bir sessizlik ve Darwinizmde de ciddi bir çökme oldu. Yani o koskoca put büyük bir gürültüyle yerle bir oldu. Şu an onun enkazının altından bağırıyorlar. Onların önemi yok. Yani o enkazı da temizleyeceğiz biz inşaAllah.

AMARA BAMBA: Je vois aussi en tant qu’un intellectuel c’est ce que j’ai lu, que vous êtes interessé à l’internationale.Tout ce qui se passe en Palestine, tout ce qui se passe en France aussi, est-ce que vous êtes interessé à ce qui se passe en France autour de la présence musulmane?

CEM:: Yani siz bir entellektüel görerek yani baktı ki yani siz dünyada olaylara karşı da ilgilisiniz. Fransa’yla ilgileniyor musunuz, neler oluyor Fransa’da?

ADNAN OKTAR: Tabii, yakından takip ediyoruz. Yani Fransız basınında bizle ilgili yüzlerce haber çıktı. Yani dünya basınında da 5000’in üzerinde haber çıktı, hepsi panik haberleri. Yani Darwinizm’in yıkılmasından kaynaklanan o korku ve kabusu ifade eden izahlarla dolu. Bunu bizim internet sitemize girenler görebilir. HarunYahya.net internet sitesine girenler veyahut HarunYahya.com, HarunYahya.org sitelerine girenler göreceklerdir. Darwinizmin bu tarzda kolay bir metodla, kolay delillerle, açık delillerle bir anda böyle yerle bir olması bütün dünyada şok meydana getirdi. Hiç ummuyorlardı. Yani bunu dev, yıkılmaz bir kale gibi görüyorlardı. Hafif bir rüzgar esmesiyle yerle bir oldular. Yani bunların kağıttan bir kale oluşturduklarını dünyaya gösterdik. Şu an utanç içindeler ve başları yere eğik.

AMARA BAMBA: En France aujourd’hui il y a beacoup de Musulmans, à peu près 5-6 millions de Musulmans. Est-ce qu’il a des contacts avec ceux-là?

CEM:: Fransa’da çok Müslüman var. Yani 5-6 milyon kadar Müslüman var Fransa’da. Bunlarla irtibatınız var mı?

ADNAN OKTAR: Tabii tabii, sürekli internet bağlantısındayız. Bizzat gelenler de oluyor.

AMARA BAMBA: D’accord, de France à Istanbul?

CEM:: Fransa’dan İstanbul’a geliyorlar?

ADNAN OKTAR: Yes, yes. Oui.

AMARA BAMBA: Vous parlez Turc, vous parlez pas français ou vous parlez pas une autre langue?

CEM:: Türkçe konuşuyorsunuz, Fransızca konuşmuyor musunuz veya başka bir dil konuşmuyor musunuz?

AMARA BAMBA: Est-ce que vous avez un passe-port?

CEM:: Pasaportunuz var mı diyor.

ADNAN OKTAR: Pasaportum hiç olmadı.

AMARA BAMBA: Pourquoi?

CEM:: Niye?

ADNAN OKTAR: Yurt dışına çıkmayı hiç düşünmedim. Çünkü İstanbul benim için çok önemli. Buradaki mücadele çok hayati. İnşaAllah.

CEM:: Ne demek istiyorsunuz yani, diyor.

AMARA BAMBA: C’est à dire, parce que en İstanbul, il y a une histoire islamique, aujourd’hui la majorité de population est des musulmanes. On peut dire que lo combat est facile.

CEM:: İstanbul’un bir tarihi var diyor, İslam tarihi var. Halkın çoğu Müslüman. Mücadele kolay diyor. Öyle görüyor.

ADNAN OKTAR: Tabii ki kolay. Allah kolaylaştırıyor ama kolay olsa Müslümanlar böyle paramparça ve perişan olmazlardı. Irak’da böyle kan revan içinde kalmazlardı. Filistin’de efendim, Afganistan’da böyle değil mi? Şiddetli azap çeken, şiddetli sefil perişan hale gelen bir konumda olmazlardı. Demek ki zormuş ki bu halde olmuşlar. Aslında kolaydı ama kendilerine zorlaştırdılar. Şimdi işte biz kolaylık dini olan İslam’ı kolay metodlarla anlatıyoruz ve kolay bir neticeyle İslam’ın dünyaya hakimiyetine vesile olacağız inşaAllah. Bu arada bütün mesela vicdanı kullanmakta ve samimi olmaktadır.

