Harun Yahya, harun yahya
email :
Password :
Remember Me
 
This site is here for you to present all works of Harun Yahya for free. There are 19133 work in total, 1628 of them in English. All downloads are free. You can copy, distribute and print these works freely by referring to our web site.
 OTHER LANGUAGES :
Works by Topics:
 Home  / Articles /  Endosimbiyoz Tezi ve Geçersizliği
EN Search: 
 WORKS & STUDIES
Books (197)
Pocket Books (1)
Booklets (2)
Journals (2)
Documentaries (145)
Audio Books (23)
CD's (2)
Web Sites (113)
Articles (835)
Posters (29)
Poster Exhibition (29)
List of All Works of Harun Yahya's
OTHER LINKS
About This Site
About Harun Yahya
(19)
Special Editorials
News Archive
Harun Yahya's Influences
New Information (276)
Help Page
Contact Us
Advanced Search
Buy Online
How Can You Help
Online Quran
ramazansayfalari.com
online-arama.com
harunyahya.net
Article : Endosimbiyoz Tezi ve Geçersizliği - TURKISH
January 2007
Evrim teorisine göre, bitki hücresinin bakteri hücresinden evrimleştiği varsayılmaktadır. Ancak bitki hücresinin, bakteri hücresinde bulunmayan son derece kompleks organlara sahip oluşu, böyle bir senaryoyu savunan evrimcileri güç durumda bırakmaktadır. Bakteriler ile ökaryot hücreler arasında hiçbir "ara form" bulunamamıştır. Prof. Ali Demirsoy, bakteri hücrelerinin ökaryot hücrelere ve bu hücrelerden oluşan kompleks canlılara dönüşmesi senaryosunun temelsizliğini şu sözleriyle itiraf eder:

"Evrimde açıklanması en zor olan kademelerden biri de bu ilkel canlılardan, nasıl olup da organelli ve karmaşık hücrelerin meydana geldiğini bilimsel olarak açıklamaktır. Esasında bu iki form arasında gerçek bir geçiş formu da bulunamamıştır. Bir hücreliler ve çok hücreliler bu karmaşık yapıyı tümüyle taşırlar, herhangi bir şekilde daha basit yapılı organelleri olan ya da bunlardan birinin daha ilkel olduğu bir gruba veya canlıya rastlanmamıştır. Yani taşınan organeller her haliyle gelişmiştir. Basit ve ilkel formları yoktur." (Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Ankara, Meteksan Yayınları, s.79)

Bu gerçek karşısında evrimci biyologlar spekülatif teorilere başvurmuşlardır. Ancak yapılan deneyler, ortaya atılan bu hipotezleri desteklememektedir. ("Book Review of Symbiosis in Cell Evolution", Biological Journal of Linnean Society, vol. 18, 1982, s. 77-79 ) Bu teorilerden en popüler olanı ise "endosimbiyoz" tezidir.

Bu tez, 1970 yılında Lynn Margulis tarafından ortaya atılmıştır. Margulis, bakteri hücrelerinin ortak ve asalak yaşamları sonucunda bitki ve hayvan hücrelerine dönüştüklerini iddia etmektedir. Bu teze göre, bitki hücreleri, bir bakteri hücresinin bir başka fotosentetik bakteriyi yutmasıyla ortaya çıkmıştır. Fotosentetik bakteri ana hücrenin içerisinde evrimleşerek kloroplast haline gelmiştir. Son olarak ana hücrede, her nasıl olduysa, çekirdek, golgi, endoplazmik retikulum ve ribozomlar gibi son derece kompleks yapılara sahip organeller evrimleşmiştir. Böylece bitki hücreleri oluşmuştur.

Bu tez, hayal ürünü olan bir senaryodan başka bir şey değildir. Nitekim, konu hakkında otorite sayılan pek çok bilim adamı tarafından da çok yönlü olarak eleştirilmiştir: Bu bilim adamlarına örnek olarak David Lloyd (D. Lloyd, The Mitochondria of Microorganisms, 1974, s.476), M.W. Gray ve W.F. Doolittle (Gray & Doolittle, "Has the Endosymbiont Hypothesis Been Proven?" Microbilological Review, vol. 30, 1982, s.46) ya da Raff ve Mahler verilebilir.

