Harun Yahya, harun yahya
email :
Password :
Remember Me
 
This site is here for you to present all works of Harun Yahya for free. There are 19258 work in total, 1628 of them in English. All downloads are free. You can copy, distribute and print these works freely by referring to our web site.
 OTHER LANGUAGES :
Works by Topics:
 Home  / News /  Adnan Oktar's Abu Dhabi TV Interview (19 February 2009)
EN Search: 
 WORKS & STUDIES
Books (197)
Pocket Books (1)
Booklets (2)
Journals (2)
Documentaries (145)
Audio Books (23)
CD's (2)
Web Sites (113)
Articles (835)
Posters (29)
List of All Works of Harun Yahya's
OTHER LINKS
About This Site
About Harun Yahya
(19)
Special Editorials
News Archive
Harun Yahya's Influences
New Information (276)
Help Page
Contact Us
Advanced Search
Buy Online
How Can You Help
harunyahya.org
ramazansayfalari.com
hayvanlaralemi.net
News : Sayın Adnan Oktar'ın Abu Dhabi TV Röportajı (19 Şubat 2009)
February 2009


:

MUHABİR : Hocam biliyorsunuz dünyada Müslümanlar her yerde zulüm görüyor. Savaş bölgelerinde, Müslüman bölgelerinde, Filistin’de olsun, Afganistan’da olsun, Somali’de olsun, nereye baksanız Müslümanlar... Sebep kim, yani Müslümanların kendileri mi sebep yoksa başka sebepler de var mı?

ADNAN OKTAR : Bunun çözümünü söyleyeyim ben. Müslümanlar çözümüne yanaşmadıkları için bu olaylar devam ediyor. Çözümü, bütün Müslümanların birlik olmasıdır, bu farzdır, Allah’ın emridir. Yani namaz kılmak gibi, oruç gibi farzdır. Bir insan namazını kılmıyorsa fısk içindedir. İslam âleminin birleşmesini ve birlikte hareket etmesini istemiyorsa yine fısk içinde olur. Yani günaha girmiş olur. Bunun en güzel çözümü Türk milletinin öncülüğünde Türkiye’nin öncülüğünde Türk Devletlerinin desteğinde bir Türk-İslam Birliği’dir. Türk milletini lider olarak görmemin nedeni ahlaken ve mücahit ruhu yönünden çok güçlü bir millettir, metafizik bir millettir Türk milleti ve özel görevlidir, Allah öyle yaratmıştır. Yani Allah’ın kılıcıdır Türk milleti, Seyfullahtır, böyle bir özelliği vardır. Yani kılıç derken gidip insanları doğramak, kesmek değil, adalet kılıncı bu, adaletiyle, güzel ahlakıyla, sevgisiyle, şefkatiyle, merhametiyle, dürüstlüğüyle Türk milleti bu konuda liderlik görevini mükemmel yapacak güce sahip ve tecrübesi var, yüzlerce yıllık tecrübesi var. Yani üç kıtada İslam ülkelerini gayet güzel mutluluk içinde, huzur içerisinde yönetmiş, az bir güçle. Yine bu aynı yapının yeniden tesis edilmesi gerekiyor, yeni modern Osmanlı gibi bir Türk-İslam Birliği’nin oluşması gerekiyor. Böyle bir yapılanmada Hıristiyanlar, Museviler hatta Budistler hatta ateistler herkes rahat eder. Bütün Müslüman âlemi huzur içinde yaşayacaktır. Herkes ibadetini istediği gibi yapar. Museviler sinagoglarına istediği gibi giderler, Musevilerin ibadetlerinde hiçbir sorun olmaz, onlara karşı sevgi ve şefkat olur. Hıristiyanlar kiliselerine giderler, istedikleri gibi ibadetlerini yaparlar hatta destek görürler, her yönden, maddi ve manevi her yönden şefkat ve korunma içinde olurlar. Bu çok güzel bir sistem olur. Bu olmadığı için, bölünmüş, parçalanmışlık olduğu için hem Hıristiyanlar eziliyor, hem Museviler eziliyor, Müslümanlar da bir kat daha fazla eziliyor. Bunun çözümü Türk-İslam Birliği’dir, bunun uzaması durumunda bu Gayretullah’a dokunur, Allah’a karşı bir tavırdır bu. Allah “birleşin” diyor, “ben birleşmeyeceğim” gibi bir ifade olmuş oluyor -haşa. Allah namaz kılın deyince nasıl Müslümanlar namaz kılıyorsa, değil mi? Yasakladığı bir hüküm olduğunda, “domuz eti yemeyin” diyor, yemiyoruz, Allah “bölünmeyin” diyor, bölünüyorlar, “birleşin” diyor, birleşmiyorlar. Bu haramdır, Müslümanların bir an önce birleşmeleri gerekir. O zaman bu konunun süt liman olduğunu, etrafın bayram yerine döndüğünü görecekler. Bir mucize meydana gelir, bütün Müslümanlar huzur içinde olurlar.