AMARA BAMBA: Qui sont ses adversaires dans ce combat?

CEM:: Karşıdaki adamlarınız kim bu mücadelede?

ADNAN OKTAR: Deccaliyet ve Darwinizmdir tabii ki. Yani dünyada dev put olan, yani dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük deccal hareketi olan Darwinist ve Materyalist felsefe bizim hedefimizde olan bir Pagan dinidir. Biz bu dini ortadan kaldırdık. Bunu yıktık ama İstanbul’dan yıktık. Yalnız İstanbul’da mücadele o kadar kolay değil, onu söyleyeyim. Yani 10 ay akıl hastanesinde kaldım. 9 ay hücre hapsinde kaldım. Defalarca gözaltına alındım. 9 kere suikaste uğradım. 7 el üst üste kurşun sıktılar bir keresinde. Yani gerçi bunlar da kolaylık ama yine de o kadar kolay değil.

AMARA BAMBA: Est-ce qu’il connaît ses adversaires?

CEM:: Karşıtlarınızı biliyorsunuz, düşmanlarınızı tanıyorsunuz diyor.

ADNAN OKTAR: Düşman derken tabii karşıt düşünce vardır, deccaliyet vardır. Deccaliyet Müslümanın zıttıdır yani. Bütün Peygamberler bu döneme dikkat çekmiştir, deccaliyet dönemine. Yani “dünya tarihinin en büyük olayıdır” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) deccaliyet için. Şu an deccal çıkmış durumda ve bütün dünyayı kaplamış durumda. Darwinist, Materyalist felsefe 350 milyon insanın katledilmesine sebep oldu. Yani Komünistlerin ve Faşistlerin yaptığı katliamın toplamı 350 milyonun üzerindedir ve insanların kalbinden sevgi gitti, şefkat gitti, merhamet gitti. İnsanlara egoistlik ve bencillik geldi dünya çapında ve zulüm dünyada kol geziyor şu an. Deccaliyetin en azgın dönemindeyiz. Biz bu düşünceye karşı Kuran’ın ışığıyla mücadele veriyoruz.

AMARA BAMBA: Est-ce que vous avez une vision de l’avenir du monde, pour vous le Mahdi est déjà présent.

CEM:: Yani geleceğin bir görünüşü nasıl? Çünkü size göre Mehdi (a.s.) geldi.

ADNAN OKTAR: Evet doğru, Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.), her ikisi de geldiler.

AMARA BAMBA: Expliquez-moi ça.

CEM:: Daha biraz anlatır mısınız, diyor.

ADNAN OKTAR: Mehdi (a.s.) de, Hz. İsa (a.s.) de bu yüzyılda geleceğini Bediüzzaman’ın açıklamalarından anlıyoruz. Ayrıca hadis-i şeriflerden anlıyoruz, alametlerden anlıyoruz. Peygamberimiz (s.a.v.)’nin Hz. İsa (a.s.) ve Mehdi (a.s.)’nin çıkışı ile ilgili alametlerin tamamı oluşmuş durumda.

AMARA BAMBA: Quels événements significatifs

CEM:: Yani ne olaylar mesela oldu diyor.

ADNAN OKTAR: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Mehdi (a.s.)’nin çıkacağı yüzyılda” diyor, yüzyılın başında, yani 81 ve 82 yıllarında oldu bu. “Ramazan ayında onbeş gün arayla Ay ve Güneş tutulmaları olacak” dedi. Bu aynısıyla oldu. “İki yıl üst üste olacak” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), ikisi de olmuştur. Yine Mehdi (a.s.)’nin çıkacağı yüzyıl başında -ki Hicri 1400’de oldu bu zaten- “Kabe’ye baskın olacak, Kabe’de kan akıtılacak, Hac engellenecek” dedi. Kabe’nin tarihinde, İslam tarihinde ilk defa oldu bu olay.

CEM:: 1400’de mi oldu?