Endosimbiyoz tezinin dayandırıldığı özellik, hücre içerisindeki kloroplastların ana hücredeki DNA'dan ayrı olarak kendi DNA'larını içermesidir. Bu özellikten yola çıkarak bir zamanlar mitokondri ve kloroplastların bağımsız hücreler oldukları ileri sürülür. Ne var ki kloroplastlar detaylı olarak incelendiğinde, bu iddianın tutarsızlığı ortaya çıkmaktadır.

Endosimbiyoz tezini geçersiz kılan noktalar şunlardır:

1) Eğer kloroplastlar iddia edildiği gibi geçmişte bağımsız hücreler iken büyük bir hücre tarafından yutulmuş olsalardı, bunun tek bir sonucu olurdu; o da, bunların ana hücre tarafından sindirilmesi ve besin olarak kullanılmasıdır. Çünkü söz konusu ana hücrenin dışarıdan besin yerine yanlışlıkla bu hücreleri aldığını varsaysak bile, ana hücre sindirim enzimleriyle bu hücreleri sindirirdi. Tabii bu durumu bazı evrimciler "sindirim enzimleri yok olmuştu" diyerek geçiştirebilirler. Ama bu, açık bir çelişkidir. Çünkü eğer sindirim enzimleri yok olmuş olsaydı, bu kez ana hücrenin, beslenemediği için ölmesi gerekirdi.

2) Yine, tüm imkansızların gerçekleştiğini ve kloroplastın atası olduğu iddia edilen hücrelerin, ana hücre tarafından yutulduğunu varsayalım. Bu kez karşımıza başka bir problem çıkar: Hücre içerisindeki bütün organellerin planı DNA'da şifre olarak bulunmaktadır. Eğer ana hücre yuttuğu diğer hücreleri organel olarak kullanacaksa, onlara ait bilgiyi de DNA'sında şifre olarak önceden bulunduruyor olması gerekirdi. Hatta yutulan hücrelerin DNA'ları da ana hücreye ait bilgilere sahip olmalıydı. Böyle bir şey ise elbette imkansızdır; hiçbir canlı kendisinde bulunmayan bir organın genetik bilgisini taşımaz. Ana hücrenin DNA'sıyla, yutulan hücrelerin DNA'larının birbirlerine sonradan "uyum sağlamaları" da mümkün değildir. Bu, besin olarak kümes hayvanlarını tüketen insanlarda da bir süre sonra kanat gelişeceğini iddia etmekten farksızdır.

3) Hücre içinde çok büyük bir uyum vardır. Kloroplastlar ait oldukları hücreden bağımsız hareket etmez. Kloroplastlar protein sentezlemede ana DNA'ya bağımlı olmalarının yanında çoğalma kararını da kendileri almaz. Bir hücrede tek bir tane kloroplast ve tek bir tane mitokondri yoktur. Bunların sayıları birden fazladır. Tıpkı diğer organellerin yaptığı gibi bunların sayıları da hücrenin aktivitesine göre artar ya da azalır. Bu organellerin kendi bünyelerinde ayrıca bir DNA bulunmasının özellikle çoğalmalarında çok büyük faydası vardır. Hücre bölünürken, çok sayıdaki kloroplast da ayrıca ikiye bölünerek sayılarını 2'ye katladıklarından, hücre bölünmesi daha kısa sürede ve seri olarak gerçekleşir.

4) Kloroplastlar bitki hücresi için son derece hayati önemi olan güç jeneratörleridir. Eğer bu organeller enerji üretemezlerse, hücrenin pek çok fonksiyonu işleyemez. Bu da canlının yaşayamaması demektir. Hücre için bu derece önemli olan bu fonksiyonlar kloroplastlarda sentezlenen proteinlerle gerçekleştirilir. Ancak kloroplastların bu proteinleri sentezlemek için kendi DNA'ları yeterli değildir. Proteinlerin büyük çoğunluğu hücredeki ana DNA kullanılarak sentezlenir.( Wallace-Sanders-Ferl, Biology: The Science of Life, 4th Edition, Harper Collins College Publishers s.94)

Böyle bir uyumu deneme-yanılma metoduyla elde etmeye çalışırken, DNA üzerinde meydana gelebilecek değişikliklerin ne gibi etkileri olabilir? Bir DNA molekülünün üzerinde meydana gelebilecek herhangi bir değişiklik kesinlikle canlıya yeni bir özellik kazandırmaz, aksine sonuç kesinlikle zararlı olur. Mahlon B. Hoagland, Hayatın Kökleri adlı kitabında bu durumu şu sözleriyle açıklamaktadır:

"Hatırlayacaksınız, hemen hemen her zaman bir organizmanın DNA'sında bir değişikliğin olması onun için zararlıdır; başka bir deyişle yaşamını sürdürebilme kapasitesinde azalmaya yol açar. Bir benzetme yapalım: Shakespeare'in oyunlarına rastgele eklenen cümlelerin onları daha iyi yapması pek olası değildir... Temelinde DNA değişiklikleri ister mutasyonla, ister bizim dışarıdan bilerek eklediğimiz yabancı genlerle olsun, yaşamı sürdürebilme şansını azaltma özelliklerinden dolayı zararlıdır." (Mahlon B. Hoagland, Hayatın Kökleri, TÜBİTAK 12.Basım, Mayıs 1998, s. 153)

Evrimcilerin öne sürdükleri iddialar bilimsel deneylere ve bu deneylerin sonuçlarına dayanılarak ortaya atılmamıştır. Çünkü bir bakterinin başka bir bakteriyi yutması gibi bir olgu hiçbir şekilde gözlenmemiştir. Moleküler biyolog Whitfield, bu durumu şöyle ifade etmektedir:

"Prokaryotik endosimbiyoz (yutma) belki de tüm endosimbiotik teorinin dayandığı hücresel mekanizmadır. Eğer bir prokaryot bir diğerini içine alamaz ise, endosimbiozun nasıl kurulduğunu tahmin etmek güçtür. Maalasef, endosimbiyoz teori için hiçbir modern örnek yoktur.” (Whitfield, "Book Review of Symbiosis in Cell Evolution", Biological Journal of Linnean Society. 77-79 (1982) s. 18)

Amerikalı biyolog L. R. Croft ise bu konuda şu yorumu yapar:

"Bir bakterinin başka bir bakteriyi yutması hiçbir şekilde gözlemlenmemişken, böyle bir iddiada bulunmak hiçbir şekilde bilimsel değildir. Kaldı ki kloroplast, ribozom, mitokondri, lizozom gibi organeller hücre dışına alınarak birbirlerinden ayrıldıklarında yaşayamamaktadır." (L.R.Croft, How Life Began, , Evangelical Press (1988) s. 93-94 )

Sonuç:

Görüldüğü gibi endosymbiyoz teorisini destekleyici hiçbir gözlem bulunmamaktadır. Evrimcilerin bu teoriye bağlılığı, yaşam formlarının daha alt formlardan evrimleşmiş olduğuna dair dogmatik inançlarından kaynaklanmaktadır. Bu ön yargılardan bağımsız olarak düşünen bir insan için bitki hücresinin kökeni açıktır. Bu hücre sahip olduğu organellerle dev bir şehirden daha komplekstir. Tesadüfleri reddeden bu kompleks organizasyonun bilinçli tasarım delili olduğu, bir diğer deyişle Allah’ın yaratmasını doğruladığı açıktır.

This work has been viewed 1.828 times.

Post To MySpace!
Please send us an e-mail for broken links, errors, or corrupted files.
See our help page for technical support
 
Add a Comment
To place a comment you must log in. If nonmember please click here.
Your Comment   :  
 
See Also
The following works are also related to the topic of this Article;
Evrim Teorisinin Çöküşü ve Yaratılış Gerçeği - Documentary
Evrim Teorisinin Fosillere Yenilişi - Documentary
evrimteorisi.com - Web Site
See all related works to the the topic of this work.
MOST VISITED ARTICLES
Hurriyet Bilim's Vestigial Darwinism
Where Is the Ark of the Covenant Hidden?
The Myth of Horse Evolution
Discovery Channel Continues With Its Evolution Deception In The Face Of Scientific Discoveries
Homo floresiensis and The Facts Emerging About The Evolution Myth
MOST DOWNLOADED ARTICLES
The Islamic Origins of Modern Science - 937 download
The Islamic Origins of Modern Science - 899 download
The Error of Islamic Evolutionism - 732 download
The Error of Islamic Evolutionism - 719 download
Everyone Must be in Unity Against Terror - 642 download
Our materials may be copied, printed and distributed, by referring to www.harunyahya.NET.
Harun Yahya International © 2003.