MUHABİR : Hocam biz çeşitli konularda konuşacağız sizinle, tabiki sıralama yok sorularımda.

ADNAN OKTAR : Tabi tabi, rahat olun.

MUHABİR : Efendim siz Darwinizmi, biraz önce söylediniz, zikrettiniz çok yazılarınızda, çok kitaplarınızda Darwinizme karşı çıkıyorsunuz.

ADNAN OKTAR : Evet.

MUHABİR : Bunları biraz bize anlatır mısınız? Neler yaptınız bu konuda?

ADNAN OKTAR : Darwinizm bir mucize, yani insanlığın Darwinizme inanması, milyonlarca insanın inanması, profesörlerin, doçentlerin inanması bir mucize. Yani bu kadar abartılı bir yalana, bu kadar saçma bir iddiaya insanların gayet ciddi sanki böyle bir korku filmi gibi, insan gözlerine inanamıyor, inanmaları çok çok şaşırtıcı. Çamurlu suyun içinde bir gün proteinler meydana gelmiş, sonra da bir hücre meydana gelmiş hücreden kol bacak çıkmış, insanlar olmuş ve onlar da Paris’i, Londra’yı, İstanbul’u yapmışlar; evrim bu işte. Yani bu kadar saçma ve çılgınca, çocuk olsa söylemez şunu. En aklı zayıf insan bile bunu söylemez. Baktık ortalığı boş bulmuşlar, insanlar da ses çıkartmamışlar bunlara. Bir kere kardeşim yüz milyon fosil var, yüz milyon adet, on bin, yirmi bin değil bak yüz bin de değil, yüz milyon adet. Bu fosiller şimdiki canlılarla aynı, hiçbir değişiklik yok. Mesela kedi kedi, köpek köpek, tavşan tavşan, kurbağa kurbağa. Yer altından kaya parçasını çıkartıyoruz, kayanın üzerine Allah fotoğraf gibi koymuş aynısıyla duruyor hayvan, hayvanın canlı resmini de koyuyoruz tıpkısının aynısı, hiçbir şekilde evrim diye bir şey yok. Bir proteine bakıyoruz, bilimsel olarak bir proteinin meydana gelmesi imkânsız, tesadüfen meydana gelemiyor. Hadi bir tane proteini yaptığınızı farz edelim, fabrikada yüzlerce mühendis bir araya geldi protein yapmaya, ikinci protein gerekiyor, üçüncü ve binlerce proteinin bir araya gelmesi gerekiyor. Bunun sonucunda protein tozu meydana gelir, satılıyor kutularda, bizim evde de var protein tozu, canlanmadı yani kaş, göz de çıkmadı, yürümüyor da protein tozu, hiçbir şey olmaz protein tozundan. Ben buna ne cevap vereyim bilemiyorum, ne diyeyim yani sadece bir mucize. Tam yalan ve safsata üzerine kurulu, akıl almaz bir sistem, yerle bir oldular, insanların yüzüne bakacak halleri kalmadı şu an. “Bir tane ara fosil getirin” diyorum, Darwin’in dediği gibi madem öyle anormal mahlûklar varmış, böyle yamuk yumuk, abuk sabuk, “bir tane, tek bir tane istiyorum” dedim, “tam on trilyon parayı getirip önünüze koyacağım” dedim bavulla. Yok kimsenin geldiği yok, e kardeşim niye yalan söylüyorsunuz? Hani ara fosil vardı? Hani Darwin doğru söylüyordu? Darwin zaten diyor, “eğer ara fosil yoksa benim teorim de yok” işte, kardeşim yok işte. Ara fosil yok, senin teorin de yok. Milleti niye kandırıyorsunuz? 150 seneden beri milleti kandırıyorlar.

MUHABİR : Yani siz neler yaptınız bunları anlatmak için?

ADNAN OKTAR : Yaratılış Atlası atom bombası gibi tepelerinde patladı.

MUHABİR : Onu alabilir miyiz?