ADNAN OKTAR: Evet, Hicri 1400’de. “İki tane kuyrukluyıldız çıkacak Mehdi (a.s.) döneminde” dedi Peygamberimiz (sav). “Birisi çift uçludur” diyor, “çok parlaktır” diyor, “diğer kuyrukluyıldızların aksi yönünde gidecek” diyor ki Lulin Kuyrukluyıldızı çıktı ve bu aynı Peygamberimiz (s.a.v.)’nin dediği gibidir.

CEM:: Şubat 2009’daydı değil mi?

ADNAN OKTAR: Evet, “bu kuyruklu yıldızın çıkışından önce yağmurlar kesilecek” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “ve sonra çok fazla yağmur yağacak. Birkaç yıl yağmurlar yağmayacak sonra çok fazla yağmur yağacak, insanlar yağmurdan şikayetçi olacaklar” dedi. Bu da aynısıyla oldu ve bütün dünya gördü bunu. “Mesela aynı dönemde Afganistan ve Irak işgal olacak” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Bunlar da oldu.

AMARA BAMBA: Qui est-ce qui a dit ça?

CEM:: Kim söyledi bunu diyor.

ADNAN OKTAR: Hadiste Peygamber Efendimiz (s.a.v.) söylüyor. Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametidir bunlar. “Fırat’ın suyu kesilecek, havzası kuruyacak” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Mehdi (a.s.) çıktığında. Barajla Fırat’ın suyu kesildi, tamamen durdu ve havzası kurudu. Aynı şekilde ilk defa oldu. İslam tarihinde ilk defa oldu bu olay. Bu da Mehdi (a.s.)’nin çıkış alametidir. Hatta Irak’ı yabancı ülkelerin işgal edeceğini söylüyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.). “Irak’ın para birimi ortadan kalkacak ve bu ordu bir günde ortadan kaybolacak, tamamen yok olacak” diyor. Aynı bu şekilde bu da oldu. Said Nursi Hicri 1400’de Mehdi (a.s.)’nin çıkacağını söylüyor. Net tarih veriyor. “Benden bir yüzyıl sonra çıkacak” diyor. Kendisi Hicri 1300’de çıktı. 1400’de çıkacağını açıkça beyan ediyor. “Mehdi (a.s.)’nin birinci görevi Darwinizm ve Materyalizmi yok etmektir” diyor. “İlk bunu yapacaktır” diyor, birinci görevi. Yani bunu Hicri 1320’lerde söylüyor. Şu an 1431’deyiz.

AMARA BAMBA: Il y a le Mahdi et il y a aussi le Christ qui va venir.

CEM:: Mesih (a.s.) de gelecek diyor.

ADNAN OKTAR: Mesih (a.s.) de geldi, Mehdi (a.s.) de geldi. Yani şu an vaktindeyiz. O vakte girdik.

AMARA BAMBA: Les Juifs, les Chrétiens, les Musulmans attendent tous le Mesih.

CEM:: Museviler, Hıristiyanlar, Müslümanlar, bütün hepsi Mesih (a.s.)’yi bekliyorlar.

ADNAN OKTAR: Evet, doğru.

AMARA BAMBA: Est-ce que vous avez discuté de ces choses-là avec des amis Chrétiens, Juifs?

CEM:: Bu konularla ilgili Yahudilerle, Hıristiyanlarla konuştunuz mu diyor.

ADNAN OKTAR: Tabii, tabii.

AMARA BAMBA: Et quelle conclusion avez-vous?

ADNAN OKTAR: Buraya gelen Musevilerle konuştum. Onlar da Kral Mesih olarak Mehdi (a.s.)’yi bekliyorlar. Onlar ittifak halde, zaten Tevrat’ta açıklanan Mehdi (a.s.) ile Peygamberimiz (s.a.v.)’nin anlattığı Mehdi (a.s.) aynı. Çok kapsamlıdır Tevrat’ta. Yani yüzlerce açıklama vardır. Yüzün üzerinde açıklama vardır Kral Mesih, Mehdi (a.s.) ile ilgili. Hadislerle tam mutabıktır bu açıklamalar. Ama Meryem oğlu Mesih (a.s.) ayrıdır. Onu bekliyoruz biz ayrıca. Yani Peygamber Hz. İsa (a.s.) daha önce 2000 yıl önce biliyorsunuz başka bir boyuta alınmıştır. O yeniden yeryüzüne gelecek, aynı orijinal kıyafetiyle. Hatta Mısır’da dokunmuş bir kumaş olacak üzerinde ve sarıdır. İki tane, iki parçalıdır. Ayağında da köseleden yapılmış bir terlik vardır parmak arasından geçen ve beylik eşyalarının aynı o haliyle Hz. İsa (a.s.) yeniden yeryüzüne indirildi. 10-11 yıl sonra insanlar görecekler Hz. Mesih (a.s.)’yi. Mehdi (a.s.)’yi de açıkça alenen göreceklerdir inşaAllah.