ADNAN OKTAR : Kapağı da hologramlı biliyorsunuz yani hayvanın hem fosili hem canlı hali. Mesela balığın hem fosili hem canlı hali. Filin de öyle, diğer hayvanların da öyle hem fosil hem canlı hali.

MUHABİR : Siz böyle atlaslar hazırladınız, bunu reddetmek için.

ADNAN OKTAR : Bunu gönderince Fransa’ya, İngiltere’ye binlerce haber çıktı ama hepsi bir felaket haberi gibi. “Bittik”, “mahvolduk”, “öldük” tarzında. Mesela diyor ki Polonya haber sitesi, “Anti-Darwinist eğitim kitabı otoriteleri şok etti”, Belçika “Kulisler arkasında yaşanan panik”, İngiltere “Dikkat edin, yaratılışçı ilerleyiş devam edecek”, ABD Science Bilim Dergisi “Halen büyümekte ve oldukça etkili olan İslami Yaratılışçı Hareket var. Harun Yahya evrim tartışmasında İslam dünyasındaki en yüksek ses”, Portekiz “Türk Öncü Kuvvet”, Hollanda Trouw gazetesi “Türk Yaratılışçı İmparatorluğu”, ABD’de yine bir gazete “Türkiye Şimdi İslami Dünyanın Yaratılışçı Merkezi”, ABD Ulusal Bilimler Akademisi “İslami Yaratılışçılık ABD’yi İstila Ediyor”, Hollanda radyosu internet sitesi “Yaratılış Atlası Avrupa’da Büyük Bir Tufan Oluşturdu”, ABD The Christian Science Monitör Gazetesi “Dünya Çapında Gösterişli Bir Yıldırım Saldırı Başlatıyor” diyor.

MUHABİR : Senelerdir Türkiye çok çaba harcıyor, Avrupa Birliği’ne katılmak istiyor. Bu bir rüya gibi olmuş Türkiye’ye. Bu rüyanın gerçek olmasını düşünüyor musunuz, olabilir mi bir gün?

ADNAN OKTAR : Tabi ki bu rüya gerçek olacak fakat şu şekilde olacak: Türkiye Türk-İslam Birliği’ni oluşturacak, büyük bir yapılanma olacak; dünyanın en zengin, en güçlü, en müreffeh, sanatta estetikte en ileri gitmiş, dev ülkesi olacak. Büyük Türk Birliği’nin, Büyük Türk-İslam Birliği’nin lideri olacak Türkiye. Biz Avrupa Birliği’ni kendi birliğimiz içerisine alacağız. Türk-İslam Birliği’nin içerisine alacağız Avrupa Birliği’ni. Yani biz Avrupa Birliği’ne girmeyeceğiz, Avrupa Birliği bizim meydana getirdiğimiz bu topluluğun içerisine alınacak İnşaAllah.

MUHABİR : Nasıl?

ADNAN OKTAR : Gayet kolay, nasıl onlar bekliyorlar bizim onlara üye olmamızı, onlar bize üye olacaklar yani çok basit, daha güzel. Biz onlara misafirliğe gideceğimize, onlar bize misafirliğe gelecekler. Karmaşık bir şey yok.

MUHABİR : Yani şimdi Türkiye’ye 15 sene bekleme zamanı, sırası vermiş. Yani siz diyorsunuz ki Avrupa Birliği, Müslüman-İslam Birliği’ne katılacak diyorsunuz, öyle bir şey olabilir mi?

ADNAN OKTAR : Eğer 15 yıla kadar bu olmazsa gelin siz bana ne diyorsanız deyin, ben de buradayım siz de. Yüzde yüz ve kesinlikle olacak, göreceksiniz. Kader bu, bu şekilde, hadislerde bu belirtilmiş. Bunun zamanı geldi, kimse de durduramaz Allah’ın izniyle. Yani yüzde yüz olacak bir şey bu.

MUHABİR : Mesela nasıl yani öyle bir deliliniz var mı?

ADNAN OKTAR : Tabi ki, ahir zamanla ilgili Peygamber Efendimiz (sav)’in çok detaylı açıklamaları var. Ahir zamanda Mehdi’nin zuhur edeceği, Hz. İsa Aleyhisselamın ineceği belirtilmiştir ve bunun bütün alametleri oluşmuştur. Peygamberimizin belirttiği hadisler -zayıf denilen, geçerli değildir denilen hadisler- doğru çıkmıştır ve sahih olduğu anlaşılmıştır hadislerin. Çünkü hadisin sahih olduğunu biz şöyle anlarız: hadis gerçekleşirse demek ki hadis doğruymuş. Mesela, iki Ramazan’da güneş tutulması olacak diyor Peygamber Efendimiz; 1981 ve 1982 yılında oldu. İran ve Irak savaşı olacak diyor, bunların hepsi aynı dönemde olacak diyor Peygamberimiz yani tesbih taneleri gibi peşpeşe olacaklar diyor. Ekim 1980 yılında İran ve Irak savaştı. Afganistan’ın işgali olacak diyor Peygamberimiz, 1979 yılında oldu. Fırat’ın suyunun kesilmesi olacak, bu da oldu, aynı yerde kan dökülecek, anarşi olacak diyor Peygamberimiz, bu da oldu, şu an devam ediyor PKK terörü. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacak diyor, 1981 yılında Ramazan ayının 15.nci gününde Ay, 29.ncu gününde Güneş tutuldu, üst üste oldu. Kuyruklu yıldızın doğması, 1986 yılında oldu, Halley kuyruklu yıldızı çıktı. Kabe baskını ve Kabe’de kan akıtılması, Kasım 1979’da oldu, katliam sırasında 402 kişi öldü, Peygamberimiz bunu belirtti, aynısıyla çıktı. Güneşten bir alametin belirmesi, 1996’da Güneşte büyük bir patlama yaşandı, son yüzyılın en büyük Güneş patlamasıydı bu. Bir ordunun kaybolması, 2003 Irak Savaşı’nda Irak ordusu çölde kayboldu. Bağdat’ın alevlerle tahrip edilmesi, 2003 Irak Savaşında oldu. Tozlu dumanlı bir fitne, 11 Eylül 2001’de oldu. Irak’ın yeniden yapılanması, yeniden yapılanacak diyor Peygamberimiz, bu da oldu hatta Irak’ın para birimi geçersiz hale gelecek diyor Peygamberimiz, bu da oldu. Rüzgâr ve kasırgalar, mesela Katrina kasırgası 2005, Ike kasırgası 2008. Ve devam ediyor, birçok rivayet var 300’e yakın, hepsi oluştu.

MUHABİR : Mart ayında biliyoruz belediye seçimleri olacak, çok önemli seçim. Partilerin yolunu belirtecek, hangi parti gelecekte daha oy kazanacak. Peki siz bir Türk bilim adamı olarak nasıl düşünüyorsunuz? Hangi partiler ön sırada olabilir bu seçimlerde?

ADNAN OKTAR : Büyük şehirleri tabi AKP yine alır benim kanaatim yani Ankara, İstanbul, İzmir’i alır ama illerde ve ilçelerde tabi değişiklik olabilir. MHP de güçleniyor, çok iyi MHP’nin güçlenmesi. Türk-İslam Birliği’ni savunan bir partidir. Saadet Partisi güçleniyor, o da yine beldelerde ve kasabalarda, birçok yerde hatta illerde de alabilir, o şekilde diyebilirim.

MUHABİR : Yani AK Parti %47’sini koruyabilir mi, saklayabilir mi?

ADNAN OKTAR : Yaklaşık, yaklaşık, biraz düşme olsa da çünkü şu an demokrasiyi, insan haklarını, barışı ve kardeşliği savunması güzel, fena değil. Kusursuz demiyorum ama fena değil, iyi gidiyor. Tabi Türkiye’nin şu an en çok demokrasiye, insan haklarına, barışa ve özgürlüğe ihtiyacı var, o yönden güzel.

MUHABİR : Gördük, Türkiye hükümet olsun, millet olsun hepsi Gazze’yi savundu, Gazze’nin insanlarını savundu, İsrail’in yaptıklarına lanet etti, Başbakan da dün biliyorsunuz çok sert çıktı İsrail’e, siz nasıl bakıyorsunuz, nasıl değerlendiriyorsunuz bunu?