AMARA BAMBA: Vous voulez dire que actuellement il se promène parmi nous, on ne sait pas d’où il va venir, est-ce qu’on a une indication sur le pays d’où il va s’exprimer.

CEM:: Yani diyorsunuz ki şimdi belki bizim aramızda geziyor, faaliyetlerde. Hangi ülkeden, nereden kendisini tanıtacak?

ADNAN OKTAR: Mehdi (a.s.)’nin İstanbul’dan çıkacağını söylüyor Said Nursi. Hadislerde de öyle. Çok fazla hadis var İstanbul’da çıkacağına dair. Kan akıtmayacağına dair, Allah’ı anarak İslam’ı hakim edeceğine dair çok çok fazla Ehl-i Sünnet alimlerinin yazdığı kitaplarda hadisler var. Mehdi (a.s.)’nin yeri İstanbul’dur. “Hz. İsa (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.) ilk geldiğinde tanınmazlar” diyor Bediüzzaman. “Belki” diyor, “imanın nuruyla Mehdi (a.s.)’yi halktan tanıyanlar olabilir” diyor. Yani “insanlar dikkatlice imanın nuruyla bakarlarsa Mehdi (a.s.)’yi tanıyabilirler” diyor, “Belki” diyor. “Hz. İsa (a.s.)’yi de havas ve seçkinleri, yani yüksek alimler imanın nuruyla tanıyabilirler” diyor. Halkla iç içe olmayacak Hz. İsa (a.s.). Mehdi (a.s.) halkın arasında olacak. Hatta rivayette var. “Hz. Yusuf (a.s.) gibidir” diyor Peygamberimiz (s.a.v.) Mehdi (a.s.) için. “Hz. Yusuf (a.s.)’yi kardeşleri tanımadı ama o kardeşlerini tanıyordu” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Kuran ayetini örnek veriyor. “Mehdi (a.s.) de kardeşlerinin içinde olacak, çarşılarda, pazarda gezecek, halk Mehdi (a.s.)’yi tanımayacak ama Mehdi (a.s.) insanları tanıyacak ve bilecek” diyor.

AMARA BAMBA: D’accord, ça couple le souffle de penser ça que on pourra le rencontrer dans le debout du métro, ou bien dans un domaine de football.Dans une manifestation de premier Mai.

CEM:: Diyor ki nefes kesici insan düşününce, metroda buluşabiliriz veya futbol sahasında veya bir yürüyüşte.. Nefes kesici diyor onlarla karşılaşmak.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Tabii, gerçekten öyle, yani zaten Mehdi (a.s.)’ye biat edilirken Allah vermesin sevinçten ölenler olabilir, bayılanlar olabilir. Yani çok büyük olay olacaktır Hz. Mehdi (a.s.)’ye biat anı.

AMARA BAMBA: Je voudrais juste vous aborder un dernier terme parce que j’ai beaucoup abusé son temps, je le remercie. Un peu sur la Turquie et l’Europe j’ai vu qu’en tant qu’un intellectuel il s’est prononcé sur ce sujet qui est hautement politique.

CEM:: Diyor son bir soru soracağım. Çünkü sizin vaktinizi aldım diyor.

ADNAN OKTAR: Estağfurullah.

CEM:: Siz entellektüel olarak Türkiye ve Avrupa üzerine konuşmuşsunuz. Yani bu siyasi bir sorun diyor. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

AMARA BAMBA: Avec une posisition un peu spéciale. La Turquie comme leader.

CEM:: Bir özel görüntünüz var diyor. Yani Türkiye’yi lider olarak görüyorsunuz diyor bu konumda.