ADNAN OKTAR : Ahir zamanda Mehdi’nin zuhurundan önce çok fazla Müslüman kanı akacağı, zulmün etrafı kaplayacağı, kargaşa olacağı, Müslümanların başsız olacağı, dağınık olacakları, fitne ve kargaşanın olacağını Peygamberimiz hadislerinde çok detaylı belirtmiştir. Hatta Filistin’in de ismini de vererek belirtmiştir, Arapların kanının akacağını belirtmiştir. Bunlar Mehdi’nin zuhur alametleridir ve Allah Cebbar ismiyle tecelli ediyor şu an. Ve insanları birliğe zorluyor, Müslümanların birlik olması farzdır, Allah’ın emridir, yapmamaları haramdır. Yani bunun bekletilmesi de haramdır. Bunun tek kurtuluş olduğunu Allah Müslümanlara gösteriyor. Bunu İnşaAllah bu mübarek millet, Türk milleti gerçekleştirecek, Türk-İslam Birliği oluşacak, görüyorsunuz Filistinlilerin de ümidi Türkiye, Cezayirlilerin de ümidi Türkiye, Afganistan’ın da umudu Türkiye yani Türkiye zaten doğal lider şu an. Hani diyorlar ya nereden çıkartıyorsun liderliğini, hepsi kendinden, Allah ilham etmiş hepsine Türkiye’nin lider olmasını. Çünkü ahlakı, cesareti, sabrı, acıya tahammülü ve liderlik vasfıyla Türkler metafiziktir o yönleriyle olağanüstüdürler. Allah bu milleti görevlendirmiş ve bu görevi yerine getirecekler. Bu, Türk-İslam Birliği’ni hızlandıracaktır, Türk-İslam Birliği’nin gelişmesine vesile olacaktır. Eskiden mesela ikişer adım gidiyorsa şimdi onar, yüzer adım gitmeye başladı Türk-İslam Birliği. Ama bu olaylar daha da artarak devam eder onu söyleyeyim yani bu olaylar durmayacak. Peygamber Efendimizin hadisi var, biri bitti derken, biri başlayacak diyor Peygamberimiz, biri bitti derken, biri başlayacak, nitekim öyle oldu şu ana kadar hep öyle oldu. Bundan sonra da böyle olacaktır ta ki evlatlarımdan Mehdi zuhur edene kadar diyor Peygamber Efendimiz. Hz. İsa Aleyhisselam’la birleşecekler İnşaAllah, İslam’ı bütün dünyaya hâkim edecekler. Biz bu güzel günleri göreceğiz, bunların hepsi bu önümüzdeki on, yirmi yıl içerisinde olacak. Hocamız demişti dersiniz, göreceksiniz.

MUHABİR : Yani konuşmalarınızdan böyle anladık ki siz diyorsunuz ki gelecek Türklerin ve Müslümanların lideri Türkler olacak. Siz bundan, hissetmiyor musunuz ki başka Müslümanlar, Araplar mesela Araplar olsa, Araplar karşı çıksa bu konuya?

ADNAN OKTAR : Mecburlar şu an, başka çözümleri yok. Bir kere Suriye istiyor Türkiye ile birleşmeyi, Irak da istiyor. Zaten Suriye, Irak istedi mi yani herkes ister. Azerbaycan istiyor, Ermenistan istiyor Türkiye ile birleşmeyi, Gürcistan istiyor, geriye ne kaldı? Litvanya’yı da içine alacak bir birlik olacak bu. Litvanya, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Doğu Türkistan hepsini içine alacak bir birliktelik olacak, ta Libya’ya kadar. Bütün Afrika’nın kenar ülkeleri ve iç kısımlarına kadar da büyük bir Türk-İslam Birliği oluşacak, daha önce zaten bir tecrübesi var Türkiye’nin, bir Osmanlı tecrübesi var, bu sefer Osmanlı’da olan hatalar da yapılmayacaktır. Tarihi hatalar vardır Osmanlı döneminde, onlar da olmayacaktır, Osmanlının mükemmel yönleri alınacaktır, güzel yönleri alınacaktır, hatalı ve eksik yönleri alınmayacaktır ve mükemmel bir birliktelik oluşturulacaktır. Bu Amerika’nın da kurtuluşu demektir, Çin’in de kurtuluşu demektir, Rusya’nın da kurtuluşu demektir, İsrail’in de kurtuluşu demektir, bütün âlemin, bütün dünyanın kurtuluşu demektir. Avrupa Birliği de bu sayede zengin olup, rahatlayacak ve güç kazanacak. Çünkü bütün petroller, madenler bizde, Türk-İslam ülkelerinde, bütün dünyanın yeraltı zenginlikleri bizde. Biz o zenginlikleri onlara satacağız, kullanacağız, tesisler yapacağız, medeniyetler oluşturacağız, güzellikler oluşturacağız, hem onlar rahat edecek hem biz de rahat edeceğiz İnşaAllah.

MUHABİR : Bazı siyasetçiler diyorlar ki gelecek Çin’in olacak, Hindistan lider olacak, Amerika düşecek, Avrupa Birliği düşecek. Siz diyorsunuz ki Türkler lider olacak diyorsunuz, bunu nasıl anlatabilirsiniz bize?

ADNAN OKTAR : Çin şu ekonomik krizde birden dibe vurdu yani bütün gücünü kaybetti. Demek ki onun Avrupa’ya ihtiyacı var, madem Avrupa ve Amerika çökecek e o zaman Çin de çöker yani bir masanın iki bacağı gitti mi, üçüncü, dördüncü bacakları da gider, her yeri gider. Onun için Çin, Avrupa’ya ve Amerika’ya muhtaç bir ülke. Ama Türk-İslam Birliği hiçbir yere muhtaç olan bir ülke değil; zenginliğin kaynağı olan bir ülke; işgücü var ve genç nüfusa sahip, dinamik ve canlı bir nüfusa sahip. Ve gelişmekte olan bir ülke, daha gelişmemiş yani dokuz yaşındaki bir çocuk gibi zinde ama Avrupa yaşlanmış, 70 yaşına girmiş Avrupa, Amerika’da 50-60 yaşında artık yani yaşlılık dönemine gidiyor.

MUHABİR : 25 senedir Kürt-Türk arasında bir sorun var, PKK ile savaş var, aynı zamanda biliyoruz Kürtler de Müslüman, Türkler de Müslüman ve siz Müslümanları birliğe, beraberliğe davet ediyorsunuz. Nasıl bir çözüm düşünüyorsunuz PKK sorunu ve Kürt sorunu?

ADNAN OKTAR : Bir avuç aç tilkidir PKK yani bir avuç, orada halka musallat olmuş, kovaladın mı kaçan, nereye gizlendiği belli olmayan aç tilkilere benziyorlar. Yani gelip gelip orada halkı boğuyorlar adeta. Biz Kürt olan kardeşlerimizi, bizim milletimiz olan insanlarımızı, kendi kardeşlerimizi o beladan kurtaracağız. Onları Allah’ın izniyle özgürlüğe ve refaha kavuşturacağız. Çünkü şu an onları yaşatmıyor PKK. Dağlara çıksınlar, hayvanlarını otlatsınlar, çadırlarını kursunlar, düğün yapsınlar, bayram yapsınlar, eğlensinler. Onların kurtuluşu da yine Türk-İslam Birliği ile olacaktır. Türk-İslam Birliği oluştuğunda PKK’ya söyleyeceğiz, bu faaliyeti durdurun, 24 saat geçmeden hepsi teslim olurlar yani hiçbir konu kalmaz. Anında, hepsi silahını teslim eder ve konu biter yani böyle sinek dahi uçmaz hiçbir şey yapamazlar. Bu Müslümanların ve Türk milletinin bölünmüşlüğünden istifade eden masonların milletin başına açtığı bir bela. Güneydoğu çok dindardır bütün Türkiye gibi orası da çok dindardır. Orada dinsizliği nasıl yaymak gerekiyor diye düşündüler, böyle yapalım dediler ve komünist Stalinist bir örgütü oradaki Müslüman kardeşlerimize, bizim kendi vatandaşlarımıza musallat ettiler. Şimdi onların kurtuluş zamanı geldi. Türk-İslam Birliği’nin daha ilk nüveleri oluştuğunda bile bu durur, bunu yapamazlar. Ama bölünmüşlük olursa PKK da olur, ateist Siyonistler yine İsrail’de kan da döker, her türlü rezillik, kepazelik, acı ve ızdırap olur. Bölünmüşlük çünkü bunu getirir. Bir insanın kolu bir yerdeyse, bacağı bir yerdeyse, gözü bir yerdeyse, o insan kendini savunabilir mi? İnsanın kolları bütün olacak ki, gözleri de bütün olacak ki kendini savunsun. Bir gözü kapalı, bir kolu bağlı, ayağı tutulmuş öyle bir yapıda insan kendini savunamaz. Biz gözümüzdeki bağları koparacağız, bütün beden haline geleceğiz Türk-İslam Birliği olarak, inanın en fazla 24 saattir yani her türlü konu hallolur. Tahayyül dahi edemezler değil böyle eylem yapmak yani düşünemez bile, terör de tamamen durur. Biz İsrail’i de kurtaracağız Allah’ın izniyle. İsrail’in duvarları var biliyorsunuz, kendilerini hapsettiler, kendi kendilerine orada hapishane oluşturdu İsrail. O duvarları da yıkacağız, geçsinler, her yerde, istedikleri gibi ticaret yapsınlar, Türk ülkelerine gelsinler, buralara gelsinler, istedikleri yerlere yurt yapsınlar, ev kursunlar, özgürce yaşasın İsrail, niçin orada sıkışsınlar? Onlar da Allah’ın kulu ve eski hak bir dinin müntesipleri. Her ne kadar hükmü kaldırılmışsa da eski bir hak dindir. Ve ehli kitaptır bunlar, beni İsrail ayrıca Peygamber soyudur. Biz onlara değer veriyoruz, saygı duyuyoruz ve çok da seviyoruz onlar bizim kardeşlerimiz Museviler. Hıristiyanlar da öyle, Hz. İsa aşığı onlar, Hz. İsa’nın muhabbetiyle gönülleri dolu, bizler gibi Hz. İsa’ya derin sevgi duyan. Bizler gibi Hz. Musa’ya derin sevgi duyan insanlar, çok çok güzel onların dindar kalmış olması da çok büyük bir mucize maşaAllah. Bütün dindar Hıristiyanları ve Musevileri bağrımıza basacağız, bizzat koruyup kollayacağız, onların refahı ve zenginliği için uğraşacağız İnşaAllah. Türk-İslam Birliği’nin bir görevi de budur İnşaAllah.
MUHABİR : Diyorsunuz ki efendim, şimdi Yahudileri bağrımıza basacağız, hak, hukuklarını vereceğiz. Ama bakıyorsunuz ki Yahudiler, İsrailliler, Müslümanlara neler yapıyorlar? Buna ne diyorsunuz?