ADNAN OKTAR: Evet, İslam alemi de öyle görüyor zaten. Eskiden de liderdi zaten Türkiye. Yüzlerce sene biliyorsunuz Osmanlı döneminde liderlik yaptı İslam alemine. Tecrübeleri ve ustalıkları vardır Türklerin liderlikte.

AMARA BAMBA: Mais ça c’est quand-même un peu différent parce que pour que la Turquie puisse exister il a fallu qu’elle arrête l’Empire Ottoman.

CEM:: Yani diyor biraz mesela Türkiye olması için Osmanlı sonuna varması gerekti gibi.

AMARA BAMBA: En créant la Republique Turque on a mis fin au califa.

CEM:: Yani Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken hilafete son verdik diyor.

ADNAN OKTAR: Evet, doğru. Zaten halifenin olmadığı bir ortamda Mehdi (a.s.) gelecektir. Halife varken Mehdi (a.s.) gelmez zaten. Peygamberimiz (s.a.v.) o şekilde bildiriyor.

AMARA BAMBA: Alors c’est d’entrer dans l’Europe, en quoi est-ce que c’est important pour la Turquie, est-ce qu’elle a besoin, est-ce que l’Europe a besoin de la Turquie, est-ce que lamTurquie a besoin de l’Europe?

CEM:: Türkiye Avrupa Birliği’ne girmek için yani hangi yönden önemli? Avrupa Birliği’nin mi Türkiye’ye ihtiyacı var? Türkiye’nin mi Avrupa Birliği’ne ihtiyacı var?

ADNAN OKTAR: Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye çok ihtiyacı var çünkü Avrupa Birliği’ni kurtaracak güce sahip olacak Türkiye. Türk İslam Birliği’nin lideri olarak Avrupa Birliği’ne girecek. Avrupa Birliği de Türk İslam Birliği’ne girmiş olacak.

AMARA BAMBA: Ça veut dire que l’Europe est en danger sans la Turquie? Parce que la Turquie va la sauver.

CEM:: Yani Türkiye’siz bir Avrupa Birliği tehlikede mi? Çünkü Türkiye onları kurtaracak diyor.

ADNAN OKTAR: Bakın Yunanistan’ın konumunu görüyorsunuz. Avrupa Birliği Yunanistan’ı kurtaramıyor. Çok perişan durumdalar. Tam bir açmaza girmiş durumdalar. Türkiye’nin gücü ile inşaAllah, Türk İslam Birliği’nin gücü ile çok muhteşem bir çağa, çok muhteşem bir medeniyete geçmiş olacaklar inşaAllah.

AMARA BAMBA: Est-ce que vous comprenez les européens, qui s’opposent à l’entrée de la Turquie en Europe, est-ce que vous les comprenez?

CEM:: Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesine karşı olanları anlıyor musunuz?

AMARA BAMBA: Comme certains leaders politiques français.

CEM:: Bazı Fransız yöneticiler gibi.

ADNAN OKTAR: Onlar Türkiye’nin Türk İslam Birliği’nin lideri olacağını biliyorlar. Yani Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmemesini sağlayan da yine Hz. Hızır (a.s.)’dır. Yani başıboş bir dünya yok. O kararın alınmasında Hızır (a.s.) etkili oluyor ve dolayısıyla Avrupa Birliği’ne girmeyecek Türkiye. Önce Türk İslam Birliği’nin lideri olacak, sonra Avrupa Birliği’ne girecek.

AMARA BAMBA: C’est renversant tout ça.

CEM:: Şaşırtıcı bunlar, diyor.

ADNAN OKTAR: Ama gerçek.

AMARA BAMBA: Mais c’est pas comme on est habitué à voir le monde.

CEM:: Yani alıştığımız gibi bir dünya bakışı yok.

ADNAN OKTAR: Evet.

AMARA BAMBA: Ce qu’on voit c’est que la Turquie a fait une demande pour entrer dans une Union Européénne.

CEM:: Bizim gördüğümüz, bildiğimiz Türkiye istek yaptı Avrupa Birliği’ne girmek için.

AMARA BAMBA: Vous dites que c’est l’Europe qui va entrer dans une union que la Turquie n’a même pas créé.