ADNAN OKTAR : Bunu yapanlar ateist-Siyonistlerdir yani alçak, böyle gözü dönmüş, azılı katillerdir. Bunlar insanlıktan çıkmış, şeytana kendini satmış, şeytana ibadet eden, şeytanı ilah haline getirmiş psikopatlardır bunlar. Bunlar Musevi değil zaten, bunlar ateist. Yani bunların dinle-imanla alakası yok. Bunlar dindar Musevileri de perişan ediyorlar, onların da canını yakıyorlar. Biz onların melanetinden, onların verdiği acıdan, o Musevi kardeşlerimizi kurtaracağız, Musevi olan, dindar olan kardeşlerimizi kurtaracağız. Bir alçak sistem var, onlar da bundan çok rahatsızlar. Ateist-Siyonistlerdir hükümete etki edenler. Bunların bir ucu Amerika’da, bir ucu İsrail’de, bir dünya devleti var bunların, masonların oluşturduğu bir dünya devleti var, oraya bağlı olarak hareket ediyorlar ateist-Siyonistler. Masonlarla ateist-Siyonistler iç içedir ve o birliğin, o gücün ittifakı neticesinde bu meydana geliyor. Mesela Müslümanlar birleşmiyor ama ateistler birleşiyorlar. Ateist-Siyonistler şu an birleşik durumdalar, masonlarla tam ittifak halindeler. Masonlar dünyadaki en organize, en iyi birbirini savunan ve koruyan gruptur, sayıları azdır ama koskoca dünyayı yönetiyorlar. Hâlbuki Müslümanlar birlikte olsalar, Allah’ın emrini yerine getirseler, masonlar gibi, onlar da birbirlerine düşkün olsalar, masonlar toz duman olur yani esameleri kalmaz. Tabi fikren, fikren yok etmek yoksa masonun bedenini biz yok etmek derdinde değiliz. Yanlış düşüncelerini, şeytani yönünü yok etmenin peşindeyiz.

MUHABİR : Efendim şimdi sizin konuşmalarınızdan hepsinden genel bir noktayla çıktım ben. Siz, Türk İmparatorluğu’na davet ediyorsunuz, Osmanlı gibi, bütün İslam dünyasının liderliğini Türkler olarak yapmak istiyorsunuz. Bu sadece sizin bir rüyanız mı? Ya da buna başka Türk siyasetçileri de katılıyor mu? Erdoğan gibi, Abdullah Gül gibi, başka Türk siyasetçileri de katılıyor mu?

ADNAN OKTAR : Türkiye’de bu benim görüşüme en az %95 katılan var, bütün Türkiye’de. Yani bütün Türkiye’deki partilerin büyük bir bölümü -o tek bir partinin dışında- bütün partiler bu görüştedirler. Yani MHP bu görüştedir, Büyük Birlik Partisi bu görüştedir, AKP bu görüştedir, Demokrat Parti bu görüştedir, Saadet Partisi bu görüştedir hatta CHP’de bu görüştedir. Yani CHP’de Türk Birliğini, Türkiye’nin lider olmasını isteyen Türk-İslam Birliği’ni isteyen bir çizgidedir çünkü Atatürk bunu istiyor. Atatürk’ün istediği bir şeyi CHP “istemiyorum” demez. Deniz Baykal çok saygın ve çok efendi bir insan, çok aklı başında, dindar bir insan, ben onun çizgisinde bunu görüyorum.

MUHABİR : Türkiye bir laik devlet, bunu herkes biliyor ama bazı yazılarda, bazı araştırmalarda hatta Batılılar da diyorlar ki, Türkiye 2015-2020 yıllarında bir İslami Devlete dönecek. Buna katılıyor musunuz?

ADNAN OKTAR : Türkiye de devlet zaten her zaman laik olur. Laik olmasında zaten fayda var ve ileride de yine laik olacaktır. Laik olduğunda münafıklık olmaz. Yani laikliğin güzel yönü; Müslümanlar için en büyük tehlike, en büyük felaket ve en büyük pislik olan münafıklığı durdurur. Münafıklığı durduran bir sistemi Müslüman zaten istemekle mükelleftir, Kuran ahlakında da bu vardır, “dinde zorlama yoktur” ayeti laikliği anlatıyor zaten -şeytandan Allah’a sığınırım. Hıristiyan istediği gibi dininin gereğini yapar, Müslüman istediği gibi dininin gereğini yapar, Musevi istediği gibi tavrını koyar, ateist de, mason da istediği gibi kendi inancına göre yaşarlar. Ama insanlığa zarar verecek bir tavırda devlet müdahale eder. Yani fikre kimse karışmaz, laik devletin özelliği budur. Onun için Türkiye’nin laik kalmasında çok büyük fayda var.

MUHABİR : Dediniz şimdi, kusura bakmayın, şimdi dediniz ki laiklik faydası var, laiklik nifaktan koruyor yani böyle bundan anlaşılır ki Müslümanlar münafık mı?

ADNAN OKTAR : Hayır, münafıklık ihtimalini ortadan kaldırır yani öyle bir sistemi ortadan kaldırır. Yani dinsiz dinsiz olduğunu açıkça söyler, korkmaz. Ama sen öyle bir sistem kurarsan, yani sen, dinsiz olduğunda ben seni öldürürüm, seni yaşatmam dersen herkes Müslüman olur o zaman, inanmadığı halde Müslüman olur. O zaman ne demektir, sağın, solun her yanın münafık dolacak demektir, o zaman yaşayamazsın. Hâlbuki dürüstçe söylemesi lazım, dinsizse ben dinsizim demesi lazım. Yahut Hıristiyansa ben Hıristiyanım demesi gerekiyor, Museviyse Musevi olduğunu söylemesi lazım. Bunu söyleyemiyorsa, samimiyetsiz ve sahtekâr bir ortam meydana gelir. Müslümanlıkta sahtekârlık yoktur, samimiyet ve dürüstlük vardır, bu, dürüstlüğü sağlayacaktır. Müslüman göğsünü gere gere ben Müslümanım diyecektir, ateist de rahat rahat ben ateisttim, inanmıyorum diyecektir -haşa Allah esirgesin- ve kimse de ona dokunmayacaktır. İşte laiklik bunu getirecektir.

MUHABİR : Çok teşekkürler.

This news is also available in English.

This work has been viewed 1.185 times.

Post To MySpace!
Please send us an e-mail for broken links, errors, or corrupted files.
See our help page for technical support
 
Add a Comment
To place a comment you must log in. If nonmember please click here.
Your Comment   :  
 
See Also
The following works are also related to the topic of this News;
Sayın Adnan Oktar'ın Azerbaycan İçtimai Radyosuyla Yaptığı Telefon Görüşmesi (16 Ocak 2009) - News
Sayın Adnan Oktar'ın Arabnews Röportajı (9 Kasım 2008) - News
See all related works to the the topic of this work.
MOST VISITED NEWS
Free mp3 files
Harun Yahya Conference Tour in South Africa
Conferences in Malaysia
Harun Yahya Conferences Now In San Francisco
In Order to Create, God Has No Need to Design
MOST DOWNLOADED NEWS
Conferences in Malaysia - 106 download
Live Interview with Adnan Oktar and Religous Leaders from Israel (January 19, 2010) - 98 download
Conferences in Malaysia - 97 download
Press Conference Held by Adnan Oktar and the Israeli Delegation (January 20, 2010) - 90 download
Live Interview with Adnan Oktar on Kurv Talk Radio (Texas, USA) (23 February, 2010) - 69 download
Our materials may be copied, printed and distributed, by referring to www.harunyahya.NET.
Harun Yahya International © 2003.

© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.