CEM:: Ve bir de siz diyorsunuz ki Avrupa Birliği, daha kurulmamış Türk İslam Birliği’ne girecek diyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Evet. İşte en büyük Allah’tır. Allah’ın emrinde olan Hızır (a.s.) vardır. Hızır (a.s.)’den sonra bu olaylar gelişir. Dünyada şu an hep bütün olaylar Hz. Mesih (a.s.) ve Hz. Mehdi (a.s.)’ye göre yönleniyor. Bütün dünyadaki olaylar şu an.

AMARA BAMBA: Est-ce que vous connaissez les télés Évangélistes Américains?

CEM:: Amerika’da Evanjelik televizyonları biliyor musunuz diyor.

ADNAN OKTAR: Biliyorum evet.

AMARA BAMBA: Il y’en a qui annoncent la venue du Mesih prochaine et la fin du monde aussi.

CEM:: Bazıları, onlar da Mesih (a.s.)’nin geleceğini söylüyorlar. Bir de Kıyametin kopacağını, dünyanın sonunun geldiğini.

ADNAN OKTAR: Mesih (a.s.) gelecek değil, geldi. Mehdi (a.s.) de geldi. Hz. Hızır (a.s.) de şu an görevde.

AMARA BAMBA: D’accord.

ADNAN OKTAR: Yani benim söylediğim konular yaklaşık 800’ü buldu şu ana kadar. Söylediklerimden tek bir tane çıkmayan olmadı. Ne dediysem doğru çıktı şu ana kadar. Delilsiz konuşmam. Emin olmadığım bir konuda konuşmam.

AMARA BAMBA: Il y a tellemnet des sujets qu’on a envie de parler avec vous.

CEM:: O kadar çok konu var ki diyor sizinle konuşmak istediğimiz.

ADNAN OKTAR: İnşaAllah her zaman görüşürüz. Sık sık gelirsiniz yine görüşürüz.

AMARA BAMBA: S’il y avait une association qui l’invitait à venir donner une conférence à Paris, est-ce qu’il ferait son passe-port et il viendrait?

CEM:: Yani bir tane kuruluş size dese ki vakıf gibi Paris’e gelin de konuşalım, görüşelim. Pasaportunuzu yaparsınız, oraya gider misiniz?

ADNAN OKTAR: Şu an dışarı çıkış yasağım var mahkeme kararıyla. İnşaAllah o karar kalksın, düşünürüz inşaAllah. İsteriz tabii ki.

AMARA BAMBA: En tout cas merci de m’avoir donné cet entretien direct qui est la meilleure moyen d’avoir des opinions.

CEM:: Size teşekkür ediyor bu direk görüşmeyi yaptığınız için. Ona göre daha çok size göre bir fikir uğraştırıyor.

AMARA BAMBA: Parce que sur internet on dit tellement des choses sur lui et on est surpris de voir des fois qu’il n’y a pas de réponse en face.

CEM:: Çünkü internette o kadar çok şey oluyor ki sizin aleyhinize ki bazen soruları bulamıyor.

ADNAN OKTAR: Ne kadar aleyhimde yazı olursa o kadar çok sevap kazanırım. O da bana sevinç veriyor. Tabii, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in aleyhinde de hem “deli” diyorlardı, “sapkın” diyorlardı, “yalancı” diyorlardı. Hz. Musa (a.s.) için de aynı şekilde oldu, Hz. İbrahim (a.s.) için de aynı şekilde oldu. Akıl almaz iftiralar, akıl almaz sözler ettiler. Onların makamını yükseltti. Biz de onların yolunda olan onların öğrencileriyiz. Bize de o tarz zorluklar gelecektir. O bizim için çok büyük bir nimettir. Aynı şekilde Mehdi (a.s.)’nin de karşılaşacağı olaylardır bunlar. Ben de bir Mehdi (a.s.) öncüsüyüm, onun talebesiyim. Benim de bu tarz zor olaylarla karşılaşmam benim için bir nimettir.

AMARA BAMBA: Mais ça peut être dangeureux parce que quand moi je lis sur un site que Adnan Oktar est antisémite ça me donne pas envie de les rencontrer.

CEM:: Çok tehlikeli olabilir. Çünkü ben bir tane sitede okudum ki Adnan Oktar Yahudileri sevmiyormuş, yani anti-semitist.

ADNAN OKTAR: Yahudileri dünyada en çok seven benimdir. En iyi koruyup kollayan da yine benim. Yani bunu Sanhedrin’e sorabilirsiniz, İsrail’deki Sanhedrin Meclisi’ne de sorabilirsiniz. Oradaki Musevi alimlere de sorabilirsiniz. Hepsinin ortak kanaati budur. MaşaAllah.

AMARA BAMBA: Oui je disais ça par rapport à l’absence du réponse qu’il y a en face des attaques qui sont exprimées contre lui.

CEM:: Onu söylüyor. Çünkü mesela bazı size iftira atılan bir atak sizin üzerine vardığınız konularda bazı cevaplar yok. Boşluk var diyor.

ADNAN OKTAR: Evet, Museviler biliyorsunuz Peygamber neslidir. Onlar bize Allah’ın emaneti. Müslümanların onları koruyup kollaması zaten Kuran’ın, İslam’ın bir gereğidir. O konuda titiz faaliyetlerim var. Titiz çalışmalarım var. Bunu da herkes bilir. Hatta bundan rahatsız olanlar da var. Aynı şekilde Hıristiyanları da koruyup kollayan yine benim. Yani Hıristiyanlara şefkatle yaklaşan, onlarla ittifak etmeye çalışan dinsizliğe karşı birlikte mücadele etmek isteyen de yine benim. Ama tabii yine başka Müslüman kardeşlerimiz de var yani bu görüşte olan.

AMARA BAMBA: En tout cas je vous remercie, c’est une honneur

CEM:: Teşekkür ederim. Çok memnun oldum. Size teşekkür ediyor.

AMARA BAMBA: Teşekkur ederim.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Şeref verdiniz, lutfettiniz, kardeşimizsiniz. İnşaAllah.

AMARA BAMBA: Merci beaucoup de m’avoir aussi ça m’a fait beaucoup de plaisir.

ADNAN OKTAR: İnşaAllah Cennette de böyle karşılaşacağız. Bu şekilde Cennet sofralarında konuşacağız inşaAllah. Peygamberler, bütün veliler hepsi orada olacaklar inşaAllah.

AMARA BAMBA: Qu’Il nous guide tous.

CEM:: Allah bize hidayet versin, hepimize.

ADNAN OKTAR: İnşaAllah.

AMARA BAMBA: Esselamun aleykum.

ADNAN OKTAR: Ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Ce nouvelles est aussi disponible en; Turc.

Cet ouvrage a été vu 280 de fois.

Post To MySpace!
Veuillez nous envoyer un message pour nous signaler les liens rompus, les erreurs ou les fichiers corrompus.
Voir notre page de aide pour le support technique.
 
Ecrire un Commentaire
Si vous n'etes pas notre membre, cliquez ici.
Votre Commentaire   :  
 
Voir Aussi
Les ouvrages suivants sont aussi liés au thème de ce Nouvelles;
Interview D'Adnan Oktar Avec Arte TV (France-Allemagne) Le 4 Novembre 2009 - Nouvelles
Interview D'Adnan Oktar Avec La Radio Al Manar (Belgique) (10 décembre 2009) - Nouvelles
L'Interview D'Adnan Oktar Avec The Wall Street Journal (6 Mars 2009) - Nouvelles
Cliquer pour voir les autres ouvrages de l'auteur liés au même thème.
LES NOUVELLES LES PLUS VISITES
Dieu N'a Pas Besoin de Concevoir Afin de Créer
Interview D'Adnan Oktar Avec Arte TV (France-Allemagne) Le 4 Novembre 2009
Le Nouvel Observateur A Confirmé La Victoire d'Adnan Oktar Sur Le Darwinisme
Interview Avec Adnan Oktar Par Rtbf (Mars 26, 2009)
L'interview en direct avec M. Adnan Oktar et le Rabbin Menachem Froman (du programme TV sur Kanal Urfa TV, Adıyaman TV et Kral Karadeniz TV, le 10 novembre 2009)
Vous pouvez copier nos matériaux en vous référent à notre site.
Harun Yahya International © 2002

© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.